Fetva Meclisi
Soru
Ben büyük çoğunluğu ateist olan bir ülkede yaşıyorum, insanların gözü önünde namaz kılmak onların bakışları yüzünden çok rahatsız edici oluyor. Namaz için uygun yer bulmakta güçlük çekiyorum. Dinimizde tuvalette namaz kılmaya izin var mı? Engelliler için yapılmış tuvaletler geniş ve çok temiz oluyor, hiçbir koku falan da olmuyor. Yere temiz bir şey sererek onun üzerinde namaz kılsam olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Namazınız hususunda sitem işitmeniz normaldir. Elbette, ibadetimiz hususunda gerekiyorsa hapse de gireceğiz ama çok dikkat edin laubalilik nedeniyle namazınıza ve dininize sataşılmasın. Sadece farzları kılın, en çabuk olacak şekilde kılın.
Evet, nadiren de olsa böyle bir durum olabilir. Allah muhtaç etmesin. Günümüzün özellikle banyoları normal oda gibi yapılmaktadır. Böyle yerlerde namaz kılınan yer necaset barındırmıyorsa, kıble de uygun düşüyorsa namazı kaçırmaktan ise orada namaz kılınır.
Namazı hayatımızın esası olarak görmemiz şarttır. Prensip olarak namazı sorun etmeyen bir iş bulmaya çalışalım. Onu buluncaya kadar da namazı kılınması caiz olan her yerde kılabilir. Sadece farzlarını kılabiliyorsak o da olur. Tuvaletin, bir seccade serilecek kadar mekânı varsa orada namaz kılabilirsiniz. Ama namazı daha onurlu tutan iş bulun. Allah'a emanet olun.
Elbette, normal zamanlarda o kıyafeti giymiyorsundur. Dolayısıyla bu sorun, senin günlük mesai içinde namaz kılarken ki durumla alakalıdır. O durumda da: Üzerinde bir necaset yani tuvalet atığı diyebileceğimiz bir necaset biliyorsan namaza durma. Necaset ile pislik arasını da ayır. Seninki necaset değil pisliktir. Temiz olmaya çalış, namaz kaçırma riski varsa o elbise ile namazını kıl. Allah kabul buyursun.
Yolculuk ve benzeri ağır bir zaruret olmadıkça farz namazlar arabada caiz değildir. Arabada kılındığında da ruku ve secde için baş eğilerek namaz kılınabilir. Ayakkabılar çıkarılırsa necasetten uzak kalma açısından doğru olan yapılmış olur.
Sözünü ettiğiniz konum ve ortam mümin için kabul edilebilir ve bulunulabilir bir ortam değildir ama daha sonra namaz kılmanıza da mani değildir. Namaza devam edin, o ortamdan da uzak durun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Bunları bırakın ve şuna bakın: Tevbe edip bundan sonrasını toparlayabiliyor musun? Asıl olan budur. Geçmişe tevbe et. Bundan sonrasını temiz yaşa ve korkma; kim ne sorarsa sorsun.
Erkek/kadın olarak değil de kul olarak bakın meseleye. Erkeğin şu yönü şu kadar kadının da şu yönü şu kadar şeklinde bir fark olabilir ama neticede imtihan olma açısından bakıldığında aynı ortalamayı bulursunuz.
Selamünaleyküm. Siz bu meselede kendinizi Allah'ın imtihanı karşısında şeytanın tuzakları ile başbaşa kalınca ne yapacağınız konusunda değerlendirin. Öyle durumlarda günah olduğunu bildiğiniz bir işten geri duramıyorsanız ne zaman ve nerede duracaksınız? Mü'min, fren sistemi olmayan bir araca binmez. Kedinizi toparlayıp mü'mince düşünmeye gayret etmelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. a- Sözünü ettiğiniz hadisin daha sahih kaynağı Buhari'dir. Hadiste sahihlik açısından bir sıkıntı yoktur. b- Hadisin gösterdiği işaretlerden biri fesatçıların gıybetinin caiz olmasıdır. Sözü edilen kişi Uyeyne bin Hısn veya başka biri, kabilesinin önde gelenlerinden ama şerli bir kişi idi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iyi bir mü'min olma umudu ile ona hak etmediği halde hoş davranmıştır. c- Hadisin ortaya çıkardığı ikinci netice mü'min tavrı olarak MÜDARAT'tır. Müdarat, din veya dünya işlerinden biri için dünyalıktan feda etmektir. Aynı şey dünyalık bir şey uğruna dinden feda etmek şeklinde olursa buna MÜDAHANE denir ki o makbul değildir. Netice olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o kişinin hem herkesçe bilinmesini sağlamış hem de şerrinden emin olunacak şekilde ona tatlı bir dil kullanmıştır. Olmayan bir şeyi var göstermesi de söz konusu değildir.
Aleykümselam. Kış mevsiminde insanın bedeni grip nedeniyle bitkin düşebileceği gibi imanımız ve kişiliğimiz de zaman zaman böyle mevsimler yaşayabilir. Bu durum, hayatın akışı içerisinde normaldir. Dinimiz bize bu durumlarda 'bittin' demiyor. 'Kalk ve yürü!' diyor. Şeytan ise size bittiğinizi ve işe yaramayacağınızı ikna etmeye çalışıyor. Siz neden şeytanı dinliyorsunuz ki? Kendinizi toparladığınızda bu geçecek ve eskisinden iyi olabilecek imkâna sahipsiniz. Merak etmeyin; grip geçer ve yeniden delikanlı olabilirsiniz. Umudunuzu tüketmeyin. Direnin.
Hadis sahih olarak bilinmemektedir ama mevzu bir hadis de değildir. Zayıflık ile hasen arasında bir yerdedir. Zemzem, sıradan bir su değildir. Mü'min için hadislerle sabit olan bir değeri vardır. İman açısından sıkıntılı olan birinin manevi değeri olan bir suya o mantıkla bakması mümkün olmaz, istese de içinden gelerek zemzemi doyasıya içemez.