Fetva Meclisi
Soru
Yaklaşık dört senedir görüştüğüm bir bey var. Sınava girdi ve şu an atama bekliyor. Ailem, el âlem senin damadın nasıl iyi bir işte olmaz der diye nikâh ve nişan olayını atamaya kadar erteliyor. Seni kullanır düşüncesi ile babam asla vermem diyor. Bu durum ruhumu kabzediyor. Ailem bu vesvesenin peşine beni de sürüklüyor, bu durumda ne yapmalıyım hocam?
Cevap
Benzer fetvalar
Baban bu tutumunda haksız değil. Sana kaçmayı teklif edebilecek birini kendine eş olarak görmemeli idin. Babanın rızasını ve aklını öncelikli duruma getir.
Yarın bir gün baba olacaksın yavrum, aklını başına al. Yok diyene yalvarma. İşlediğiniz çirkin günahlara ağla, tevbe et. Aklını başına al.
Boş bir oyun oynamışsınız, hiçbir değeri yoktu o yaptığınızın. Onun için tevbe edin.
Kuracağınız yuvanın zeminini oyuyorsunuz. Böyle bir yuva kurulmaz, kurulsa da huzur vermez. Nikâhı oyununuza alet etmeyin. Düğün yapacağınız zaman yeniden nikâh kıyacağınıza göre siz şimdi kıyacağınız nikâhı bir maske olarak kullanacaksınız. Allah'ın emirleri ile bu şekilde oynanması büyük bir risktir. Acilen tevbe edin; geleceğiniz kararmasın. Sonra da evlenmeyi düşündüğünüzü, hatırı kırılmayacak yakınlarınız aracılığı ile iletin. Acilen evlenin. Ebeveynin yaptığı da sizinkinden çok geri kalır bir hata değil. Görüyorsunuz, şeytan için imamlık müezzinlik fark etmiyor. Ciddi ve aleni nikâh yapmaktan başka çareniz yoktur. Allah korkunuz, ebeveyn değil bütün âlem engelini aşmalıdır.
Bir erkeğin veya kadının önüne konan eş adayını sevmesi mecburi değildir. Sizdeki bu hava ile evlilik kurulmaz. Şimdiden ve yol yakın iken bırakmalısınız. Aile beğendi diye evlilik yapılmaz.
Selamünaleyküm. Eğer evlenmek sizin için farz düzeyine gelmişse yani artık evlenmeseniz zinaya düşecek durumda iseniz ailenizin ısrarını önemsemeyebilirsiniz. Aksi takdirde anne babanızı dikkate alın, onları tekrar bulmanız mümkün değil; eş adayları ise milyonlarcadır. Sabredin, iyi sonuçlara erin.
aile konusundaki diğer fetvalar
Çektiğiniz sıkıntıyı siz bilirsiniz elbette. Çektikleriniz konusunda vicdanen adil karar verdi iseniz sıkıntı etmenize gerek yoktur. Huzurlu olun. Şeytan sizi bir boşanmayı kırk kere olmuş gibi ezmek isteyebilir, takılmayın ona. Allah yardımcınız olsun.
Dediğiniz gibi bir ortamda aile sürmeyebilir, sürse de altından kalkamayacağınız sonuçlara sebep olabilir. Belirttiğiniz bu durumu sizin dışınızda aklına ve hikmetine itimat ettiğiniz bir iki kişiye daha onaylattırın. Durum böyle ise yasal yollardan vakit geçirmeden boşanmayı gerçekleştirin. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Kızım bu anlattığın durum şeytan için çok iyi bir malzeme olabilir ve yuvanı yıktırabilir bununla, aman dikkat et, sabrını derinleştir. Allah yardımcın olsun. Eşin bu konuda anlayış göstermiyorsa üçüncü kişileri yani onun ailesinden sayacağı kimseleri araya koyarak arzunu yerine getirtmeye çalış.
