Fetva Meclisi
Soru
Bayanın hayız döneminin ardından gusül aldıktan sonra birkaç gün çok az miktarda da olsa herhangi bir sıvı geldiğinde yeniden gusül alması gerekir mi? Yani bunun belli bir miktarda ölçüsü var mı? Bir bayan temizlendikten sonra en az on beş gün temiz kalması gerekir. Bu on beş gün dolmadan gelen sıvılar için sadece abdest tazelemek ve çamaşır değiştirmek gerekir. Ya da çamaşır değiştirmeye gerek bırakmayacak malzeme kullanır. Allah kolaylık versin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kadının adetinin bittiğine dair beyaz sıvı, kuruluk gibi bir yöntemle ya da yıllardır ortaya çıkan genel durum ile adet döneminin bittiğini kati bir şekilde tespit etti ise yıkanır ve normal duruma geçer. Yıkanma ile beraber de temizlik dönemi başlar. En az on beş gün o temizlik dönemi sürer. On beş günden önceki kanamalara itibar etmek gerekmez.
Bir çamaşır kirlenince değiştirilmesi gerekir. Kirlenmedikten sonra yani kan ve benzeri necaset bulaşmadıktan sonra otuz gün bile giyilse çıkarılması gerekmez.
Âdetin/hayızın en fazla müddeti on gün yani iki yüz kırk saattir. Bu saat dolduktan sonra kanama devam ettiği takdirde iki yüz kırkıncı saat dolduğu an gusül abdesti alması ve o vakitte namaz kılması gerekmektedir.
Selamünaleyküm. Anlattığınız şeyin adı büyük ihtimalle MEZİdir. Mezi gusül gerektirmez, abdest almanız ve çamaşıra değdi ise değdiği yeri temizlemeniz yeterlidir. Çamaşıra değdiğinde tabaka oluşturacak kadar kalın olan ve yumurta sıvısı kalınlığında olan ise MENİ olarak bilinir, o da gusül gerektirir. Buna göre değerlendirin.
Selamünaleyküm. Boy abdestini gereği gibi aldı iseniz gusül yenilemeniz gerekmez. Meni boşalmasından sonra yaklaşık yarım saat geçtikten sonra ya da idrar boşalttıktan sonra alınmış bir gusül uygun olandır.
Hanefi fıkhına göre hayız halinin en uzun süresi 10 gün 10 gecedir. Bu süre zarfında görülen kırmızı, kahverengi, bulanık ve sarı renkli tüm akıntılar hayızdan sayılır. Temizliğin kesin işareti olan beyaz akıntıyı henüz görmediğiniz ve akıntıda sarılık fark ettiğiniz için adet haliniz şu an devam etmektedir. Bu durumda yapmanız gereken en doğru şey, kanamanın başladığı ilk andan itibaren 10 gün dolana kadar beklemektir. Ancak gelen sarı akıntının normalde gelen günlük akıntı olduğundan eminseniz âdetiniz bittiğine hükmedebilirsiniz. Günlük akıntıdan farklıysa ve beyaz akıntı henüz görmediyseniz âdetiniz devam ediyordur. Eğer 10 günü aştıktan sonra hala hayız haliniz devam ederse o zaman istihaze/özür kabul edilir ve geçen ayki âdet günlerinizden fazlası istihaze/özür kabul edilir.
adet konusundaki diğer fetvalar
Ashabı kiramdan günümüze kadar, peşinden gidilen ulemanın, mezhep imamlarının tamamı, hayız ve lohusa hallerindeki kadınların namaz kılamayacakları ve oruç tutamayacaklarını söylemişlerdir. Bildiğiniz gibi daha sonra oruçlarını kaza ederler, namazlarını ise kaza etmezler. Bu konuda Buhari'de rivayet edilen sahih bir hadis de vardır. Ümmeti Muhammed'in görüşü budur. Bunun dışında, Buhari'deki hadisi, ulemanın icmaını yok sayacak biri için diyebileceğimiz bir söz olamaz. Biz ümmetimizin icmaını kendimize din kabul ediyoruz.
Namazın önemini müdrik bir Müslüman için elbette namazdan önemli bir şey yoktur. Ama yoğun bakımda ihmal edilemez bir görevin başında bulunan bir bayan, gerçekten banyo yapamaz durumda bulunuyorsa -ki bu şartları kendisi çok iyi takdir edebilir- teyemmüme başvurabilir. İlk fırsatta da gusül abdesti alarak namazına devam eder. Zira hayatiyeti bakımından yoğun bakım çok önemli bir görevi temsil etmektedir. Ama nöbetini arkadaşı ile değiştirme gibi seçeneklerini sonuna kadar değerlendirmiş olmalıdır. Allah Teala muvaffak kılsın
Hac ibadeti esnasında özel günleri başlayan hanımlar için yapılması sakıncalı olan tek şey tavaftır. Haccın önemli farzlarından biri olan İFADA tavafı yapılmadan hac tamamlanmış olmaz. Hanımlar için şöyle bir uygulama yapılabilir: Mümkünse kanamayı engelleyici ilaç kullanarak kanamayı erteletmeliyiz. Bunun bir sakıncası olmaz. Hiçbir şekilde kanamayı engelleyemeyen için ulemanın, bugünkü şartları kollayarak verdikleri fetvalar doğrultusunda o haliyle de olsa tavafını yaparak ülkesine dönmesi mümkündür. Yalnız bu durum, hacca uzaktan giden müslümanlar içindir. Mekke ve Medine'ye yakın bölgelerden hacca gidenler için bu fetva geçerli değildir.
Kadın, Ramazan günü oruçlu iken, gün ortasında aybaşı olması halinde, gün ortasında yemek yemesi keffareti gerektirmez.
Tavaf ve namaz için olan sakıncayı genişletmemelisiniz. Allah'a emanet olunuz.
Hayızlı durumdaki hanımların Kur'an'ın yazılı bulunduğu mushafa tutmayacakları hakkındaki hüküm kesindir. Kur'an olmayacak şekilde bölünmüş ayet kelimelerine tutabileceklerini düşünüyorum. Ama o kelimeler bir arada yazılı iken yine ayet olmuş durumdadır. Elle değmeden okuyup çalışabilirler. Mealden okumak ise kesinlikle Kur'an'dan okumak değildir; meal tutulabilir. Allah'a emanet olunuz.