Diyanet Fetva Kurulu
Soru
Unutarak yiyen kişiye oruçlu olduğunun hatırlatılması gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Bir kimse oruçtu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir.” (Buhârî, Savm, 26 [1933]; Müslim, Sıyâm, 171 [1155]) buyurmuştur. Unutarak yiyip içen kimse, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkar ve orucuna devam eder. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/120-121)
Selamünaleyküm. Allah, bu ümmetten unutma sonucu oluşan yanlışların hatasını kaldırmıştır. Yeter ki unutma, unutma olsun. Baştan savmayı unutma göremeyiz. Unutarak oruç yiyen biri, hiç bir şey olmamış gibi orucuna devam eder. Hatırlar hatırlamaz da ağzındakini çıkarır. Ağzını yıkar. Bu kadar. Kaza veya başka bir şey de gerektirmez. Allah kabul etsin.
Farz bir orucun tutulması esnasında UNUTARAK yemek veya içmek orucu bozmaz. Kaza da gerekmez. Zira bozulmayan orucun kazası neden gereksin? Ancak nasıl olsa orucum bozuldu zannederek yiyenin orucunu kaza etmesi gerekir.
Selamünaleyküm. Sürtünme ve elle müdahale gibi bir durum olursa kaza gerekir. Bunun dışında kendiliğinden boşalmanın oruca zararı yoktur.
Selamünaleyküm. Hiçbir hata olmamış, orucunuz tamamdır. Allah kabul etsin.
Selamünaleyküm. O günü kaza ediniz, kefarete gerek yoktur.
ORUÇ konusundaki diğer fetvalar
Oruçlu olan kimse orucu bozacak şeylerden kaçındığı gibi orucun sevabını azaltacak şüpheli durumlardan da kaçınmalıdır. Ramazan’da oruçlu olduğunu bile bile cinsel ilişkide bulunmakla oruç bozulur, hem kaza ve hem de keffâret gerekir. (Buhârî, Savm, 30 [1936]; Müslim, Sıyâm, 81-84 [1111]; Ebû Dâvûd, Savm, 37 [2390-2393]; İbn Mâce, Sıyâm, 14 [1671]) Eşlerin birbirlerini öpmeleri veya sarılmalarıyla oruçları bozulmaz. Ancak bu durumda boşalma meydana gelirse oruç bozulur ve güne gün kaza gerekir. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/120)
Oruç, ibadet niyetiyle tan yerinin ağarmasından (fecr-i sâdık), güneş batıncaya kadar, yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmak demektir. Oruçlunun söz konusu yasak fiillerden uzak durması anlamındaki “imsak”ın ihlal edilmesiyle oruç bozulur. Başlanan Ramazan orucunun aşağıdaki fiiller sebebiyle bozulmasından dolayı hem kaza hem de keffâret gerekir: a) Cinsel ilişkide bulunmak. Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak her iki taraf için de kaza ve keffâreti gerektirir. b) Meşru bir mazeret bulunmaksızın, gıda veya gıda hükmünde olan ya da yenilip içilmesi mutat bir şeyi bilerek yemek ve içmek Hanefîlere göre kaza ve keffâreti gerektirir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/409-411) Şâfiîlere göre ise bu durum sadece kazayı gerektirir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 2/177-178)
Cünüplük oruç tutmaya engel değildir. Cünüp olmayı gerektiren hâl ister oruca başlamadan gerçekleşmiş olsun ister ihtilam olma şeklinde oruçlu iken gerçekleşmiş olsun fark etmez. Ancak cünüp olan kişi, bir an önce yıkanıp temizlenmelidir. Cünüp iken üzerinden bir namaz vakti geçmemelidir. Guslün bir namaz vaktinden daha fazla süreyle ertelenmesi günahtır. Çünkü geciktirilirse namaz terk edilmiş olur. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/399)
Kadınlar âdet ve lohusalık denilen özel hâllerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar. Daha sonra tutamadıkları oruçlarını kaza ederler. Oruca niyetlenen bir kadın, gün içerisinde âdet görmeye başlarsa orucunu bozar, temizlenince bugünün orucunu da kaza eder. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/126) İftar vaktine kadar oruçlu gibi davranılması doğru değildir. Ancak Ramazan’ın hassasiyetine riâyet ederek başkalarının yanında yiyip içilmemesi uygun olur.
Bayram günleri, oruç tutmanın yasak olduğu günlerin başında gelir. Ramazan Bayramı’nın birinci gününde ve Kurban Bayramı’nın dört gününde oruç tutmak tahrîmen mekruhtur. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/125-126; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 2/375) Bugünlerde oruç tutmanın hoş karşılanmayıp yasaklanması, bayram günlerinin yeme, içme ve sevinç günleri olmasından dolayıdır. Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah için tutulan orucun arkasından verilen bir “genel iftar ziyafeti” hükmündedir ve bu anlamından ötürü ona “fıtır bayramı (iftar bayramı)” denilmiştir. Ramazan Bayramı’nın ilk günü, bir aylık Ramazan orucunun iftarı anlamına gelir. Böyle toplu iftar gününde oruçlu olmak, Allah’ın ziyafetine katılmamak anlamına gelir ki, bunun yakışıksız bir davranış olduğu ortadadır. Allah için kurbanların kesildiği Kurban Bayramı günleri de ziyafet günleridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), teşrik günlerinin yeme, içme ve Allah’ı anma günleri olduğunu belirtmiştir. (Müslim, Sıyâm, 144 [1141])