Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Üniversitede tıp fakültesinde okuyorum. Okulumuzda dini hassasiyetleri, belli bir derdi olan Müslüman öğrenciler tarafından oluşturulmuş bir kulüpte aktif olarak görev alıyorum. Her zaman Allah rızasını gözetmeye çalışarak, okulda belli başlı konularda bilinç ve duyarlılık oluşturmak, kendi gündemimize dair söz söylemek için çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Normalde, zaruri durumlar dışında beyefendi arkadaşlarımızla konuşmamaya çalışıyoruz. Yalnız bu etkinlikleri düzenlerken, ne kadar 'sakınıyoruz' desek de bir iletişim kurmak zorunda kalıyoruz. Yeri geliyor, organizatörler olarak, acil halledilmesi gereken meseleleri telefonda konuşabiliyoruz veya mesajla iletişim kuruyoruz. Onun dışında, örneğin fakültede stant kurulduğunda bazen standın başında durmak zorunda kalabiliyoruz. İnşallah çok güzel faaliyetler yapıyoruz aslında, yeni gelen kardeşlerimize umut olmaya çalışıyoruz. Kardeşlik bağları kuruluyor aramızda ama bu arada zihnimde soru işaretleri de oluşmuyor değil. Bazen kendimin çok göze battığını hissederek suçluluk duygusuna da kapılıyorum. Bahsettiğim mevzudaki görüşlerinizi merak etmekteyim. Fakültede Müslüman öğrenciler olarak söz söylemenin, faaliyet yapmanın çok güzel bir nimet olduğunu düşünüyorum ama sonuçta karma bir ortamdayız ve bunun getirdiği dezavantajlar var. Sizce bu denge nasıl kurulmalı? Allah'a emanet olun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Güzel gencim, Mü'min haramda yoktur, Hilede yoktur, Tuzakta yoktur, Aldatmakta yoktur, Alay etmede yoktur, Onur kırmada yoktur, İftirada yoktur, Zulümde yoktur, Haram yemede yoktur. Tek kalsa da bu dünyada yoktur oralarda.
Bir hususu öncelikle sana hatırlatmalıyım kızım: İmanî hassasiyetlerini evlilikle alakalı konularda kullanırken ne kadar gerçekçi ne kadar da sepet dolsun diye konuştuğuna dikkat et. Senin o yaşta evlenip yuva kurmanda hiçbir sakınca yoktur. İyi bir eş ve iyi bir tıp talebesi olabilirsin. Bundan şüphe etmiyorum. Evliliğini 'iman' ve benzeri konular için yaptığını, şehvetinin ve sana yönlendirilen hissiyatların etkisinde olmadan yapıp yapmadığını tekrar düşün. Ailenin duasını almayı ihmal etme. Madem aslında işler iyi gibi duruyor, sabret. Sabret ki hazmede ede yürüsün işin.
Selamünaleyküm. Sadece mü'minleri değil, bütün insanları kuşatan bir merhamet anlayışı ile yaşamak imanımızın gereğidir. Ne var ki, sizin gibi bir öğrencinin böyle bir sorumluluktaki hissesi mesela bir zenginin, bir üst seviyede bürokratınki ile aynı olamaz. Sizin bir âlime olarak yetişmeniz, ilminizi Allah için kullanmanız, akademik unvanlara takılmamanız şeytan için büyük bir yenilgi olacağına göre sizin, şu zikrettiğiniz gibi yetişmeniz, yapacağınız kermesten ve benzeri faaliyetlerden daha değerlidir. Bir başka mesele de, gençler böyle faaliyetleri yapıyorlar ama sonunda mesela kendi düğünlerine gelince Somali'de bir kasabayı doyurabilecek israfı yapmayı da kaçırmıyorlar. Demek istiyorum ki, işin edebiyatı ile uygulaması arasında fark olmamalı ki, samimiyetimize melekler inansınlar. Gayret ediniz ama ilk gayretiniz takva ile bezenmiş bir ilim için olsun. Çünkü sizin takva ile bezenmiş ilminizle biiznillah bir kurtuluş bekleme umudumuz olur. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Dinimize ve Kur'an'ımıza hizmet etmek kadar büyük bir görevimiz olamaz bizim. Bunu muhakkak yapacağız ama iki şartı da unutmayacağız: Birincisi sıhhatimizi koruyarak olacak bu hizmet. İkincisi de, kazandığımız kaybettiğimizden çok olacak. Sizin anlattığınız ortam, bu şartların oluşmadığı bir ortamı yansıtmaktadır. Evinizde daha sade bir hizmeti deneyebilirsiniz. Daha bereketli bir sonuca ulaşacağınızı umarım. Allah amelinizi kabul buyursun.
Aleykümselam. Genel kuralımız şu olmalıdır: Bulunduğumuz yer bizi, Allah'ın haramlarından bir harama sevk ediyorsa hayatî bir zaruret olmadıkça orada bulunmayız. Kendimizi haramlar açısından güvende hissetmediğimiz her yer için bu kural geçerlidir. Şüpheci bir tavır sahibi olmamız da doğru değildir. Bu iki ölçünün ortasında kendinize yer bulmalısınız. Evham ediyorsanız doktora görünün. Normal bir durum ve bu sizin için sıkıntı oluşturuyorsa kendinizi güvene alın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Muhakkak doktora gitmelisiniz
Aleykümselam. Onun sizi, mahkemeye sevk etmesi de bir boşamadır. Bu sonuç boşama için yeterlidir. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Cami için kurban derisi toplanamayacağı görüşü bir fıkıh ilkesine dayanmamaktadır. Ya da babanızın zikrettiği ama sizin hatırlamadığınız bir ayrıntı vardır, onu bilmiyoruz.
Aleykümselam. Bilerek ve dikkat etmeyerek yanlış yapan vebale girer. Bunun dışında hata etme korkusuyla dinimize hizmetten geri kalamayız.
Aleykümselam. Yine oturarak kılabilirsiniz. Allah kabul etsin.
Aleykümselam.Bu, onun sağlık durumuna göre değişecek bir hükümdür. Tıbben mesela yüzde ellinin üzerinde bir özürlü durumuna geçiyorsa o günlerinde mesul olmaz. Değilse mesuliyeti vardır ama siz her durumda ona hasta gibi muamele yapın ve ecir kazanın. Allah yardımcınız olsun.