Fetva Meclisi
Soru
Zihinsel engellilerin ve çocukların ahiretteki durumu nedir? Cennet ehli iseler bizler hayatta iken cennet ehli insanı görmüş mü oluyoruz?
Cevap
Benzer fetvalar
Cennete girenler için bir sorun yok. Orada kim kiminle olmak istiyorsa onunla olacak. Ama cennetle cehennem arasında bir gitgel mümkün değil. Oradakiler başkaları olarak ebediyen kalacaklar. Çok gayret edelim, çok çaba gösterelim. Konuşulduğu gibi hafif bir olay değil ahiret!
Dünyada evlenememiş olanlar için Allah, cennette onların kalplerine uygun eşler yaratır. Çünkü cennette hiçbir eksiklik ve mutsuzluk yoktur. Bir kadın ve erkek dünyada birbirini sevmiş fakat çeşitli nedenlerle evlenememişse, bu sevgi ahlaki ve İslami ölçülere uygun bir sevgi ise, Allah onların cennette kavuşmalarına imkân verebilir. Çünkü cennette insanlar, dünyada eksik kalan şeyleri tamamlarlar ve hiçbir mutsuzluk yaşamazlar. Dolayısıyla sevdiğiniz kimseyle dünyada kavuşamasanız bile cennette Allah’ın rahmetiyle kavuşma ihtimaliniz vardır. Önemli olan, bu dünyada salih amel işleyerek cennet ehli olmaya çalışmaktır. Gerisi kolay.
Aleykümselam. Boşuna üzülmüşsün. Ahiret alemi neyin nasıl olacağını ayrıntıları ile bilemediğimiz bir yerdir. Âlimlerin tahminleri üzerinden fikir yürütmeye gerek yoktur. Kendimize ve orada ne olacağımıza daha çok bakmalıyız. Allah Teâlâ size sabırlar, kardeşinize de afiyetler ihsan etsin.
Bu bakış hiç doğru değildir. Neticede bu Allah’ın azaplarından bir azaptır. İman edene de gelir, etmeyene de gelir. Bundan daha vahimi ölüm değil midir? İman edenler ölmüyor mu? Bu yaşadığımız dünya hayatında mü'mine ayrı kâfire ayrı işlem yapılmıyor. O dediğiniz ahirette olacak inşaallah; orada mü'minler Allah’ın nimetlerini ebedi olarak tadacaklar. Burası dünyadır orası da cennettir. Bu musibetler mü’minlere geldiğinde iyilerin derecesini arttırır, günahkârların günahlarını düşürür; ahirete kazanmış olarak giderler. Kâfirlere geldiğinde ise çektikleri eziyetle ahirete giderler, bir kazançları olmaz. Afetleri bir ayıplama konusu olarak değerlendirmek yanlıştır. Bu ümmetin en iyileri olan sahabelerden niceleri benzer afetlerle Rablerine gittiler. Değerlendirmeleri yaparken duygusallıktan uzak yapmak gerekir. Allah Teâlâ bütün insanlığı afetlerden muhafaza buyursun, gelen afetleri de ıslahımıza vesile kılsın.
İman ve ahlâk sıkıntısı yaşayanlarla insan olarak ilişki içinde olabiliriz/olmalıyız da. Şunu da unutmamak zorundayız: Biz de insanız, onların etkilendiği gibi biz de etkilenebilir ve onlar gibi olabiliriz. Bu nedenle ‘insanî ilişki’ düzeyinde ve seviyeli bir beraberliğimiz olmalıdır. Onları ıslah etme gayretimiz bile bir risktir. Bugün onları kınadığımız şeyleri yarın biz yapıyor olabiliriz. Neticede bir mikrop her şeyi bitirebiliyor.
Ahireti dünya penceresinden izlemek ve düşünmek mü'minin sıfatlarından değildir. Amacımız sadece Rabbimizin rızasını kazanmaktır. Hedefimiz cennete girmektir. Allah'tan başkasının cevabını bilmediği şeylerin peşine düşmek ise sadece cennetle aramızdaki engeldir. Mü'minin tek görevi imanına uygun hayat yaşamasıdır. Bırakın nelerle karşılaşacağımızı bizi ve ahireti yaratan belirlesin.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Orada bir doldurma yapılacağı biliniyor ama neyin yerine ne konacağı hakkında bilgimiz yoktur.
Nafile namazların farzlardaki eksikleri tamamlamada kullanılacağı bilgisi doğrudur ama kaç rekat kaç rekata sayılacak şeklinde bir bilgimiz yoktur. Bunlar ahirete müteallik meselelerdir, buraların ölçüleriyle tartışılması doğru olmaz.
Her şeyin aslı imandır. İmanı bulunan ama ibadet eksikliği olan için hayır kapıları açıktır.
Cennet, cennete girenlerin HER İSTEDİĞİNİN gerçekleşeceği yerin adıdır.
Kati bir kural olarak şunu bilelim: Tevbe, samimi ise geride günah bırakmaz! İslam, geçmişi kapatır. Tevbe etmiş bir mü'min, günahı ne olursa olsun ahirete temiz gider. Zikrettiğiniz sorunların hepsi (birinci ve ikinci sorular) tevbe etmeden gidenler içindir. Tevbenin şartları yerini bulsun ve geciktirilmesin yeter ki.