Fetva Meclisi
Soru
Hocam yakın bir zamanda Avrupa vatandaşlığına geçtim. Vatandaşlık sürecinde, o ülkenin seküler kurallarına uyacağıma dair yemin ettim. Ancak bunu gönülden söylemedim. Bu durum benim dinden çıkmama sebep olur mu? Ayrıca, o ülkenin yasalarına göre altı ay askerlik yapmam zorunlu. Yabancı bir ülkenin askeri olmak dinden çıkmaya neden olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Öncelikle geçmiş olsun size. Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Siz, kendinizi askerlik yapmak için teslim ettiniz ve o kurumun tıp sorumluları sizi ayırdılarsa bundan sizin hiçbir vebaliniz olmaz. Herkesin savaş şartlarında olması gerekmez. Önemli olan devletin takdiridir. O takdirden siz mesul olmazsınız. Allah’a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Sizin baktığınız pencereden bakılacaksa ikisinde de aynı durum vardır. Siz nerede imanınıza daha güçlü sahip olacağınıza inanıyorsanız oraya göre hareket edin. Önemli olan sizin sebatınızdır. Toprak kimseyi değiştirmiyor. Değişen bizim kalbimizdir.
Bu hususta başlangıç olarak doğru düşünüyorsunuz. Netice olarak ise şunu bilmemiz gerekir: Rabbimiz bizi gücümüzün yetmeyeceği bir şeyle sınamaz. Bizden istenenler gücümüzün yettiği şeylerdir. Hayallerimiz, iç kuruntularımız, sevgi ve nefretimiz yüzde yüz hâkim olabileceğimiz şeyler olmayabilir. Bizim, insan olarak yapmamız gereken şey niyetlerimizin etki altında kalacağı çevreyi düzgün oluşturmaktır. Mesela Ramazan gününde oruç tutan bir mü’min, Allah için oruçlu olmaya niyet eder ama bir büfenin önünde saatlerce beklerse niyeti ile niyet ettiği ibadetin etki altında kalacağı çevre arasında çelişki bulunmuş olur. Bize düşen, gücümüzün yettiğini yapabilmektir. Bir başka örnek olarak da sizin durumunuzu ele alalım. Siz Allah için süren bir hayat yaşamak istiyorsunuz. Bunun için çevre de oluşturmanız gerekir. Çevrenizin etkisinden sıfır oranda kurtulamazsınız. Avrupa'da ikamet ederseniz bu niyetiniz sizi yalanlayabilir. Ya da siz niyetinizi yalanlamış olursunuz. Hayatî bir gerekçe olmadıkça Avrupa sınırlarında kalan birinin niyet oluşturma sıkıntısı araması makul olmaz. Bunu sadece bir örnek olarak size söylüyorum. Meselemiz nerede yaşama meselesi değildir. Bir başka husus da başta Kur'an'ımız olmak üzere bilgi kaynaklarımızı sürekli enerji oluşturacak şekilde tazelememiz gerekmektedir. Bir de duanın en önemli silahımız olduğunu unutmayalım. Allah yardımcımız olsun.
Öncelikle, Allah’ın rızasını gözeterek haramdan sakınma hassasiyetiniz çok kıymetlidir. Bu, imanınızın güçlü olduğunu gösterir. Ev arkadaşınızın yaşam tarzından uzak durun. Onu uyarmışsınız ancak düzelmiyorsa bu konuda daha fazla zorlamanıza gerek yoktur. Eğer mümkünse farklı bir ev arkadaşı bulmaya çalışın. Kendi özel alanınızı koruyun, haram ortamına maruz kalmamaya dikkat edin. Zinadan kendinizi korumaya çalışın. Bunun için ibadetlerinizi artırın, özellikle namazı terk etmeyin ve Kur’an okumaya devam edin. Kendinizi yalnız bırakmayın, güvenilir ve dindar arkadaşlar edinin. Boş zamanlarınızı verimli kullanın, spor, ilim, mesleki gelişim gibi alanlara yönelin. Allah’tan yardım isteyin. İlmî ve dini sohbet halkalarına katılın.
Selamünaleyküm. Bu yaşta sizin kendi evlilik işinizi görmeniz gerekir. Aileniz destek olmuyorsa siz kendi işinizi görün, böylece onlar yanlış yaptıklarını anlamış olsunlar. Siz, işinizi onlara havale ederek, onları doğrulamış gibi oluyorsunuz.
Selamünaleyküm. Görevin hakkı verildikten sonra Allah'ın in'amını reddetmemiz gerekmez. Cihat gibi bir ibadetten dünyalar dolusu ganimetler elde edilebilir. İhlas ve içini doldurmaya bakılmalıdır. İnsanları mevlit toplantıları ile oyalarken Avrupa'da helâk olmak üzere olan bir neslin seyircisi olarak ahire intikal etme tehlikesine dikkat edin siz. Oradaki bir gencin imanını kurtarın, bütün Avrupa size helal olsun, helal olsun.