Fetva Meclisi
Soru
Hocam oğlumla beraber bir düğüne katıldık. Düğünde silah atışı yapılırken akrabalarımızdan birinin silahından çıkan mermi oğluma isabet etti. Mermi omurgayı zedeledi. Oğlumun belden aşağısı felç oldu. Bunun sonucunda yürüme, ayakta durma, idrara çıkma kabiliyetini kaybetti. Doktorlar iyileşme ihtimalinin de olmadığını söylediler. Benim oğlum için diyet almam caiz olur mu ve ne kadar diyet alabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Hata sonucu insan ölümüne sebep olma (mesela trafik kazası) sonucu ödenen bedele DİYET denir. Diyet bugünkü rakamlarla 4250 gram altındır. Ölenin yakınları ile bunun altında bir rakama da pazarlık yapılabilir. Diyeti kaza yapanın yakınları veya bir kurum da ödeyebilir. Yalnız şu bilinmelidir: Kaza ile insan öldürenin tek borcu diyet ödemek değildir. Aynı zamanda hiç ara vermeden ALTMIŞ GÜN oruç tutmak zorundadır.
Yaralanma veya sakatlanma ile sonuçlanan trafik kazalarında tazminat alınabilir mi? Yaralanma veya sakatlanma ile sonuçlanan trafik kazaları, dinen “hataen yaralama” (bir kişiyi herhangi bir kasıt bulunmaksızın yanlışlıkla yaralama) bağlamında değerlendirilir. Fıkıhta bu tür suçlar; “organların kesilmesi”, “organlardan sağlanan faydanın yok edilmesi”, “baş ve yüzde meydana gelen yaralar” ve “baş ve yüz dışında meydana gelen yaralar” olmak üzere dört kısımda değerlendirilmiştir. Bu yaralanmalara öngörülen diyet/tazminat miktarlarının bir kısmı hadislerde (bkz., Nesai, Kasame 45; Darimi, Sünen, I, 562) zikredilmiş olup diğerleri hakimin takdirine bırakılmıştır. (İbn Cüzey, el-Kavaninu’l-Fıkhiyye, s. 351; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, IV, 95; İbn abidin, Reddü’l-Muhtar, V, 415) İnsan vücudunda tekli (burun ve dil gibi), çiftli (iki el, iki ayak, iki göz gibi), dörtlü (göz kapakları ve kirpikler) ve onlu (el ve ayak parmakları) organlar bulunmaktadır. Tekli organların telef edilmesi veya fonksiyonunu tamamen kaybetmesi durumunda tam diyet, çiftli organlarda yarım, dörtlü organlarda dörtte bir, onlu organlarda ise onda bir diyet gerekir. Her bir diş için de diyetin yüzde beşi takdir edilmiştir. Miktarı naslarda belirlenmediği durumlarda hakimin takdir edeceği miktar (hükumetü’l-adl) gerekir. (İbn Kudame, Muğni, VIII, 35; Kasani, Bedai‘, VII, 311-324; Zeylai, Tebyinü’l-Hakaik, VI, 134; Şirbini, Muğni’l-Muhtac, IV, 66; Desuki, Haşiye, IV, 278) Fıkıhta tam diyet, genellikle 100 deve veya 1.000 dinar (yaklaşık 4.250 gr. altın) olarak tespit edilmiş ve bunun akıle (kasıt unsuru bulunmayan öldürme veya yaralama hadisesinde suçlu adına diyet ödemeyi yüklenen şahıslar/kurumlar) tarafından ödeneceği belirtilmiştir. Günümüzde klasik dönemde olduğu şekliyle akıle müessesesi işletilemediğinden mevcut sigorta sistemi akıle kapsamında değerlendirilebilir. Dolayısıyla sigortanın karşılayacağı veya dava sonucu mahkemenin hükmedeceği miktar, tazminat/diyet yerine geçer.
Dil organ olarak bulunuyor olsa bile bir insanın tat alma kabiliyetinin körelmesine sebep olan ve bu durumu tıbben belgeleyen biri suçu işleyenden tam diyet alır. Bu şu demektir: İnsanın tat alma kabiliyeti insanın canı gibi kabul edilmektedir. O kişiyi öldürse ide ne kadar diyet ödeyecekti ise tat alma yani acı tatlı, tuzlu tuzsuz gibi ölçümleri yapma yeteneğini köreltmek organ olarak dil bulunmaya devam ediyor olsa bile tam bir cinayet kabul edilir. Diyet miktarı için şu cevabı inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/diyet-yani-kan-parasi-ne-kadardir
Kaza ile bir insan öldüren öldürdüğü kimsenin yakılarına diyet verir. Kendisi de altmış gün oruç tutar. Eğer siz; Bakımlı bir araçla yol alıyordu iseniz, Uykusuz değil idiyseniz, Yol kurallarına uyuyordu iseniz bir kabahatiniz olmamış demektir. Trafik görevlileri adil bir şekilde raporlarını yüzde yüz sizi haklı göstererek yazdı iseler ve mahkeme de sizi beraat ettirdi ise sizin bir hatanız yok demektir. Herhangi bir diyet ödemeniz veya oruç tutmanız da gerekmez. Sosyal bir konu olarak ölenin ailesi ile sulh olacak bir yol izlerseniz bu sizin faziletiniz olur biiznillah.
