Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben 20 yaşındayım. Bundan 2-3 sene öncesine kadar sosyal medya üzerinde birçok kez karşı cinsle konuştum; kimi ile sevgili oldum. Ama bu ilişkiler hep internet üzerinden oldu, yüzyüze veya telefonla hiçbiri ile görüşmedim, sadece biri ile telefonda görüştüm. Benim vicdanım çok rahatsız, ilerde eşim sorduğunda ne cevap vereceğim bilmiyorum, onun karşısına nasıl çıkacağım bilmiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Önce bu büyük günah ve çirkinlikten dolayı muhteşem ve kalıcı bir tevbe ile tevbeye sarıl. Ama ölesiye bir tevbe olsun. Şunu da bil, Müslüman kızın sevgilisi olursa en azı böyle olur sonuç. İkinci olarak da bu ayıbı kendinden bile gizle, kendinden.
Tevbe ortamını oluştur. Tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeli bir mü'min olarak yaşa. Tevbeden sonrasını da Allah’ın rahmetine bırak. Tevbeden sonra da işi vesveseye dönüştürme.
Tevbe etti isen ve tevbende samimi isen tevbeyi kendisine karşı yaptığın Rabbine güvenmen gerekir. Böyle bak meseleye.
Selamünaleyküm. Neden asıl çare olan evlenmeyi düşünmüyorsunuz? Hemen evlenin hemen! Sonra da milyar kere yıkılsanız da Rabbinize dönmekten başka çareniz olmadığını bilin. Evlenin ve sizi kışkırtan ortamlardan uzak durun.
Aleykümselam. Geçmişten tevbe etti isen onları unutman gerekiyor. Aksi takdirde hâlâ tevbe etmedin de izleri gitmiyor gibi olur. Nişanlınla ilgili de bu kural geçerlidir.
Sen tevbeni yap. O tevbeyi hayatın, ahiretin bil. Öl, diril, yine öl yine diril ama tevbenden vazgeçme. Bu tevben ile de Allah’a güven, affına sığın. Geçmişini tevbe ile temizledikten sonra kimseye ama hiç kimseye o geçmişe ait şeylerden konuşma. Sus! Eş adayı gibi biri sorduğunda yalan da söyleme. Mesela “melekler kadar temizim” de deme. Yalan da yok. “Allah korkusu ile yaşamayı yeni öğrendim, sıradan insanlar gibi bir hayat yaşıyordum” türünden bir cevap ver. Ayrıntı üzerinden seni sıkıştıran olduğunda anla ki o senin eş adayın değil. Ve Allah’a güvenerek yoluna devam et.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz bu meselede kendinizi Allah'ın imtihanı karşısında şeytanın tuzakları ile başbaşa kalınca ne yapacağınız konusunda değerlendirin. Öyle durumlarda günah olduğunu bildiğiniz bir işten geri duramıyorsanız ne zaman ve nerede duracaksınız? Mü'min, fren sistemi olmayan bir araca binmez. Kedinizi toparlayıp mü'mince düşünmeye gayret etmelisiniz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Necasete temas edilmedikçe yani görünürde temiz duran bir yerde kıbleye yönelerek namaz kılmak zaruret durumunda mümkündür. Allah yardımcınız olsun. Yalnız bu zarureti mümkün olduğu kadar en uç noktada kullanmaya çalışın. Namazınız sizin kompleksiniz olmasın.
Aleykümselam. a- Sözünü ettiğiniz hadisin daha sahih kaynağı Buhari'dir. Hadiste sahihlik açısından bir sıkıntı yoktur. b- Hadisin gösterdiği işaretlerden biri fesatçıların gıybetinin caiz olmasıdır. Sözü edilen kişi Uyeyne bin Hısn veya başka biri, kabilesinin önde gelenlerinden ama şerli bir kişi idi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem iyi bir mü'min olma umudu ile ona hak etmediği halde hoş davranmıştır. c- Hadisin ortaya çıkardığı ikinci netice mü'min tavrı olarak MÜDARAT'tır. Müdarat, din veya dünya işlerinden biri için dünyalıktan feda etmektir. Aynı şey dünyalık bir şey uğruna dinden feda etmek şeklinde olursa buna MÜDAHANE denir ki o makbul değildir. Netice olarak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o kişinin hem herkesçe bilinmesini sağlamış hem de şerrinden emin olunacak şekilde ona tatlı bir dil kullanmıştır. Olmayan bir şeyi var göstermesi de söz konusu değildir.
Erkek/kadın olarak değil de kul olarak bakın meseleye. Erkeğin şu yönü şu kadar kadının da şu yönü şu kadar şeklinde bir fark olabilir ama neticede imtihan olma açısından bakıldığında aynı ortalamayı bulursunuz.
Şükür adına yapabileceğiniz en güzel şey namazları aksatmamaktır. Her namazın kendisi bir şükürdür. Zekât vermeniz gerekirse verdiğinizde şükretmiş olursunuz. Kur'an okumayı ilerletirseniz okuduğunuz Kur'an da şükürdür. Dilinizle yaptığınız 'Allah'ı öven her ifade' şükürdür. Özel bir şükür paketine gerek yoktur.
Aleykümselam. Kış mevsiminde insanın bedeni grip nedeniyle bitkin düşebileceği gibi imanımız ve kişiliğimiz de zaman zaman böyle mevsimler yaşayabilir. Bu durum, hayatın akışı içerisinde normaldir. Dinimiz bize bu durumlarda 'bittin' demiyor. 'Kalk ve yürü!' diyor. Şeytan ise size bittiğinizi ve işe yaramayacağınızı ikna etmeye çalışıyor. Siz neden şeytanı dinliyorsunuz ki? Kendinizi toparladığınızda bu geçecek ve eskisinden iyi olabilecek imkâna sahipsiniz. Merak etmeyin; grip geçer ve yeniden delikanlı olabilirsiniz. Umudunuzu tüketmeyin. Direnin.