Fetva Meclisi
Soru
Hocam annem şaka amaçlı abinle çok çalışın bir ev beğendim bana alın dedi, ben de ona küçükken anneanneme üç katlı ev alma sözü vermiştim kadın öldü, sana da söz vermeyeyim ki yaşa dedim. Sonrasında batıl bir şaka yapmış olabileceğim içime dert oldu ve sözümü düzeltmeye çalıştım. Ben bazı sözlerimi böyle içime dert ediyorum hatta inanın uykularım kaçacak kadar dertleniyorum. Asla batıla inanmam her şey Allah’tandır bilirim ama bazen boşboğazlık edebiliyorum. Bu söz imanıma zarar verir mi? Kişinin kalbi temiz olsa bile ağızdan küfre düşürebilecek söz çıktı mı dönüşü olmaz iman gider diyen siteler görüyoruz. Bunun hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah annenizi mağfiret buyursun. Siz onun günahını tartışmayın. Size göre annenizdir. Aranızda da, kimse ile de onun geçmişini konuşmayın. Siz, annenizin hiçbir şeyi yokmuş gibi evlatlığınızı yapın. Onun için istiğfar edin. Şu anda bu fani alemde onun için yapılabilecek tek şey belki de sizin onun için istiğfar etmenizdir. En büyük günahlardan biri ile en büyük mağfireti olan Allah'ın kapısına gitti. Sizin istiğfarınız, duanız., sadakalarınız onun için tek kaynak olmaya devam edecektir. Evinizde ve çevrenizde onun bu durumunu hiç konuşmayın ki, sizin durumunuz çocuklarınıza karşı yıpranmasın. Anneniz o ağır günaha rağmen iman sahibi idiyse kurtulur inşaallah.
Özellikle boşamayı kast etmedikçe bu sözlerin nikâha zararı olmaz.
Selamünaleyküm. Bir miktar battınız diye neden sonuna kadar batmaya meylediyorsunuz? Bundan sonra sıfırdan devam etmeye çalışmalısınız. Allah, ölüleri bile diriltiyorken siz neden kendinizi dirilmez gibi göresiniz? Acilen toparlanmalısınız. Kendinize saliha hanım arkadaşlar bulun, onlarla istişareler edin, çevrenizi değiştirin.
Bu konudan uzak durmanı tavsiye ederim size. Bu bir görümce düşmanlığı olarak duyurulur. Yarınki muhtemel bir olay sana mal edilir. Kadın dünyasının ayarları gayet hassastır, başına dert alma. Sen tebliğini yaptın, doğruyu söyledin. Bir kere de kardeşlerine dikkat etmeleri gerektiğini söyle ve kenara çekil. Sorumluluk artık anne babanda olur. İşte imtihan bu, bunu anlamak durumundayız.
Aleykümselam. Bu tür meselelerde şeytana yol açmamak için mesafeli durmayı bilmeniz gerekir. Ayda iki kere buluşuyordu iseniz bire düşürün onu. İki saat bir arada kalıyordu iseniz bir saate indirin. Üç konudan birini konuşmamaya çalışın. Mesafe koyun, seviye koyun. Daha değerli olursunuz vebalden de kurtulursunuz.
Bir kere eşinizde iman bulunduğunu siz de söylüyorsunuz. Bütün çirkefliğe rağmen biiznillah o dönecektir. Yeter ki siz sabredin ve işi inada dönüştürmeyin. Sık sık her gün aynı tartışmalar hiç bir sonuç getirmez bilakis kötülüğün kökleşmesine sebep olur. Yapacağınız en önemli iş, eşinizin size cinsel bir kilitle kilitlenmesidir. Kendinizi, internetteki kadınlardan daha cazip, daha bakımlı ve çekici yapmaya mecbursunuz. Bunu da lafla ve reklamla yapamazsınız. Bedeninizi kullanın ağzınızı susturun. Gözlerinizin birini kullanmayın, bir kulağınız duymasın. Tartışmaya girmenizin bir yararı olmayacak, boşuna kendinizi yıpratmayın. Eşinizi bir hasta gibi görmeye çalışın. Sizin bedeniniz, onun gözünde vazgeçilemez bir nimet olarak yer edinirse kısa zamanda iyi bir eşle karşılaşabilirsiniz. Unutmayın, onu siz kurtaracaksınız. Onun şifası sizsiniz. Siz de sabır ve gayretle yol alabilirsiniz. Sakın korkmayın, umutsuz olmayın. Bir de dönüş sürecine girdiğinde kalkıp 'biliyor musun...' diye eskiyi hatırlatır sözler kullanmayasınız. Yarayı kaşıttıkça kaybeden siz olacaksınız.