Kızım, böyle BETERİN İYİSİNE RAZI OLMAK mantığını terk etmelisin. Hayat böyle yaşanmaz. En iyisini ara, en iyisini bulmak için gerekeni yap. Öncelikli olarak bir psikologla durumu değerlendirmeni tavsiye ederim sana. İbadetlerini artır ve ezber bildiğin yerleri kuvvetlendir. Her şeyi duyma ve görme. Göreceksin bir zaman sonra kendini daha huzurlu hissedeceksin biiznillah.
Bizim Müslümanlar olarak iki bayramımız vardır; Ramazan ve Kurban bayramlarımız. İkisinin de aslı dini kaynaklardır. Bu sebeple bayramlarımızı sıradan bir gün gibi göremeyiz. Elbette tebrikleşiriz, hediyeleşiriz, dualar ederiz. Bayramlarımız yeryüzünde yaşanıyor olsa da asılları göklerdedir. Bayram tebriği ile alakalı olarak şu bilgileri derleyebiliriz: Bayramın aslı dinidir ama bayram tebrikleşmesi/kutlaması insanların adetlerindendir. İlk nesilden itibaren Müslümanlar birbirlerinin bayramlarını tebrik etmişlerdir ama Peygamber aleyhisselam efendimiz, şöyle olacak tebriğiniz şeklinde bir emir buyurmadığı için tebrikleşmenin başka türlüsü olmaz bir dini kalıbı yoktur. Şöyle anlayabiliriz bu farkı: Bayram namazını bütün Müslümanlar aynı kılarlar, başka türlüsü de olmaz. Çünkü bayram namazını nasıl kılacağımızı Peygamber aleyhisselam efendimiz bildirmiş ve uygulamıştır. Buna biz, din kaynaklı diyoruz. Tebrikleşme ise böyle olmamıştır, insanlar örflerine göre belirlemişlerdir bunu. Bu da tebrikleşme, dine aykırı bir yön barındırmadıkça mübah bir eylemdir deriz. Tebrik etme, kutlama durumu Müslümanlar arasında kardeşliği pekiştirme, mutluluğu artırma gibi roller icra ettiği için önemli görülmelidir. Hanefi uleması tebrikleşmeyi müstehap işlerden görmüşlerdir. Özellikle de sahabi neslinden beri süre gelen bir adet olduğuna bakılırsa önemli bir müstehap olarak görülmesi gerektiği de anlaşılacaktır. Neticede bu bir duadır. Bayramda tebrik etmek kadar tebriğe mukabele etmek yani cevap vermek de müstahab görülmüştür. Bayram tebriği olarak sabit bir şekil yoktur. Örfe bakılabilir bu konuda. İlk nesilden itibaren söylenenler olarak şunlar öne çıkmaktadır: - Allah sizden de bizden de kabul buyursun. (Ramazan boyunca yaptıklarımızı kabul buyursun anlamında bir duadır. Diğer mü'min de buna aynı cümle ile cevap verir.) - Bayramınız mübarek olsun. - Allah Teâlâ size benzer bayramlar nasip etsin. - Allah size hayırlı bayramlar nasip etsin. e- Tebrikleşme bayram namazı vaktinden itibaren başlayabilir. Bayram tebriği için musafaha şart değildir. Önemli olan tebrikleşmenin kendisidir. Musafaha her zaman önemli bir sünnettir, özellikle bayram için tahsis edilmemelidir ama tebrikleşme ile beraber musafaha da olabilir. Kucaklaşma ise uzaktan gelenler için müstehap olabilir şart değildir. Uzakta olanlar için modern iletişim cihazları ile tebrikleşme yapılabilir. Buradaki ölçü, yöntem olarak kâfirlerin taklit edilmemesi ve sılayırahim için iletişim cihazının yeterli olmayacağı durumları iyi kollamak olmalıdır. Mesela insanın babasının bayramını sosyal medya üzerinden tebrik etmesi yeterli olmayabilir. Buradaki ince çizgi kollanmalıdır.
Faizli bir bankada çalışılamaz. Ailenizin de sizi haram olan bir işe sevk etmesini kabul etmemelisiniz. Onların bu baskısını durdurmak için de daha helal bir iş bulup çalışmalısınız.