Fetva Meclisi
Soru
Merhaba 7 senelik evliyim 26 yaşındayım 1 oğlum var kayınvalidemlerle altlı üstlü oturuyoruz. İlk evlendiğimiz seneler sorunlarımız oluyordu kayınbabam şakayla karışık laf söylüyordu bana. Sonra en ufak bi şeyden küsüyordu 7 senedir ben çıkıp barıştım hep.O hiç adım atmadı. En son yine harç parasını o verecekti para filan veremem dedi şaka yapmış kandilde kutlamaya çıktım elini vermedi. Bayramda da ben çıkmadım bayramlaşmaya. 3 aydır filan hiç konuşmadık 4-5 gün önce Allah için son kez gidip barışayım ölümlü dünya dedim kendi kendime. Çıktım bana şaka yapma dedim yaparım benim huyum bu işine geliyosa ister konuş ister konuşma dedi.7 senelik sorunları ortaya getirdi. Kendi oğlumla bile 1 sene küs durdum kendi babamla 7 sene küs durdum sen elsin hiç umrumda değil dedi. Ben Allah için çıktım günahımı attım dedim sanki çıktın da Allah katında bişey oldu hemen diyor. Bende çıkmıyorum artık kayınvalidemlere. Hocam ben ne yapmalıyım? Bu olanları birine anlatmakla veya size sormakla gıybet mi yapmış oluyorum. Hocam lütfen yardım edin...
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eğer eşinizi gerçekten seviyorsanız onun hatırı için bir kese altını bile feda etmelisiniz. Bunu bir zaman sonra unutursunuz, kabalık yaparsanız o sizi üzer. Sabredin, onların kabalığı sizin kazancınız olsun. Eşinizle aranızdaki muhabbete çok şeyi feda etmelisiniz ki, evliliğin kıymetini bilmiş olasınız.
Kıymetli kardeşim en başta daima Allah'tan yardım dileyip O'nun uğrunda bu zorluklara göğüs gerdiğini hatırla. Allah'ın sana bu sıkıntılarına karşılık çok güzel mükâfatlar vereceğini hatırından çıkarma. Kur'an oku, zikir yap, namaz kıl, dua et... Faize veya başka bir harama asla bulaşmayın. Anne oğul arasındaki bir soğumanın sebebi siz olmayın. Kredi çekseniz bile sonuçta bu parayı siz vereceksiniz. Bunun yerine ufak ufak biriktirip her sene evin bir kısmını onarıp hazır olunca da oraya taşınmayı deneyebilirsiniz. Fakat huzuru bir haramla aramaktan mutlaka geri durun. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Eşinizin bu arzusu ve emrinin ilk zamanların heyecanı olduğunu umuyorum. Zaman içinde o da dengeye girer zannederim. Bu dönemde direkt yok diyerek kendinizi itaat etmez kişi durumuna düşürmemeye bakın. Anlaşabildiğiniz diğer konularda daha yoğun gündem oluşturun. Böylece bir noktada körelip kalmasın ilişkileriniz.
- Bu durumu ailen gündeme getirsin. - Asla eşine tepki gösterme, haklı iken haksız olursun. - Karşılığını Allah'tan beklesen ve onları duymasan daha iyi olurdu ama madem doldun, baban veya başka biri devreye girsin. - Boşanmak senin aleyhine olur. Boşandıktan sonra kendi kendini yiyebilirsin.
Selamünaleyküm.Kendinize meşguliyetler üretmelisiniz. İnşaallah çocuğunuz olunca bu sitrese vakit bile kalmayacak. Biraz daha sabredin. Günlük meşguliyetler geliştirin. Kur'an okuyun, zikir yapın, dergi okuyun. Hadis ezberleyin. Bir şeyler yapın.
Konuyu sizin verdiğiniz bilgilerin sahihliği çerçevesinde tahlil etmeye çalışacağım. Diğer tarafı dinlemeden hüküm tespit etme çabası doğru olmadığından ifadelerimi bir ağabeyinizin cümleleriniz üzerinden tahlil ve nasihati olarak görün. Eşinizin, ailesine sadık biri ama bu durum evlilik sınırlarını çizememesine sebep olmuş gibi görünüyor. Sizinle ilgili konuşmaların yanlış lanse edilmesi, olmayan şeylerin söylenmesi ve eşinizin sözlerin gerçekliğini doğrulamadan bunlara inanması sizi yıpratıyor. Evliliğinize müdahale ediliyor ve bu, eşiniz tarafından doğal karşılanıyor. Eşiniz ailesine çok bağlı biri ama evlendikten sonra önceliği eşi ve kurduğu yuva olmalıdır. Kocanız ailesinin her dediğini doğru kabul ediyorsa, kendi evinin huzurunu sağlayamaz. Kendi kararlarını vermekte zorlanıyorsa, bu hem sizi hem de onu ilerleyen yıllarda yıpratır. Sizin hislerinizi anlamakta zorlanıyor ve ailesinin söylediklerine göre hareket ediyorsa, evliliğinizde güven sarsılıyor. Dışarıdan yönetilen bir evlilik temelleri zayıf olan bina gibidir. Küçük bir sarsıntıda yıkılır. Dolayısıyla bir yuvaya dışarıdan müdahale edilmemelidir. Bu duruma karşı, kocanızla savaş halinde olmanız size bir şey kazandırmaz. Ona "senin ailen ya da benim ailem" gibi bir rest çekmek yerine, "biz bir aileyiz ve sorunları beraber çözmeliyiz" mesajını vermelisiniz. "Aileni seviyorum ve saygı duyuyorum ama bizim de bir evliliğimiz var. Bizim hayatımıza çok fazla müdahale edildiğinde, biz zarar görüyoruz. Bunu birlikte korumamız lazım.”, "Beni seviyorsan, benim de anlatacaklarımı dinle. Her iki tarafı da dinlemeden karar verme.", "Ben çok üzülüyorum çünkü bu evlilik benim için kıymetli.", "Seninle mutlu olmak istiyorum ama sürekli baskı altında hissediyorum.", "Birlikte bir çözüm bulmamız lazım." şeklinde yuva kurtaran altın sözlerle kocanıza telkinlerde bulunmanız gerekir.
Aile içi sorunlar konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Siz iki şeye dikkat edin: Aile içinde bu soruna şöyle veya böyle taraf olmayın, işi eşinize bırakın. Bu birincisi. İkincisi de, kendi iffetinize dikkat edin. Görmeyin, duymayın, düşünmeyin onu. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Eviniz, yuvanız mamur olsun. Allah Teâlâ sizi, razı olacağı bir hayata muvaffak kılsın. Sözünü ettiğiniz durum geçicidir. Hayatın gel gitleri olur; meraklanmayın. Bunları bir karın ağrısı gibi görün ve geçin. Daha büyük işlerle uğraşın. Muhakkak bir ders halkasına katılın. Evde muhakkak bir kitap okumanız olsun. Cemaat ve okuma olmadan yalnız başınıza kalırsanız, evham üretmeye başlarsınız. Eşinizle ara sıra gezmeye çıkın. Evinizi özleyecek şekilde dışarıda kalın. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Böyle meselelerde tek tarafı dinleyerek bir karar verilemez. Sizin anlattıklarınızın aynen doğru olduğunu kabul ederek cevap veriyorum: Anlattığınız gibi bir bayanla ayrılmanız size rahmettir. Çocuk sevgisi ve benzeri bir nedenle bir arada olmanız gerekmez.