Fetva Meclisi
Soru
Selamünaleyküm. Kızım tam 7 yaşında. Ara ara namaz kılıyor, şu an namazları konusunda ne yapmalıyız? Çocuk Sopası dersinizdeki önerilerinize göre ön hazırlıklarda eksiğimiz yok gibi elhamdulillah. Ne önerirsiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah yardımcınız olsun, işinizi kolay etsin. Çocukların yirmi beş yaşlarına kadar çıkarabilecekleri sorunlardan biridir bu sorun. Önünüzde iki seçenek var: Ya çocuğunuzu tavizsiz, bildiğiniz doğrunun gereği üzere namazla buluşturacaksanız ya da siz esneterek ve bu durumu görmüyor gibi yaparak sonunda namaz ehli olması için uğraşacaksınız. Birincisinin sonucunu zikretmek bile istemem; çocuğu temelden kaybedebilirsiniz. Ne namaz kalır ne kendisi, maazallah. İkinci yöntemi muhakkak uygulayın: - Sık sık olmamak kaydıyla namazı hatırlatın. Kılmadığında üzerine gitmeyin. - Sadece namaz konuşan bir anne baba asla olmayın. Konular renklenip dursun; en az boya çeşitleri kadar... - Her şeye ve her sonuca rağmen asla cezalandırmaya gitmeyin. Yüzüne yüzüne kınamayın onu. Kardeşi veya kuzeni ile sakın kıyaslama yapmayın. - Yaptığı diğer güzel işleri övün, ödüllendirin. (Bu nokta çok mühim, bunu unutmayasınız.) - Çocuğunuzun namazlı emsalleri ile buluşmasını sağlayın. Haftada bir bile olsa ona yakın yaşlardaki arkadaşları ile namazlı ortamlarda buluşsun. Bunun etkisi sizin nasihatinizden fazla olur. - Tabii ki duanın ne kadar önemli olduğunu söylemiyorum bile... - Eşinizle nöbetleşe yürütün bu projeyi. Mesela bir hafta siz, iki hafta eşiniz şeklinde olsun. Biiznillah sonunda namaz ehli bir çocuk göreceksiniz. Ama yirmi beş yaşı uç sınırdır bunu unutmayasınız.
Selamünaleyküm. Esasen herkesin ölümü bu şekilde hatırında tutması gerekiyor. Siz olmayacak bir durumda değilssiniz. Ne var ki kendimizi o kadar dünyaya kaptırdık ki, ölümü hatırlamak bile bizi rahatsız ediyor. Allah Teâlâ annenize rahmet etsin, size ve yakınlarınıza afiyet versin. Şu anda sizin vazifeniz, annenize rahmet olacak işlerle meşgul olmaktır. Sizin bir fatihanıza ne kadar muhtaçtır bir bilseniz. Her namazdan sonra ona dua edin, onun için istiğfar edin. Ölümden de korkmayın; ölüme hazırlıksız yakalanmaktan korkun. Her şey Allah'ın kaderi ile oluyor. Çatlasak da büzülsek de olacak olan değişmeyecek. Sabırlı olun. Her gün en az beş sahife Kur'an okuyun. Kısa bir zaman sonra rahatladığınızı göreceksiniz. Bu ara ölümle ilgili kitap okumayın. Annenizin ölümü ile alakalı muhabbetlere katılmayın. Umutlu olun, yıkılıp şeytanın kucağına düşmeyin. Allah yardımcınız olsun. İyi haberlerinizi bekliyeceğiz.
Selamünaleyküm. Kardeşim, bu anlattıklarında garip bir durum göremedim. Bütün anne-babaların neredeyse ortak derdidir bu. Sakın yılmayın, kenara çekilmeyin. Kıldıkları namazı da kesin kalıcı zannetmeyin. Henüz mücadelenin yarısına bile gelmediniz. Sabırlı olacaksınız her gün bir kelimeye bile razı olacaksınız. Eşinizle asla tartışmayın bu hususta yani ikiye bölünmeyin. Bir kelime bir kelime de olsa devam edin. Şu düşünceleriniz yakında kaybedeceğiniz hissi veriyor. Sakın ha, şeytanı sevindirmeyin. Çocuklarınıza bıktırıcı tavırlar yapmayın. İsteklerinize bir zaman ara verin, kulakları sizin sözlerinize soğusun, ardından devam edin. Sabırlı olun, sabırlı olun ve çok sabredin. En az on asır kadar sabretmeye hazır olun. İstişareler edin, çevrenizi geniş tutun. Çok dua edin.
Aleykümselam. O yaştaki bir gençle tatlı dil ve nasihat yöntemi ile kontak kurabilirsiniz. Siz bir anne olarak ona en yakın arkadaşından daha yakın olmak zorundasınız. Sizden soğumasın, sizi itici bulmasın. Vermek istediğinizi birden vermeye kalkışmayın. Gayet sabırlı ve seviyeli, tatlı bir anne olmaya mecbursunuz. Yavaş yavaş yol alın. Duayı unutmayın. Kendinizden nefret ettirmemeye çalışın. Bir konuyu her gün gündem yapmayın. Adım adım, sonunda kazanırsınız biiznillah.
