Fetva Meclisi
Soru
Hocam, akik taşı ve Yemen zırhı hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Bu taşın üzerinde Peygamber Efendimiz'in söylediği rivayet edilen daire şeklinde yazılan duânın içeriği nedir? Bu konuda birçok hadis olduğu söyleniyor. Alıp taşımayı düşünüyorum ama tam olarak ne olduğunu anlamadım ve doğruluğu konusunda emin olamadım, sizin yol göstericiliğinize ihtiyacım var. Hocam, sizce bir Müslüman olarak alıp kullanmalı mıyım? Kullanmalıysam bir erkek olarak anahtarlık, kolye, tesbih gibi hangisini tercih etmem doğru olur? Şimdiden Allah razı olsun, rahman ve rahim olan Rabbim ümmetimizin yardımcısı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Hadis olanla olmayan ifadenizde karışmış durumdadır. Sözünü ettiğiniz anlamda hadis vardır ama yüzük kullanmada şart olan bir kural yoktur. Gram açısından da bir kati ölçü yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin yüzüğü, aynı zamanda mühür için kullanıldığından onun yüzüğüne benzetme şartı aranmamıştır.
Selamünaleyküm. Bu ve benzeri hususlarda kimsenin kimseyi tatmin etmesi mümkün değildir. Tatmin olmak için sizden cevap isteyen yoktur zaten. Herkes kendi görüşünün en doğrusu olduğuna inanıyor. Siz, kalbinizin tatmin olduğu tarafa dikkat edin, başkalarının kanaatlerini önemsemeniz gerekmez. Allah'ın hükümleri ile hükmetmeyen hatta o hükümleri yok sayan bir sistemi, Müslüman'ın kendisine ait görmesi elbette kabul edilemez bir hatadır. Hatta bu kabullenmede samimiyet varsa bunu imandan kayma olarak da görebiliriz. Yalnız tevil ederek yani esasen o sistemi benimsemediği hâlde, bazı tevillerle içinde bulunanlar için aynı şeyleri söylemek gayet tehlikelidir. Bundan Allah'a sığınırız. Olsa olsa bir hatadan söz edebiliriz. Bir başka husus da biz Müslümanlar olarak, vazifemizi yanlışları bulma ve ikaz etme ile sınırlandıramayız. Asıl vazifemiz bize ait olanı ihya etmektir. Bunun için herkes çalışmalıdır.
Sizi tebrik ederim, Peygamber aleyhisselamın hatrı için nefsinin arzusundan vazgeçen kadın olarak dirilmek sizin kazancınız olacaktır biiznillah. Ne mutlu size! Evet, tespitinizde haklısınız; şeytan eşinize: “nasıl olsa o alttan alacak” dedirtir. Bunun da yakın zamanda çözümü olmaz. Siz önce şunu yapın: Eşinize, bu tavrınızın sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizin yüce hatrı ve sünnetine uymak için olduğunu ve ölmeden de onun sünnetini terk etmeyeceğinizi söyleyin. Uygun bir zamanda ve tatlı bir dille bunu izah edin. Böylece bir sünneti de hatırlatmış olun. Bir ihtimal kalbi yumuşayabilir. İkinci olarak da mesela öğlen namazını her gün her gün kılmaktan bıkmadığınız gibi bundan da bıkmayın. Bir ecir kaynağı için nasıl “hep ben yapıyorum!” diyebilirsiniz? Aman şeytan sizi boş bulunurken yakalamasın, aman ha!
Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbinin rahat ettiği işi yapar. Zorlama ile din olmaz. Bırakın kimin ne ile amel ettiğini, siz tututğunuz dalın sağlam olduğuna inanıyorsanız onu salmayın.
Selamünaleyküm. Sadece mü'minleri değil, bütün insanları kuşatan bir merhamet anlayışı ile yaşamak imanımızın gereğidir. Ne var ki, sizin gibi bir öğrencinin böyle bir sorumluluktaki hissesi mesela bir zenginin, bir üst seviyede bürokratınki ile aynı olamaz. Sizin bir âlime olarak yetişmeniz, ilminizi Allah için kullanmanız, akademik unvanlara takılmamanız şeytan için büyük bir yenilgi olacağına göre sizin, şu zikrettiğiniz gibi yetişmeniz, yapacağınız kermesten ve benzeri faaliyetlerden daha değerlidir. Bir başka mesele de, gençler böyle faaliyetleri yapıyorlar ama sonunda mesela kendi düğünlerine gelince Somali'de bir kasabayı doyurabilecek israfı yapmayı da kaçırmıyorlar. Demek istiyorum ki, işin edebiyatı ile uygulaması arasında fark olmamalı ki, samimiyetimize melekler inansınlar. Gayret ediniz ama ilk gayretiniz takva ile bezenmiş bir ilim için olsun. Çünkü sizin takva ile bezenmiş ilminizle biiznillah bir kurtuluş bekleme umudumuz olur. Allah'a emanet olunuz.