Fetva Meclisi
Soru
Tam iman sahibi bir insan değilim. Allah (c.c) yoluna girmeye çalışan bir insanım. İçimde pişmanlık ve suçluluk duygusunu atamıyorum. Sonunda evleneceğim düşüncesiyle zina yaptım. Aslına bakarsak zina yapmak için tüm şartları ben hazırladım. Karşımdaki insanda bir hata bulamıyorum. O sadece benim istediğim için, belki beni kaybetmemek adına yaptı bunu. Kendisi benden daha inançlı bir insandı. Nişanlılık döneminde anlaşmazlıklar nedeniyle ayrıldık. Ayrılık sonunda zina yapmış olduğumun bu günahın ancak farkına varabildim. Şimdi sürekli bu konu aklıma geldikçe huzursuz oluyorum. İçten samimi bir şekilde tövbe ettim. Ama yine de içimde huzursuzluk devam ediyor. Bu günahımı düşündükçe olduğum yerde ağlayasım geliyor. Her aklıma geldiğinde tövbe ediyorum ama içim yine de rahat değil. Sürekli olarak bu günahımın altında suçluluk duygusuyla yaşıyorum. Ne kadar tövbe etsem de içimde huzursuzluk devam ediyor 4-5 aydır. Bu konuda bir çok benzer konu okudum ama tam ayrıntılı bir cevap bulamadım. 1-Zina yaptığımız için onun kul hakkına girmiş oluyor muyum? Ondan helallik almam gerekir mi? Her ne kadar bu günahı ortak işlemiş olsak ta; sonuç olarak bu günah için onu kandıran ben oldum. 2-Kendisi aslında sıkıntılı ama kendi halinde inancını yaşamaya çalışan bir hanım. Benim gibi bir günahkar yüzünden bu duruma düştü. Bu günahın kefareti olarak o kişiyle evlenip sahip mi çıkmalıyım? Kendi içimde düşündüğüm zaman samimi bir şekilde tövbekar etmeme rağmen hala huzursuz olmamı ancak bu şekilde açıklayabiliyorum. Sanki Allah(c.c) bu günahımdan dolayı içimde huzursuzluğu ancak bu şekilde alacak gibi geliyor. Çünkü ne kadar tövbekar da olsam içim hiç rahat değil. Dinimizin bu konuda açık bir hükmü var mı? Şimdiden Allah razı olsun sizlerden…
Cevap
Benzer fetvalar
Sizin iki büyük hatanız var. Birinci hatanız, o saydığınız şeylerdir. İkinci hatanız da, şimdi şeytanın sizi onlarla meşgul etmesine izin vermenizdir. Zannederim siz, ikinci hatayı sürdürmekle ağırı daha ağır duruma getiriyorsunuz. Size şunu tavsiye ederiz: a- Müthiş bir tevbe ile o geçmişe tevbe edin. Bu tevbeniz adeta yeniden doğmak gibi olsun. b- Ebediyyen o hatalara bir daha dönmeyin. Tevbe de budur zaten. c- Eşiniz dahil kimseye o geçmişten bahsetmeyin! Hatta kendinize bile bahsetmeyin. Kendinize bile! d- Kendinizi ibadete verin, namaza sarılın. Kur'an okuyun. Zikirler yapın. e- Tevbenizi koruduğunuz sürece eskinin sizi ezmeyeceğini göreceksiniz. Böyle bir tevbe yapmazsanız, yapamazsanız o zaman siz halinizden memnunsunuz da sahte gözyaşı akıtıyorsunuz demektir.
Hanımefendi anlattığın gibiyse Allah’a yönelmiş, samimi, geçmişiyle yüzleşmiş ve kendini düzeltmiş bir insan. Bundan sonrası senin kendi karakterini tanımana kalmış. Gerçekten bu vesveseleri bırakabilirsen güzel bir evlilik yapabilirsin. Ama her tartıştığında bu kızın geçmişi zihninde belirip seni rahatsız edecek/ettirecekse ne kendine ne de bu kızcağıza eziyet etme. Gerekirse Müslüman bir aile terapistinden de destek alarak bir sonuca ulaşmaya çalışabilirsin. Allah hayırlısını nasip etsin.
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
Rabbim tövbenizi kabul eylesin. Kesinlikle bir daha geri dönmeyecek şekilde tövbe ettiyseniz geçmişi kurcalamayın. Size geçmişte ne yaşadığınız sorulsa dahi yalan söylememek koşuluyla detay vermek zorunda değilsiniz. Öncesini kapatın, siz de yok kabul edin. Tövbenizi tekrar edin, görüşmenizi yapın. Temiz kalın, temiz bir evlilik yapmayı isteyin. Merak etmeyin Allah Teâlâ sizin niyetiniz ve iradenize göre size karşılık verecektir. Allaha emanet olun.
