Fetva Meclisi
Soru
Baba, oğul ve yeğen ortak bir iş yapıyoruz. Zekât nasıl vereceğiz?
Cevap
Benzer fetvalar
Şahısların ellerindeki paraların da ortak olup olmadığını belirtmemişsiniz. Eğer ağabeyinizin elindeki para da ortak bütçeden ise borcunuz bulunduğu için ona zekât gerekmez. Elindeki para onun, ortak bütçenize ait olmayan özel malı ise zekâta tabi bir mal durumundadır. Yılı dolmuş ise yüzde iki buçuğu zekât olarak verilir.
Hayır, satmaya karar vermediğiniz sürece tır için zekât vermeniz gerekmez. O sizin ekmek teknenizdir. Ondan kazandığınızdan biriktirirseniz o paradan zekât vereceksiniz. Şu anda borcunuz da bulunuyor. O borç oranını elinizde para olsa da ondan düşebilirsiniz. Allah Teâlâ işinize bereket versin. Aman kul hakkına dikkat edin. Özellikle yollarda kural ihlali yapmamaya çalışınız. Bereketini göreceğiniz bir iş üzere olmaya çalışınız.
Selamünaleyküm. Tarlayı ticaret yapmak yani satmak için mi aldınız? Eğer satılık ise tarlanız, sizin hisseniz bellidir. Hissenize düşenin zekâtını verirsiniz. Satılık değil de kullanmak için aldı iseniz onun zekâtı gerekmez.
Zekât bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi kişinin niyeti ile gerçekleşir. İbadette ortak niyet olmayacağı için sizin her birinizin müstakil zekâtı olması gerekir. Kazancınızı bir şirket mantığı ile oluşturuyorsanız ona da hisse belirtmeniz gerekir. Her hâlükârda sizin zekâtınız kayınpederinize olur ama eşinizinki olmaz, kayınbiraderinize ise ikiniz de verebilirsiniz. Allah kabul etsin.
Çiftliklerde beslenen hayvanlar senenin altı ayını açık arazide otlamıyorsa onların hayvan olarak zekâtı yoktur. Çiftliklerde hazır yemle beslenen hayvanlar bu şekildedir, onlar için zekât gerekmez. Onları kullanarak yaptığınız ticaretten elde ettiğiniz kazancın zekâtını verirsiniz. Yani paranızın ve satılık ürünlerinizin zekâtını verirsiniz.
Çiftliklerde beslenen hayvanlar senenin altı ayını açık arazide otlamıyorsa onların hayvan olarak zekâtı yoktur. Çiftliklerde hazır yemle beslenen hayvanlar bu şekildedir, onlar için zekât gerekmez. Onları kullanarak yaptığınız ticaretten elde ettiğiniz kazancın zekâtını verirsiniz. Yani paranızın ve satılık ürünlerinizin zekâtını verirsiniz.
aile konusundaki diğer fetvalar
"Daha geniş bir ev sahibi olmak" bir farz değildir. İmkânınız oluğunda ise hac farzdır. Farzın önüne farz olmayanın geçirilmesi caiz olmaz. Buna göre hareket ediniz.
Sakallı olmak, ümmetin ulemasının yoğun kanaatine göre erkeklere farzdır. Zira terk edilmesi haramdır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin bu konudaki hadisleri tartışma kabul etmeyecek kadar açıktır. limler sakal kesmeyi bir tür organ imhası gibi görmüşlerdir. Dinimizin bütün emir ve yasaklarında olduğu gibi sakal konusunda da zorda olanlar için bir ruhsat bulunabilir. Sakal emri ile asla aynı düzeyde olmayacak mesela oruç emrinde bile bazı durumlarda terk etmeye ruhsat bulunabilmektedir. Aynı durum sakal için de geçerlidir; belli şartlarda kesilmesine izin verilebilir. Ortadaki tehlike mesela sağlıkla alakalı ise o sorunu yaşayan için kesme ruhsatı olabilir. Asrımızda çokça örneği görüldüğü gibi devletin ağır müeyyideler, hapsetme, zulmetme nedeni oluyorsa kesme ruhsatı olabilir. Ailenizle sorun yaşıyorsanız bu sorunu şu prensiplerle çözün: - Aileniz uzun sakala izin vermiyor, öylesini sakıncalı görüyorsa kısa bir sakalla başlayın. Onların gözleri alışana kadar kısa sakalla idare edin. Zira bazı âlimler, sakaldan alınmasının caiz olabileceğini söylemişlerdir. Sakal konusunda hiçbir müsamahaları yoksa ve siz de onlarla beraber yaşamaya mecbur iseniz rızanız olmadığı halde sakalı kesebilirsiniz. Bu durumu bir zaruret durumu olarak görün ve ilk fırsatta tekrar sakalınızı hürriyetine kavuşturun. Bu süreçte de sakal konusunda ailenizle asla tartışmaya girmeyin. Zamana yaymaya çalışın, şeytana malzeme desteğinde bulunmayın.
Müslüman bir kadının Müslüman olmayan bir erkekle evlenmesi hiçbir şekilde mümkün değildir.
Eşler arasındaki evlilikle alakalı şartları, sözleşmeyi nikâh akdedilirken tekrarlamak şart değildir. Mühim olan taraflardan birinin inkâr etmemesidir. Yazılı veya başka bir belge mevcut ise yeterlidir.
Evet, bazı fakihler kadının nikâh akdi esnasında “boşama hakkını bana devretmen şartı ile” diyebileceğini söylemişlerdir. Erkeğin de kabul etmesi durumunda boşama yetkisi kadının elinde olmuş olur. Böyle bir uygulamanın arı kovanına çomak sokmaktan başka bir işe yaramayacağını da bilmenizi isteriz. Ailenizi ifsat etmek isteyen şeytanı erkenden uyandırmış olursunuz sadece.
Erkeğin nikâhlı eşine yasaklama getirmesi: a. Dinimizin haram ettiği şeyleri, b. Bazı (nafile hac ve nafile oruç gibi) FARZLARDAN OLMAYAN ibadetleri aile ilişkilerini engelleyecek düzey ve şekilde olduğunda, c. Aile huzuru ve eşlik görevlerini aksatma nedeni olduğunda bazı mübahları (hayat içinde dinin serbest bıraktığı işler) engelleyebilir. Cep telefonu kullanmak mübah işlerdendir. Kadının veya erkeğin onu kullanması mübah bir durumdur. Kadının cep telefonu kullanmasına erkeğin engel getirme hakkı olamaz. Kadın ahlakına zedeleyecek bir işte kullanıyor veya kullandığı telefon eş olma, anne olma kimliğini ciddi bir şekilde baltalıyorsa o takdirde cep telefonu kullanmasına engel getirebilir. Şu bilinmelidir ki, bir aile içinde böyle bir konunun gündem olması o ailenin geleceği ve huzuru açısından tehlike vardır.