Fetva Meclisi
Soru
Maliki mezhebine göre kadınlar özel hallerinde öğrencilik durumunda Kuran'ı Kerim okuyabilirler mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bayanların özel hallerinde Kur'an'ın kendisini okumalarında sakınca vardır, meali Kur'an değildir.
Aleykümselam. Bir bayan görme özürlü de olsa aybaşı durumunda Kur'an okuyamaz, Mushaf'a el süremez. Görme özürlülerin kullandığı Mushaf belki Mushaf kabul edilmeyebilir ama Kur'an okumada cevaz yoktur. O günlerinde dinleyerek öğrensin.
Hayızlı durumdaki hanımların Kur'an'ın yazılı bulunduğu mushafa tutmayacakları hakkındaki hüküm kesindir. Kur'an olmayacak şekilde bölünmüş ayet kelimelerine tutabileceklerini düşünüyorum. Ama o kelimeler bir arada yazılı iken yine ayet olmuş durumdadır. Elle değmeden okuyup çalışabilirler. Mealden okumak ise kesinlikle Kur'an'dan okumak değildir; meal tutulabilir. Allah'a emanet olunuz.
Hanefî, Şâfiî ve Hanbelîlere göre tıpkı cünüp gibi âdetli veya lohusa kadın da Kur’ân okuyamaz. Çünkü Hz. Peygamber (s.a.s.) “Âdetli kadın ve cünüp olan kimse Kur’ân’dan hiçbir şey okuyamaz.” (Tirmizî, Tahâret, 98 [131]; İbn Mâce, Tahâret, 105 [595-596]) buyurmuştur. Hz. Ali de “Resûlullah’ı Kur’ân okumaktan cünüplük hâli dışında hiçbir şey alıkoymazdı.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 88 [229]; Nesâî, Tahâret, 171 [266]; İbn Mâce, Tahâret, 105 [594]) demiştir. Farklı bir lafızla gelen rivâyete göre ise Hz. Ali’nin “Resûlullah cünüp olmadıkça bize Kur’ân okurdu.” (Tirmizî, Tahâret, 111 [146]) dediği rivâyet edilmiştir. Bu genel yaklaşımın yanında söz konusu üç mezhep içinde bazı ayrıntılı içtihatlar da bulunmaktadır. Hanefî ve Şâfiîler, dua ve zikir kastıyla dua anlamı içeren âyetlerin cünüp, âdet ya da lohusalık hâlinde okunabileceğini; Şâfiîler dili oynatmadan ve telaffuz etmeden Mushaf’ın yüzüne bakarak kalben veya zihnen süzülebileceğini; Hanbelîler ise Kur’ân okuma kastı olmadan besmele, hamdele vb. zikirlerin okunabileceğini söylemişlerdir. (Serahsî, el-Mebsût, 3/152; İbn Kudâme, el-Muğnî, 1/106; Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/290) Mâlikî mezhebinde ise farklı iki görüş bulunmaktadır. (İbnü’l-Cellab, et-Tefrî‘, 1/39; Karâfî, ez-Zahîre, 1/379) Sonraki bazı Mâlikîler, bu iki görüşten âdet hâlindeki kadının eğitim öğretim amacıyla Mushaf’a dokunabileceği ve Kur’ân-ı Kerîm’i okuyabileceği içtihadını tercih etmişlerdir. (Desûkî, Hâşiye, 1/174; Ezherî, Cevâhir, 1/32) Günümüzde Kur’ân eğitim ve öğretiminin aksamadan devam edebilmesi için Mâlikî mezhebinin bu görüşüyle amel edilebilir. Bununla birlikte Kur’ân eğitim ve öğretiminin çok değişik yol ve yöntemleri olduğu için âdet ve lohusalık dönemlerindeki kadınların, okuyan kimselere kulak vererek ya da kayıttan dinleyerek kulak eğitimi almaları ve âyetleri kelime kelime bölerek tashih-i hurufa ağırlık vermeleri de uygulanabilecek bir başka yöntemdir. Bu yöntem, ihtilaftan kaçınmak açısından daha ihtiyatlı olabilir.
Âdet ve lohusalık halinde kadının Kur'an Kerim okuması haramdır. Ancak dua niyetiyle Âyete’l kürsi, Felak, Nas ve İhlas surelerini okumasında bir beis yoktur. Yine Kur'an Kerimde geçen duaları da yapabilir. Zaten Kur'an Kerim'de ayet olmayan bir duanın ya da zikrin yapılmasında bir sıkıntı olmayacaktır; bu bir ihtiyaçtır.
Kur'an’ı okumak ve dinlemek aralarında fark bulunsa da aynı şekilde sevaptır. Dinleyerek de mukabele takip edilebilir. Aybaşı durumundaki bir kadının da dinlemesinde hiçbir sakınca yoktur.
adet konusundaki diğer fetvalar
Tavaf ve namaz için olan sakıncayı genişletmemelisiniz. Allah'a emanet olunuz.
Kadın, Ramazan günü oruçlu iken, gün ortasında aybaşı olması halinde, gün ortasında yemek yemesi keffareti gerektirmez.
Namazın önemini müdrik bir Müslüman için elbette namazdan önemli bir şey yoktur. Ama yoğun bakımda ihmal edilemez bir görevin başında bulunan bir bayan, gerçekten banyo yapamaz durumda bulunuyorsa -ki bu şartları kendisi çok iyi takdir edebilir- teyemmüme başvurabilir. İlk fırsatta da gusül abdesti alarak namazına devam eder. Zira hayatiyeti bakımından yoğun bakım çok önemli bir görevi temsil etmektedir. Ama nöbetini arkadaşı ile değiştirme gibi seçeneklerini sonuna kadar değerlendirmiş olmalıdır. Allah Teala muvaffak kılsın
Ashabı kiramdan günümüze kadar, peşinden gidilen ulemanın, mezhep imamlarının tamamı, hayız ve lohusa hallerindeki kadınların namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacaklarını söylemişlerdir. Bildiğiniz gibi daha sonra oruçlarını kaza ederler, namazlarını ise kaza etmezler. Bu konuda Buhari'de rivayet edilen sahih bir hadis de vardır. Ümmeti Muhammed'in görüşü budur. Bunun dışında, Buhari'deki hadisi, ulemanın icmaını yok sayacak biri için diyebileceğimiz bir söz olamaz. Biz ümmetimizin icmaını kendimize din kabul ediyoruz.
Bir bayan temizlendikten sonra en az on beş gün temiz kalması gerekir. Bu on beş gün dolmadan gelen sıvılar için sadece abdest tazelemek ve çamaşır değiştirmek gerekir. Ya da çamaşır değiştirmeye gerek bırakmayacak malzeme kullanır. Allah kolaylık versin.