Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm hocam. Ben ve arkadaşım 3 ay önce bir kebap dükkanı açmaya karar verdik yaşadığımız ülkede. Dükkanı arkadaşım buldu ve emeğin onda, sermayenin bende ağırlıklı olduğu bir pozisyonda dükkanı açtık. Ancak ilk kez bir ortaklık işine girdiğimiz için bunun adını yazılı olarak hiç koymadık. Dükkanın bulunduğu yerde müşteri portföyünün çok olduğunu söyledi, daha önceden çalıştığı kebap dükkanının müşterileri ve ayrıca el ilanı tanıtımlarıyla çok karlı bir iş yapacağımızı söyledi. Ben de dükkanı açmak için gerekli paranın 1/3 ü’nü ve bir takım dükkanın ihtiyacı olan ekipmanlarını dükkana sermaye olarak koydum (ki onların da büyük kısmı ayrı şahsi borcumdur) Kalan 2/3 borç ta 1 yıl içinde ödenmek üzere dükkan sahibiyle anlaştık.Sermaye dışında bende aynı emeği koyarak çalışmaya başladık, yani emek eşit, sermaye benden olan bir ortaklık oldu. Ve sonuçta anlaşamadık, değişik zamanlarda değişik münakaşalar yaşadık ve ayrılmaya karar verdik. İlk seferde o benden dükkanı £20,000 a satın aldı, el sıkıştık. Ertesi gün vazgeçtiğini söyledi. Yine bir süre devam ettik. Tekrar münakaşalar devam edince ben kendisinden satın almak üzere, içerdeki borçları da düşünerek£15,000 a, peşin olarak ödeyemeyeceğim için de; 1 sene 5 ay kadar bir süre sonunda ödemek üzere el sıkıştık. Bu süre zarfında yanımda işçi olarak çalışacağını, hiçbir maddi borç ve yükümlülükten dolayı onun başını ağrıtmayacağımı söyledim. Yine işçiliğini beğenmediğim takdirde de işten çıkartabileceğimi belirttim. Kabul etti. Ama bunların hiçbirini maalesef kişisel güvene dayanarak yazıya dökmedik, hepsi de söz olarak verildi. Ve yine 2 gün sonra istişare yaptığını ve sinirle verilmiş bir karar olduğunu ve yine vazgeçtiğini söyledi. Ben sözümün arkasında olduğumu ve dükkanı aldım diyerek birkaç kez tekrarlayınca elinde tehlikeli bir aletle üzerime yürüdü ve kavga etmek istedi. Polis çağırdım ve dükkandan çıkardım. Şimdi barıştık ama benim sözüm hala geçerli. Konu hakkında kendisi diyor ki eşit olarak dükkana girdik ama şimdi dükkana giremiyorum bile. Hak yemek istemiyorum, yasal kanunlar benden yana ama benim Allah katında ona olan borcum veya ondan olan alacağım nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Malları iki kısma ayırın: Sizin de ortak olduğunuz veya babanızın size devrettiği mallar ve babanızın sadece kendisine ait olan mallar. İkinci kısım mallar, herkese ortak bölüştürülür. Birinci kısımdakiler de sizde kalır. Babanız bu durumu yani onları size devrettiğini de sağlığında kızlara söylesin ki ardından sorun olmasın.
Aleykümselam. Kârı sabit bir ortaklık kâr ortaklığı değil faizli işlemdir. Şöyle yapmalısınız: Yüz bin lira ile size ortak olsun. Onun yüz bin lirasını sizin sermayeniz veya iş gücünüzün bir oranına tekabul ettirin. Yani onun parası sizin gücünüzün mesela yüzde üçü olsun. Bir ay sonra kâr ederseniz kârın yüzde üçünü ona verin. Zarar ederseniz de yüzde üç o da zarar etmiş olsun. Tam helal olarak böyle yapabilirsiniz. Onu davet edin yeniden akit yapın aranızda.
Selamünaleyküm. Bir haramdan kurtulmak için başka bir harama bulaşmak ancak ölümcül bir zaruret ile mümkündür. Buradaki zaruret inandırıcı değil; evi vermekle bile bitmeyecek bir borç, beş on traşla nasıl ödenir. Uygun olanı söylemiş olduğunuzu zannederiz.
Selamünaleyküm. Kurtulmuşken dikenlere takılmayın, onu unutun gitsin. Siz işinizi kollayın.
Selamünaleyküm. Ayrı bir işte çalışmakta hiçbir sakınca yoktur. Yalnız bunu, kırıp dökmeden yapmaya çalışın. Nezaketinizi bozmadan izin alıp gidin.
Selamünaleyküm. Bir şey yapmanız gerekmez. Mü'min, bilmeden yaptıklarından muaftır biiznillah. Allah niyetinizi mübarek kılsın, işinizi kolay etsin. Azminiz kavi, ufkunuz açık olsun. Size dualar edirim, duanızı da beklerim.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm.Halanızın kızının sizin evinizden yani annenizden süt içmesi, o kızın sizin evden biri ile evlenememesini doğurur. Sizin o evden biri ile evlenmenizde ise sırf bu nedenden dolayı bir sakınca yoktur.
Aleykümselam.Sevgili kardeşim, akşam karanlığı bastığında uyumayıp, şu anda gündüz olan filan yerde kardeşlerim savaştadır diyen var mı?
Aleykümselam.Bir talebeye verilen ödev, onu araştırmaya hazırlamak içindir. Sizin benden istediğiniz şey, hocanızın size yaptırmak istediği şeydir. Size yardım etsem tembelliğinize pirim vermiş olurum. Bunu benden istememeli idiniz. Talebelik ilkelerine aykırı bir durumdur bu.
Aleykümselam.İlaç olarak kullanılan nesnelerin alkol kullanılarak yapılmış olmasında sakınca yoktur. İlaç niteliğinde olmayanlar ise kullanılmaz.
Aleykümselam.Böyle bir durumda erkeklerin her biri %40, kız da % 20 alır. Ancak mirasçıların sadece bu üç kişiden ibaret olması durumunda bu böyledir. Mesela anne veya baba varsa bu rakam değişir. Genel kural böyledir.
Aleykümselam. Allah yardımcınız olsun. İman böyle bir şeydir; kâh Ebu Cehil engel olmaya kalkışır kâh çevre. Mü'min her durumda kazanmak zorundadır. İster çevremiz olsun isterse nefsimiz, kim olursa olsun bizi Rabbimizin yolundan alıkoyan, bizim hedefimiz kazanmak olacaktır. Bu esnada karşılaştığınız zorlukları size özel zannetmeyin; bütün iman edenler imtihan olduklarına göre herkes için bir çeşit sıkıntı vardır aslında. Bazıları ne için neden yaşadığını idrak etmekten mahrum oldukları için olup biteni anlamayabilirler. Onlar da bizim için örnek değildir zaten. Sizi tebrik ederim. Genç yaşınıza rağmen imanınız sizin seviyenizi yükseltmiş, ne mutlu size. Gayret edin seviyeniz düşmesin. Bu sitenin MEKTUPLAR bölümünde size yarayacak bilgiler bulacaksınız. Allah yardımcınız olsun, ufkunuz imanla dolsun.