Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yirmi üç yaşında genç bir kızım. Zamanında cahilliğimden bazı sevgililerim oldu. Onlarla sadece öpüştüm ama çok tövbe ettim. Şimdi nereye gitsem günahım aklımda ve sürekli huzursuzum. İbadetlerimi yapıyorum ve inşallah tesettüre de gireceğim. Ben öpüştüğüm için kirli bir insan mıyım? Bunu düşünmeden nasıl yaşayabilirim?
Cevap
Benzer fetvalar
Pişmanlık çok güzeldir ancak bunu vesvese haline getirmeyin. Tevbe ettikten sonra hayata dönün ve daha güzel bir kul olma mücadelenizi sürdürün. Aynı hatalara düşmemek için günahlı ortamdan ve günaha düşecek sebeplerden uzak durun. Allah mağfiret buyursun.
Önce tevbe gerçekleşmeli, tevbe! Ebediyen tekrar etmemek üzere tevbe ile temizlenilmelidir. Şu da anlaşılmalı ki, şeytanın şakası yoktur. Bir okyanus suyu bir iğne deliğinden geçirebilir o. Bunu unutmak yok! Sırf bu nedenle o hanımla evlenmeniz gerekmez. Sen ve o tevbenizi edin, bu olayı ebediyen gizleyin. Değil başkalarından kendinizden bile gizleyin. İbadetlerle ve iyi bir mü'min hayatla bunu silmiş olun. Tekrar buluşabileceğiniz ortamlardan uzak kalın. Allah yardımcınız olsun.
Kaç defa bozmuş olursan ol tevbeni yine sonunda tevbe etmiş bir halde ol. Tevbe hali içinde olmak için asla geçmişteki tevbelerini sayma. Çünkü ne kadar tevbeni bozmuş olursan ol tevbe kapısı sen hayatta olduğun sürece açık bir şekilde seni bekliyor olacak. Kalbin Allah'a karşı o mahcubiyeti hissetsin. Bu mahcubiyetin kulluğunun kalitesini arttırsın. Kendine salih arkadaşlar edin. Onlarla düzenli olarak bir araya gelip sohbet edin, Allah'ı anın. Seveceğin meşguliyetler edin. Boşlukta kalma. Düzenli Kur'an oku. Anla. Yaşa. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Selamünaleyküm. Bunları bırakın ve şuna bakın: Tevbe edip bundan sonrasını toparlayabiliyor musun? Asıl olan budur. Geçmişe tevbe et. Bundan sonrasını temiz yaşa ve korkma; kim ne sorarsa sorsun.
Dipdiri bir tevbe etmen ve o tevbeyi ölünceye kadar koruman yeterlidir. İbadetlerini yap ve Allah’a yakın olmaya bak. Bugün için senin yapacağın budur. Allah seni muhafaza buyursun.
Tevbe etti isen, tevbeni canın biliyorsan mesele yoktur. Eş adayına da eskiden açık olduğunu söylemelisin. Bekâretine bir zarar gelmedi ise ona geçmişini sadece açık olduğunu söyleyerek özetle ve bir daha da kimseye ölünceye kadar geçmişini izah etme sakın. Şeytana kulak asma. Tevbeli yoluna devam et. Allah seni korusun, kalbine huzur indirsin.
istiğfar konusundaki diğer fetvalar
İnşaallah imana zarar veren bir tehlike yoktur. İstiğfar edin. Ölüm ve ahiretle alakalı şakalardan uzak durulmalıdır. Allah Teâlâ hepimizi dilin afetlerinden muhafaza buyursun.
Sigara içerken Allah’ın adını anmak asla yakışık almaz, bunu bir daha yapmayın, yaptıklarınız için de istiğfar edin.
Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.
Geçmişte bilmeden ya da gafletle küfre düşürücü bir söz ya da amel işlenmiş olabilir. Ama sen pişman olmuş, tevbe etmiş ve kelime-i şehadet getirmişsin. Bu bir kere samimiyetle yapıldıysa yeterlidir. “Günahtan tevbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mâce, Zühd 30) Öyleyse sürekli tecdîd-i iman, sürekli şehadet getirme şart değildir. Bu noktadan sonra şeytanın seni vesveseye sokmasına müsaade etme. Aklına gelen “acaba küfre düştüm mü” düşünceleri vesvesedir. Efendimiz aleyhisselam buyurur ki: “Şeytan sizden birine gelir ve ‘Şunu kim yarattı? Şunu kim yarattı?’ der. Nihayet ‘Rabbini kim yarattı?’ noktasına kadar gelir. İşte böyle bir vesvese geldiğinde kişi hemen ‘Allah’a sığındım’ desin ve orada dursun.” (Buhârî, Bed’ül-Halk 11) Aynı şekilde, geçmişe dair "Şunu demiş miydim, imanım bozuldu mu?" diye sürekli düşünmek, imanla değil vesveseyle ilgilidir. Bir defa samimi bir şekilde tecdîd-i iman yaptın mı? Evet. O halde yeterlidir. Bundan sonra her vesvesede “iman ettim, Rabbime sığındım” de, bırak. Şüphe geldiğinde “tamam, imanımı bozmadım, Rabbim beni biliyor” diyerek gönlünü rahatlat. Şüpheyi büyütme, karıştırma, analiz etme. Çünkü vesvese düşünmeyle değil, görmezden gelerek yenilir.