Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.
Hâkka سُورَةُ الحَاقَّةِ · 47
Arapça metin
فَمَا مِنكُم مِّنْ أَحَدٍ عَنْهُ حَٰجِزِينَ
Okunuşu
femâ minküm min ehadin anhü hâcizîn.
Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni ve sesli okumayı esas alınız.
Sesli dinle
Mealler
Hiçbiriniz buna mani de olamazdınız.
Artık buna mani olamazdı sizden hiçbir kimsecik.
Tefsir
“Elbette onu kıskıvrak yakalardık” diye tercüme ettiğimiz 45. âyetteki yemîn kelimesi sözlükte “sağ taraf, sağ el” anlamına gelir. Kelime mecazen “güç, kuvvet” mânasında da kullanılmaktadır (Kurtubî, XVIII, 275). 46. âyetteki vetîn ise “ büyük atar damar ” demektir; bu damar kesildiğinde canlı ölür. Allah Teâlâ…
Hâkka 44-47. ayetlerin tam tefsirini okuyun<i>Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 450</i>
Hâkka suresi 47. ayet, Kur'an-ı Kerim'in Hâkka suresinde yer alır. Bu sayfada Hâkka 47. ayetin Arapça metnini, Türkçe mealini ve tefsir/dipnot açıklamalarını bulabilirsiniz. Hâkka suresi Mekke'de (Mekkî) inmiştir ve toplam 52 ayetten oluşur.
Meali: "Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız."
Bu sayfadaki mealler Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından derlenmiştir. Hâkka suresinin önceki ve sonraki ayetlerine de bu sayfadan geçiş yapabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hâkka suresi 47. ayetin meali (anlamı) nedir?
Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.
Hâkka 47. ayetin okunuşu nasıldır?
femâ minküm min ehadin anhü hâcizîn. (Latin harfli okunuş yaklaşıktır; doğru telaffuz için Arapça metni esas alınız.)
Hâkka suresi kaç ayettir?
Hâkka suresi toplam 52 ayetten oluşur ve Mekke'de (Mekkî) inmiştir.
Hâkka suresi nerede indi (Mekkî mi Medenî mi)?
Hâkka suresi Mekke'de (Mekkî) indirilmiştir.
Hâkka 47. ayet hangi meal kaynaklarına göre verilmiştir?
Bu ayetin Türkçe meali Diyanet İşleri, Diyanet Vakfı, Gölpınarlı kaynaklarından alınmıştır.
Benzer ayetler
وَلَمْ نَكُ نُطْعِمُ ٱلْمِسْكِينَ
"Düşkün kimseyi doyurmuyorduk."
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُۥٓ أَحَدٌۭ
Hiç kimse O'nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
وَلَا يَسْـَٔلُ حَمِيمٌ حَمِيمًۭا
Hiç bir dost diğer bir dostunu sormaz.
وَمَا هُمْ عَنْهَا بِغَآئِبِينَ
Oradan bir daha ayrılamazlar.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍۢ
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًۭا فَـَٔاوَىٰ
Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?