Selamünaleyküm. Allah işinizi kolay kılsın, amellerinizi kabul buyursun. Namazın dinimizin esası, direği olduğunu hepimiz biliyoruz. Ne yazık ki şeytanın aldatmalarına karşı bir kısmımız dikkatli olamamaktadır. Eşinize karşı gayet nazik olmalısınız. Asla bu nedenle ona karşı bir kin biriktirmeyin, aksı takdirde aranız tamamen dağılır, şeytan bunu çok iyi kullanır. Her gün hiçbir şey olmamış gibi konuşun, rica edin. Bir hafta hiçbir şey söylemeyin sonra söyleyin. Bir de onu çok sevdiğinizi sık sık söyleyin. Yatak odasını çok iyi kullanın, kadın olarak kıymetli olduğunu anlasın. Çok geçmeden istediğinizden daha iyi olduğunu biiznillah göreceksiniz. Siz de namaza ait fıkhı iyi öğrenin, bir ders halkasına muhakkak katılın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Folklor gibi işler şeytan için iyi bir zemindir. Velilik gücünüzü kullanın ve bunu engelleyin. Ancak bu engelleme esnasında çocuğunuzun öğretmenine kaymasına da dikkat edin. Şeytan o işi cazip gösterip engellediğiniz için sizden nefret ettirebilir. Önce onu ikna etmeye çalışın. Çocukların yirmi yaşlarına kadar ne namaz kıldıkları ne de kılmadıkları son durum değildir. Sabredip yılmayacaksınız. On sene ara vermeden kılsa da tamam demeyin, yirmi yıl hiç kılmasa da tamam demeyin. Her şeyin sonu önemlidir. Bıktırmadan ara sıra yoğun, bazan unutmuş gibi yaparak namazı öğütleyin ama taşırmamaya dikkat edin. Tıpkı bayanların sütü kaynattığı gibi yapacaksınız.
fetva konusundaki diğer fetvalar
:Selamünaleyküm. Sizin de aracınızda ölçüm yapacak bir cihaz bulundurmanız mümkün ise ve ölçüme göre fiyat belirleyebiliyorsanız en iyisi bu olur. Bunu yapamıyorsanız, bilerek böyle bir hataya alet olmamalısınız. Bunun dışında sizin bir hatanız söz konusu olmaz. Siz verirken de karşı tarafa zaten ortalamanın üzerinden fiyat ile verdiğiniz için bir sorun yoktur. Mesele sizin sorununuz ve hile yapmadan verenin sorunu olarak kalıyor. Bu da sizin mesuliyetiniz alanına girmez biiznillah. İşin hayrını görmeniz ise o işin ehli olmanızla alakalıdır. Daha tecrübeli ve daha profesyonel yapmaya çalışmalısınız. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Oy kullanıyorum.
Aleykümselam. Çocuklara yapılan Sünnet işleminin adı Sünnet olsa da kendisi bu ümmetin özelliklerinden biridir, terk edilemez
Önce şunu belirtmeliyim: Birimiz hoca da olsa mü'min kardeşleriz; birbirimizi ikaz edecek, yanlış bulduklarımızı düzelteceğiz elbette. Sizin bizi ikaz etmenizde ne sakınca olacak, neden alınalım ki? Allah razı olsun, nezaket gösterip ikaz etmek istemişsiniz. Hasseten teşekkür ederim size. Belirttiğiniz meseleye gelince: a- Nisa suresinin 19.ayeti, zina gibi açık bir hata işlemeyen kadına verdiği şeyleri erkeğin geri alma yönünde bir baskı yapmasını yasaklamaktadır. Bu bakımdan âyetin hükmü açıktır. b- Mehir, erkeğin kadına verdiği ve kadının hakkı olan bir haktır. Kadın, cima veya cima sayılacak bir beraberlikle beraber o hakkın sahibi olmuş olur. Böylece kadına elde ettiği hakkı iade etmesi diye bir şey o noktadan sonra olmaz. Bu da sabit bir hükümdür. c- Zina eden kadını sıkıştırmak isteyen kocasının, ona verdiği şeylerin bir kısmını geri istemesi, onu cezalandırma mahiyetinde hakkıdır. Bu isteyeceği şeylerden biri de ona vermiş olduğu mehir olabilir. Bu da âyetin izin verdiği bir durumdur. d- Bunların toplamından şu hüküm çıkmıyor: ‘Zina gibi bir hatadan ötürü eşini boşayan kadından kocası mehrini geri alır.’ Bu şekilde açık bir hüküm yoktur. Şu şekilde anlaşılması ise mümkündür, doğrudur: ‘Kadın yüz kızartıcı bir suç işlediği için erkek onu mehir dâhil verdiği şeylerle sıkıştırıp cezalandırabilir.’ Size tekrar teşekkür ederim. Allah razı olsun.
Kurbanı kesmeden önce, keserken ve kestikten sonra kendi kulağımıza ölümü ve ahireti unutmamayı fısıldamamız iyi olur.
Ne ise peşinde koştuğumuz, yüreklerimizi işgal eden onu feda etmeliyiz.