Fetva Meclisi
Soru
Babamın kirada bir dükkanı var, bu dükkan geçmişte vakıf malı imiş. Bana, sen işlet bu dükkanı, diyor. Açıkçası ben korkuyorum, bu dükkanı işletmemde dinen bir mahsur var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Vakıf arazisi olduğuna dair açık bir belge yokken böyle bir endişeye gerek yoktur. Açıkça üzerinde vakıf olduğu belgesi bulunan yeri almamakta haklı olurdunuz.
Aleykümselam. Böyle bir çizgi çizmeniz gayet zordur. Ticaretin genel seyri içinde bu ayrımı yapamazsınız. Bilerek harama destek olmayın, fesadı bilerek yaymayın yeter. Allah yardımcınız olsun.
Böyle bir şeyi yapmak makul değildir, asla yapmayın.
Muayyen bir işe tahsisi edilmiş bir vakıf arazisi üzerine yapılan bina ile genel vakıf denebilecek bir arazi üzerine bina yapılması aynı değildir. Büyük bir ihtimalle bu ayrıntı gözetilmiştir. Çünkü mevcut kanunlarda da bu durum vardır. Üzerinde yapılı duran bir cami, medrese yıkılıp da yerine bina yapılmamışsa endişe etmeniz gerekmez. Allah huzurunuzu daim kılsın.
Vakıf yetkilisinin size “hibe” ettiği eşyanın mülkiyeti sizindir. Kullanabilir, satabilir veya bir başkasına hibe edebilirsiniz. Özel bir engelleyici kayıt olmadıkça durum böyledir.
Babanızdan size intikal eden ve birinin üzerinde hak talebinde bulunmadığı mekândan elde ettiğiniz kazanç sizin için haram kazanç değildir. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. İmam olacak kişinin imam olmayı düşünerek öne geçmesi niyetidir zaten. Bunun sözlü olarak söylenmesi şart değildir. Doğal olarak Arapça olması da şart değildir.
Aleykümselam. Devletin fiyatını sabitleştirdiği temel gıda maddelerinden birinde öyle bir işin yapılması uygun olmayabilir ama normal ticari maddelerde ucuza alınıp pahalı satılmasında sakınca yoktur.
Aleykümselam. Ölen mü'min olmayan biri idiyse ona dua edemezsiniz. Gördüğünüz iyiliğe teşekkür etmeniz yeterlidir. Mü'min biri idiyse, onun da mezarına da gitmeden dua edebilirsiniz.
Selamunaleyküm. Peygamber aleyhisselamın sağlığında hadis rivayet etmenin gerekliliği hemen hemen yok gibidir, hadisler onun vefatından sonra ondan bir bilgi aktarmak için rivayet edilmiştir. Fatıma validemizin dışındaki çocuklarının tamamının onun sağlığında vefat ettiğini bildiğinize göre sorunuzun cevabı da izah edilmiş olmaktadır.
Daha sonra oluşabilecek olumsuzlukları dikkate aldığınızda olması gerekeni yaptığınız anlaşılacaktır. Özel bir ilişki veya benzeri özel bir hata söz konusu değilse yanlış yapmış sayılmazsınız. Elbette bayanlar açısından kendisi ile görüşülüp ayrılması olumsuz bir durumdur ama gelecekteki huzur dikkate alındığında onun açısından da iyi olmuştur. Şimdiki küçük yaralar yarın büyük olacaktı.
Aleykümselam. Böyle bir kadını (sizin anlattığınızı esas alarak söylüyoruz) tutmayı istemek de şahsiyet açısından uygun olmayan bir durumdur. Bir büyüğünüzü hakem yapın. İleride pişman olmamak için onun kanaatini uygulayın. Rahat edersiniz.