Fetva Meclisi
Soru
Hocam kendi aracımla otobanda giderken kaza yaptım. Ben normal süratle giderken üst geçitten değil de yoldan karşıya geçen birine çarptım. Adam olay yerinde öldü. Mahkeme beni yüzde yüz haklı onu yüzde yüz suçlu buldu. Dinimize göre ben ne yapmalıyım?
Cevap
Benzer fetvalar
Gitgide riski büyüyen bir sorun olarak trafik kazalarını yaşadığımız bu hayattaki en büyük kul hakkı noktalarından biri olarak görmemiz gerekir. Trafik kurallarına muhakkak uyulmalı ve uyulmamasını günah olarak görmeliyiz. Trafik kuralı koyan mercilerin dini merciler olmaması bu gerçeği değiştirmez. Herhangi bir kazadan sonra da helalleşmenin ahiret açısından gerekli olduğunu bilmeliyiz. Sürücü yüzde yüz kurala uygun sürüş yapıyordu ise ortaya çıkabilecek bir kazanın sonuçlarından mesul olmaz. Buradaki uygunluk izin verilen sürati aşmamaktan aracın bakımını yapmış olmaya kadar en ince ayrıntıları ihtiva eder. Söz konusu kurala uygunluğu da yetkili mercilerin raporu belirleyecektir. Hile yapılmamış, taraflardan biri kayrılmamış bir rapor muteberdir. Sürücünün hatası söz konusu ise mesela sürati fazla ise veya daha dikkatli davransa durabileceği bir mesafede kaza yapmış ise gibi hatalarla kazanın sonuçlarına katlanır. Bu sonuçlar ölüm durumunda diyet ödemek ve keffaret orucu tutmaktır. Kusur her iki tarafta da olacak bir sonuç söz konusu ise sürücü keffaretini tutar. Hatası oranı kadar da diyet öder. Mesela yayaya yasak bir yola yaya çıkmış ve sürücü de dikkat etse çarpmayacak iken dikkatsiz olduğu için çarpmış ise hata oranı kadar taraflar sorumluluğu üslenirler. Kaza, üçüncü tarafın sebep olması ile oluştu ise mesela bir başka araç arkadan onun çarpıp kaza yapmasına sebep oldu ise üçüncü taraf söz konusu sorumluluğu yüklenir. Ölüm nedeni ve benzeri etken sebepler için yapılacak tıbbi tespitler de muteberdir. Ölüm, yaralanma ve benzeri insan üzerindeki hasar için muhakkak bir fetva merciine müracaat ederek dinen ödenmesi gereken miktar ve ödeme şekli öğrenilmelidir. Yetkili mercilerin tespit ettiği maddi hasar da karşı tarafa ödenmelidir.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ tekrarından ve bütün afetlerden muhafaza buyursun. Bu olayı kendinize iyi bir ders gibi görün, Rabbinize yönelin, çok ibadet edin, istiğfar edin, ahirete yönelik bir hayata koşun. Yapmanız gerekenlere gelince: Her ölen için bir keffaret orucu tutacaksınız. Bu oruç ara vermeden ardı ardına altmış gün olacak. Biraz ara verdikten sonra ikinci kişi için altmış gün daha oruç tutacaksınız. Altmış gün dolmadan ara verirseniz tekrar sıfırdan başlayacaksınız. Bir de ölenler için diyet meselesi vardır. Mahkemenin size vereceği ceza ya da ödeteceği tazminat ve benzeri şeylere ölenlerin yakınları da itiraz etmezse yapacak bir şey kalmamış demektir. Allah Teâlâ sabır ve sebat ihsan etsin size.
Selamünaleyküm. Kaza ile ölüme neden olmak, önce tövbe etmeyi gerektirir. Ardından da öldürülen kişinin varislerine DİYET verilir. Sonra da iki ay kefaret orucu tutulur. Diyet konusunda onlarla masaya oturup anlaşmak da mümkündür.
Hata sonucu insan ölümüne sebep olma (mesela trafik kazası) sonucu ödenen bedele DİYET denir. Diyet bugünkü rakamlarla 4250 gram altındır. Ölenin yakınları ile bunun altında bir rakama da pazarlık yapılabilir. Diyeti kaza yapanın yakınları veya bir kurum da ödeyebilir. Yalnız şu bilinmelidir: Kaza ile insan öldürenin tek borcu diyet ödemek değildir. Aynı zamanda hiç ara vermeden ALTMIŞ GÜN oruç tutmak zorundadır.
Allah Teâlâ size ve oğlunuza afiyet versin, sabır versin. Bunun adını kaza ile insana zarar verme olarak koyabiliriz. İnsana zarar vermenin de bir diyeti vardır. Bu diyeti almak ise zarar görenin hakkıdır. Bunu affedebilir ama almasında da hiçbir sakınca yoktur. Son zamanlarda ateşli silahların bu kadar sorumsuzca kullanılmasına karşı bir tedbir olarak bu tür kazalarda muhakkak diyet ve benzeri müeyyideleri kullanmak, müsamaha göstermemek gerekir diye düşünürüz. Kaza ile öldürme durumu olduğunda buna takdir edilen cezaya yani kaza ile insan öldürmeye takdir edilen cezaya DİYET deriz. Diyet bugünkü rakamlarla 4250 (dört kilo iki yüz elli gram) gram altındır. Kaza öldürme ile değil de sakat bırakma ile sonuçlanırsa bunun cezasına da ERŞ adı verilir. Erş söz konusu olduğunda da durum şöyledir: İnsan bedeninde tek olan organlardan (mesela burun) birine zarar verilip kullanılamaz duruma getirildiğinde bunun erşi diyetin tamamıdır. Yani 4250 gram altındır. (Dil, cinsel organ, idrar yolu… gibi organlar tek olduğu için hükmü böyledir.) Bedende iki adet olan organlardan (göz, kulak… gibi) ikisi de giderildiğinde tam diyet, biri giderildiğinde diyetin yarısı verilir. Omurga gibi yürümeyi, idrarı ve benzeri organları, işlemleri gerçekleştirmeyi sağlayan organa zarar verildiğinde ise tam diyet alınır. Akıl gibi pek çok fonksiyonu aynı anda etkileyen organın kaybolması da tam diyettir. Tam diyet gerektiren organlardan birden çoğu aynı anda zarar görüp işlevsiz hale gelmesi durumunda diyet de zarar gören organ sayısı kadar çoğaltılabilir. Mesela omurgayı bir organ cinsel organı da bir organ kabul ettiğimizde ikisi de o kazada zarar gördü ve işlevsiz duruma geldi ise diyet iki kere alınacak demektir.
Kişinin kendi müdahalesi olmadan kusması orucunu bozmaz. Orucunuzun bozulduğunu zannederek yemek yemeniz de kazayı gerektirir. O günü kaza ediniz.