Geçmiş olsun. Allah Teâlâ tekrarından ve bütün afetlerden muhafaza buyursun. Bu olayı kendinize iyi bir ders gibi görün, Rabbinize yönelin, çok ibadet edin, istiğfar edin, ahirete yönelik bir hayata koşun. Yapmanız gerekenlere gelince: Her ölen için bir keffaret orucu tutacaksınız. Bu oruç ara vermeden ardı ardına altmış gün olacak. Biraz ara verdikten sonra ikinci kişi için altmış gün daha oruç tutacaksınız. Altmış gün dolmadan ara verirseniz tekrar sıfırdan başlayacaksınız. Bir de ölenler için diyet meselesi vardır. Mahkemenin size vereceği ceza ya da ödeteceği tazminat ve benzeri şeylere ölenlerin yakınları da itiraz etmezse yapacak bir şey kalmamış demektir. Allah Teâlâ sabır ve sebat ihsan etsin size.
Gitgide riski büyüyen bir sorun olarak trafik kazalarını yaşadığımız bu hayattaki en büyük kul hakkı noktalarından biri olarak görmemiz gerekir. Trafik kurallarına muhakkak uyulmalı ve uyulmamasını günah olarak görmeliyiz. Trafik kuralı koyan mercilerin dini merciler olmaması bu gerçeği değiştirmez. Herhangi bir kazadan sonra da helalleşmenin ahiret açısından gerekli olduğunu bilmeliyiz. Sürücü yüzde yüz kurala uygun sürüş yapıyordu ise ortaya çıkabilecek bir kazanın sonuçlarından mesul olmaz. Buradaki uygunluk izin verilen sürati aşmamaktan aracın bakımını yapmış olmaya kadar en ince ayrıntıları ihtiva eder. Söz konusu kurala uygunluğu da yetkili mercilerin raporu belirleyecektir. Hile yapılmamış, taraflardan biri kayrılmamış bir rapor muteberdir. Sürücünün hatası söz konusu ise mesela sürati fazla ise veya daha dikkatli davransa durabileceği bir mesafede kaza yapmış ise gibi hatalarla kazanın sonuçlarına katlanır. Bu sonuçlar ölüm durumunda diyet ödemek ve keffaret orucu tutmaktır. Kusur her iki tarafta da olacak bir sonuç söz konusu ise sürücü keffaretini tutar. Hatası oranı kadar da diyet öder. Mesela yayaya yasak bir yola yaya çıkmış ve sürücü de dikkat etse çarpmayacak iken dikkatsiz olduğu için çarpmış ise hata oranı kadar taraflar sorumluluğu üslenirler. Kaza, üçüncü tarafın sebep olması ile oluştu ise mesela bir başka araç arkadan onun çarpıp kaza yapmasına sebep oldu ise üçüncü taraf söz konusu sorumluluğu yüklenir. Ölüm nedeni ve benzeri etken sebepler için yapılacak tıbbi tespitler de muteberdir. Ölüm, yaralanma ve benzeri insan üzerindeki hasar için muhakkak bir fetva merciine müracaat ederek dinen ödenmesi gereken miktar ve ödeme şekli öğrenilmelidir. Yetkili mercilerin tespit ettiği maddi hasar da karşı tarafa ödenmelidir.
diyet konusundaki diğer fetvalar
Dinimizin kuralları bellidir. Hiç kimse bu kurallara ilave veya eksiltme getiremez. Dinimize ait en temel kurallardan biri de; Rahatsızlık veren, Cana veya mala zarar veren, İsraf olan bir şeyin caiz olmayacağıdır. Bu temel kurallara ilave olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin; Çıplak silahla toplumun içinde bulunmayı, Şaka ile de olsa Müslüman’a silah doğrultmayı yasakladığını biliyoruz. Bu nedenle havai fişek ve benzeri silah mantıklı/ateşli eğlence sistemlerinin Müslüman toplumda yasak olması gerekmektedir. Batıda oluşan her şeyi taklit eden kör anlayıştan uzak kalınmalıdır. Şu da bilinmelidir ki: Bu tür eğlence sistemlerini kullananlar ölüme sebep olduklarında ölenin diyetini ödemek ve iki ay aralıksız oruç keffareti tutmak zorundadırlar. Sakatlanmaya neden olmaları durumunda da sakatlananın ERŞİNİ öderler.
Size özellikle “Ramazan günü tahkir maksadı ile oruç yemek için” liste almaya gelen birine devlet hastanesinde değilseniz cevap vermemelisiniz. Bile bile şerre alet edilmek istenmektesiniz o durumda. Bunun haricinde insanların hasta olup olmadığını, özürlü olup olmadığını hatta Müslüman olup olmadığını bilemeyeceğiniz için sizin mesleğinizin Ramazan gününde icrasında biiznillah sıkıntı olmaz.
İbadette asıl olan yüzde yüz Allah için niyet edilerek yapılmasıdır. Bunun yanında ibadet yönü ile alakalı niyet basit bir seviyeye inmedikçe ibadet niyetine başka maksatlar da karışabilir. Bu karışma ibadeti kaldırmaz biiznillah. Hacca gidenin ibadet niyeti yanında ticari maksatlar gütmesinde sakınca bulunmamıştır. Şehveti kırmak için oruç tutmakta sakınca yoktur. Zayıflamak için de durum böyledir. Yeter ki ibadet niyeti diğerinden daha önemsiz gibi tutulmasın.
Günah değil de kefaret yazılır. Bu kefareti de yerine getirmezseniz günah yazılır. https://fetvameclisi.com/arama?s=yemin%20keffareti