istiğfar konusundaki diğer fetvalar
Tevbe ortamını oluştur. Tevbe et. Tevbeni koru. Tevbeli bir mü'min olarak yaşa. Tevbeden sonrasını da Allah’ın rahmetine bırak. Tevbeden sonra da işi vesveseye dönüştürme.
Sigara içerken Allah’ın adını anmak asla yakışık almaz, bunu bir daha yapmayın, yaptıklarınız için de istiğfar edin.
Yaptığın yanlış ve günah bir iştir. Ama onun gibi bir günah iş de Allah’tan umut kesmendir. Ne olursa olsun, ne kadar olursa olsun, nerede olursa olsun sen tevbede samimi olduğun sürece Allah’ın kapısı sana açıktır. Zaten senin tek kurtuluşun Allah’ın kapısıdır, onun rahmet ve mağfireti seni kurtaracaktır. Sen ise o kapıyı ihmal ediyorsun veya yanlış değerlendiriyorsun. Önce bundan kurtul yani Allah beni sildi deme aksine o varken ben kurtulurum de. Böyle bakmaya çalış. Böyle bir direnç gösterirsen biiznillah takıldığın şeyi de bırakırsın. Kendine farklı meşguliyetler üret. O his sana ne zamanlar ve nerelerde geliyor olduğunu tespit et. Sen de o zaman ve durumları başka şeylerle doldur. Namazlarına dikkat et. Çokça Kur'an oku. Zikirler yap. Allah yardımcın olsun.
Geçmişte bilmeden ya da gafletle küfre düşürücü bir söz ya da amel işlenmiş olabilir. Ama sen pişman olmuş, tevbe etmiş ve kelime-i şehadet getirmişsin. Bu bir kere samimiyetle yapıldıysa yeterlidir. “Günahtan tevbe eden, o günahı hiç işlememiş gibidir.” (İbn Mâce, Zühd 30) Öyleyse sürekli tecdîd-i iman, sürekli şehadet getirme şart değildir. Bu noktadan sonra şeytanın seni vesveseye sokmasına müsaade etme. Aklına gelen “acaba küfre düştüm mü” düşünceleri vesvesedir. Efendimiz aleyhisselam buyurur ki: “Şeytan sizden birine gelir ve ‘Şunu kim yarattı? Şunu kim yarattı?’ der. Nihayet ‘Rabbini kim yarattı?’ noktasına kadar gelir. İşte böyle bir vesvese geldiğinde kişi hemen ‘Allah’a sığındım’ desin ve orada dursun.” (Buhârî, Bed’ül-Halk 11) Aynı şekilde, geçmişe dair "Şunu demiş miydim, imanım bozuldu mu?" diye sürekli düşünmek, imanla değil vesveseyle ilgilidir. Bir defa samimi bir şekilde tecdîd-i iman yaptın mı? Evet. O halde yeterlidir. Bundan sonra her vesvesede “iman ettim, Rabbime sığındım” de, bırak. Şüphe geldiğinde “tamam, imanımı bozmadım, Rabbim beni biliyor” diyerek gönlünü rahatlat. Şüpheyi büyütme, karıştırma, analiz etme. Çünkü vesvese düşünmeyle değil, görmezden gelerek yenilir.