Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben Türküm, eşim ise Kürt. Ailesinin bazı adetleri var. Mesela erkeklerin yanında veya herhangi bir alanda erkek olduğunda kendi çocuğumu kucağımda tutamıyorum. Yasak. Mesela içeri bir erkek girdiğinde (kayınpeder, kayın, enişte, amca vs.) ayağa kalkıyoruz. Saygıdan dolayı. Çocuk mesela yere düşüyor eğer yanımda kayınpederim ya da başka bir erkek varsa kadınlar asla bebeğimi bana tutturmuyorlar. Başka bir kadın onu tutup sakinleştiriyor. Hâlbuki bebek annesini babasını ister bir şey olduğunda. Hocam bu durumun dini boyutu nedir? Resûlullah’ın böyle bir şeyi yoktu. Bu zulüm değil midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Ailede böyle bir konu iddialaşmaya kaydı ise aile rahatsız demektir. Keşke bir tartışma ortamı oluşmadan bunu çözmüş olsa idiniz. Zira bu tartışmanın ne haklısı vardır ne de haksızı; iki taraf da haklıdır, ikisinin de muhatabı alacaklıdır. İki elin bir araya gelince ses vermeleri gibi bir durumdur bu. Netice olarak erkek, eşi istemese bile ona hizmetçi tutmalıdır. Yeter ki, gücü buna yetsin. Kadın da şu fani dünyada onun için en büyük şeref olan doğurup anne olmayı eşine baskı yaparak istiyor olmalıdır. İkisi de tartışarak kaybediyor bunların. Acilen bir adım geri gelmeliler ve eve yeni bir bebek ve bir hizmetçi getirmelidirler.
Müslümanlık dininde evlilik için aranan şart Müslümanlıktır. Hiçbir ırk diğer ırk için evlenme açısından engel oluşturmaz. Mevcut sıkıntı ise Müslümanlıktan değil insanlıkla alakalı hususlardan dolayı oluşmaktadır. Evet, anne babanızın tavrı isabetli değil ama sizin genç bir kız olarak onlardan habersiz birine takılmanız isabetli mi?
Aleykümselam. Dinimizde böyle bir kural yoktur ama sizin nazik olmayı tercih etmeniz gerekir.
Nikâhsız bir çocuk doğurduğunuza göre çocuk sizde kalacaktır, çocuğun sorumlusu sizsiniz. Çocuğunuza baba olan kişi ise hatalıdır. Onun yaptığını onun insanlığı ile alakalı bir durum olarak görürüz.
Erkek veya kadın herkes baba soyu ile anılır/anılmalıdır. Kitabımızın emri budur. Soyadı ise bu çağa mahsus bir uygulamadır. Dinen de bir sakıncası yoktur. Eşlerin bu konuda aralarındaki anlaşmaya göre karar vermeleri mümkündür. Bayan babasının soyadını taşıyabilir ama bu bir aile sorunu olacaksa diretmemesini tavsiye ederiz.
Kaynana ve kaynata anne ve baba gibidir ama anne baba değildir. Saygıda kusur edilmemelidir. Nazik davranılmalıdır ama asla anne ve baba değildirler. Elbette kendi anne babanızı öncelikli ve daha yoğun tutacaksınız ama iki şeyi unutmayacaksınız: - Eşinizin de anne babası onun anne babası olarak yoğun olmalıdır ona göre. Ona bu hakkı ve fırsatı tanıyın. • Onların anne babanız olmamaları sizin nezaket ve hakka riayetinizi eksiltmemelidir.
adet konusundaki diğer fetvalar
Âdet veya lohusalık halinde bir kadın dua niyetiyle Fatiha suresini okuyabilir.
Şafii fıkhına göre âdetin en az müddeti bir gün, en fazla müddeti on beş gündür. Aslında genel kanaate göre kadının on günden fazla âdet görmesi doğal sayılmazken kadın doğum uzmanları nadiren de olsa bazı kadınların on beş gün de âdet görebileceğini bildirmiştir. Size de doktorunuz herhangi bir sıkıntı olmadığını, bu kadar sürmesinin sizin için de bir problem olmadığını söylediyse kendinizi on beş gün âdet kabul edebilirsiniz.
Aybaşı hali kadının özel bir dönemidir. Beden de diğer zamanlara göre daha hassastır. Cünüp halinde tüy temizliği yapmak gusül almayı geciktireceği için cünüp halde tüy temizliği yapılmamalıdır. Eğer kendinizi hassas hissetmiyorsanız tüy temizliğini acil bir ihtiyaç olarak görüyorsanız alınabilir elbette. Kaşları almak belli başlı bir yasaktır. Onun adet durumunda olması ile adet halinin dışında alınması arasında fark yoktur. Kaşları almak direkt dinimizin yasaklarından bir yasaktır. Yine adet döneminde tırnak kesilmesinde de herhangi bir sakınca yoktur.
Âdet kanaması, adet kabul edilen günler dışında henüz temizliğin en az müddeti olan on beş gün dolmadan gelen kanama istihaze/özür kanamasıdır. Özür kanaması olan bir kadın her namaz vakti abdest alarak namazını kılar. Namaz dışında diğer günlük işleri de temizlik günlerindeki kadın gibidir.
Âdet olacağınızı zannettiğiniz namaz vakti içerisinde âdet olmadıysanız ve o vaktin namazını da kılmadıysanız istiğfar edin ve hemen o namazı kaza edin. Ve bundan sonra görmeden zanla hareket etmeyeceğinize dair Rabbinize söz verin. Allaha emanet olun.
Temizliğin en az müddeti olan on beş gün dolmadan gelen kanamalara devamlı kanama adı verilir. Devamlı kanamalarda ise en son adet ve en son normal temizlik günlerine göre hareket edilir. Mesela; bir yıl süren devamlı kanamanız öncesinde 15 gün veya daha fazla olan temizlik gününüz 30 ise âdetiniz de 8 ise son bir yıl 8 gün adet 30 gün temiz 8 gün adet 30 gün temiz diye hüküm vermeniz gerekmektedir. 15 gün veya daha fazla temizlik dönemi görene kadar bu şekilde hüküm vermeniz gerekmektedir. İlave olarak bu durumun sizin vücudunuz için normal olup olmadığını tespit için muhakkak uzman bir kadın doğuma gitmeniz gerekmektedir. Doktorun vereceği hormon ya da adet düzenleyici ilaçlarla da âdetinizi düzene sokup adet ve temizlik günlerinizi netleştirebilirsiniz.