Fetva Meclisi
Soru
Hocam, ben maalesef sigara kullanıyorum ve bazen sigara içerken salavat getiriyorum ya da zikir çekiyorum. Bu okuduğum zikir ve salavatlar kabul olur mu? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Sigara haramdır.
Allah Teâlâ kabul buyursun. Zikir, namaz gibi ara verince bozulan bir ibadet değildir. Benzer bir şekilde ara verince kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. En iyi olanı hiç ara vermemek olsa da verilen ara zikri bölmez.
Selamünaleyküm. Önce iradenizi yenileyin. Paranız varsa on fakiri yedirin veya giydirin. Yoksa üç gün oruç tutun. Tevbe edin. Tekrar yapmayın.
Abdest ile zikir yapmanın daha iyi olacağı kesindir ama Kur'an okumak, zikir yapmak veya salavat getirmek için abdest şart değildir.
Selamünaleyküm. Bu ayrımı ne kadar yapabileceksiniz bir kere? Yapabilirseniz iyi olur.
Selamünaleyküm. İkaza ve tatlı dille nasihate devam edeceğiz.
istiğfar konusundaki diğer fetvalar
İnşaallah imana zarar veren bir tehlike yoktur. İstiğfar edin. Ölüm ve ahiretle alakalı şakalardan uzak durulmalıdır. Allah Teâlâ hepimizi dilin afetlerinden muhafaza buyursun.
Tevbe ortamını oluştur. Tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeli bir mü'min olarak yaşa. Tevbeden sonrasını da Allah’ın rahmetine bırak. Tevbeden sonra da işi vesveseye dönüştürme.
Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.
Geçmişte bilmeden ya da gafletle küfre düşürücü bir söz ya da amel işlenmiş olabilir. Ama sen pişman olmuş, tevbe etmiş ve kelime-i şehadet getirmişsin. Bu bir kere samimiyetle yapıldıysa yeterlidir. “Günahtan tevbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mâce, Zühd 30) Öyleyse sürekli tecdîd-i iman, sürekli şehadet getirme şart değildir. Bu noktadan sonra şeytanın seni vesveseye sokmasına müsaade etme. Aklına gelen “acaba küfre düştüm mü” düşünceleri vesvesedir. Efendimiz aleyhisselam buyurur ki: “Şeytan sizden birine gelir ve ‘Şunu kim yarattı? Şunu kim yarattı?’ der. Nihayet ‘Rabbini kim yarattı?’ noktasına kadar gelir. İşte böyle bir vesvese geldiğinde kişi hemen ‘Allah’a sığındım’ desin ve orada dursun.” (Buhârî, Bed’ül-Halk 11) Aynı şekilde, geçmişe dair "Şunu demiş miydim, imanım bozuldu mu?" diye sürekli düşünmek, imanla değil vesveseyle ilgilidir. Bir defa samimi bir şekilde tecdîd-i iman yaptın mı? Evet. O halde yeterlidir. Bundan sonra her vesvesede “iman ettim, Rabbime sığındım” de, bırak. Şüphe geldiğinde “tamam, imanımı bozmadım, Rabbim beni biliyor” diyerek gönlünü rahatlat. Şüpheyi büyütme, karıştırma, analiz etme. Çünkü vesvese düşünmeyle değil, görmezden gelerek yenilir.