Eğer tevbesi ciddi ve samimi ise Allah Teâlâ onu affetmiştir diye kabul edeceğiz. Siz de affedilmiş bir kulun üzerine üzerine gitmemelisiniz. Tevbesinde ciddi ve kalıcılık olup olmadığını da zaman gösterecektir. Yine benzer günaha girerse o zaman farklı düşünmek hakkınız olur elbette. Fakat sizin başkasının vebali üzerinden kendinize küser gibi olmanız da sizin arızanız sayılmalı. Kesinlikle PAPAZA KIZIP ORUÇ BOZAN kimliğine giremezsiniz. Siz kendinize bakın, eşiniz üzerinden değil ameliniz üzerinden din yaşayın. Allah'a emanet ederim sizi.
Öncelikle, yaşadığın huzursuzluk ve pişmanlık hissi aslında kalbinin Allah’a yönelmeye ne kadar açık olduğunu gösterir. Çünkü günah işleyip de umursamayan bir insan değil, pişmanlık duyan ve tövbe eden birisin. Bu, Allah’ın sana verdiği bir lütuftur. Kıymetini bil. Tevbenin kabulüne inan Allah Teâlâ, tövbeleri kabul edeceğini ve affedici olduğunu birçok ayette bildiriyor. Samimi bir tövbe ettiysen ve o günahlara dönmemeye niyet ettiysen Allah’ın seni affettiğini umabilirsin. Senin artık kendini affetmemen, şeytanın vesvesesidir. Çünkü şeytanın en büyük amacı, "Sen affedilmedin, sen değersizsin." diyerek seni Allah’tan uzaklaştırmaktır. Geçmişi düşünerek geleceği karartma Allah, bize geçmişi değil, bugünü ve geleceği değiştirme imkânı vermiştir. Sürekli geçmişi düşünmek, insanın bugünkü kulluğunu ve ibadetini zayıflatır. Bunun yerine, her gününü Allah için daha iyi geçirmek için plan yap. Bu ve benzeri birçok problem, çoğu zaman insanın boş kalmasından kaynaklanır. Gün içinde Allah için faydalı işler yapmaya çalış: • Sevdiğin bir meşguliyet bul. • Hayırlı ve salih arkadaşlar edin ve onlarla düzenli olarak vakit geçir. • Bir hayır işine katıl. (Yetimlere yardım veya davet çalışmaları gibi.) • Kuran oku, kitap oku, yeni bir dil öğren, kendini geliştir. Allah, kulunu affetmek için adeta bahane arar. Sen de Allah’ın rahmetini kazanmak için bahane ara: Daha çok dua et, daha çok Allah’ı an, daha güzel bir kul olmaya çalış. "Elhamdülillah, ben tövbe ettim ve Allah’a yöneldim." diyerek sen de kendini rahatlatmayı öğren. Allah kalbine huzur versin. Allah yardımcın olsun. Allah’a emanet ol.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Gaz çıkarmanın namazı bozacağı hususunda görüş farklılığı yoktur. Sizin şuraya buraya geçmeniz de gerekmez. Eğer bu durum sizdeki bir vesveseden kaynaklanıyorsa vesvese ahkâmı ile amel edersiniz. Vesvese değil de gerçek bir sorun yaşıyorsanız özür ahkâmı ile amel edersiniz.
Selamünaleyküm. Gereksiz bir sanaryo kuruyorsunuz. Huzurnuzu bozmayın, işinize bakın.
Selamünaleyküm. Zahiren bu uygulamanın bir sakıncası yoktur. İnce çizgi ise şudur: Eğer doktorun bağlı olduğu devlet hastanesi, dolayısıyla yürürlükteki yönetmelikler bunu yasaklıyorsa doktorun bunu yapması caiz olmaz. Eğer yönetmelikler, gözle görüler bir yanlış üzerine kurulu ise ona itaat etmemesi şart olmaz. Normal durumlarda herkes bağlı olduğu birimin yönetmeliklerine uymaya mecburdur.
elamünaleyküm. Ödemesi gereken bir borcu yoksa bu rakamlar kurban kesmeyi gerektirmektedir
Selamünaleyküm. Öyle deseniz veya demeseniz tevbe etmeye mecbursunuz. Günahları saklayamayız. Ağırlığını bırakmayan onun altında ezilir. Siz bir yalan söylemişsiniz. O yalan da sizin ikinci günahınız olmuş. Tevbe ettim demekle değil etmekle gerçekleşir.
Selamünaleyküm. Hata etmişsiniz. Plakasını bulabilecekseniz muhakkak bulup helalleşin. Yoksa onun için dua ederek meseleyi unutun. Şeytan sizi oyalamasın.