İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bayramlarda nasıl tebrikleşelim? Bayram KUTLAMASI mı bayram TEBRİĞİ mi, hangisi bizim için doğru ifade sayılmalıdır?

Cevap

Bizim Müslümanlar olarak iki bayramımız vardır; Ramazan ve Kurban bayramlarımız. İkisinin de aslı dini kaynaklardır. Bu sebeple bayramlarımızı sıradan bir gün gibi göremeyiz. Elbette tebrikleşiriz, hediyeleşiriz, dualar ederiz. Bayramlarımız yeryüzünde yaşanıyor olsa da asılları göklerdedir. Bayram tebriği ile alakalı olarak şu bilgileri derleyebiliriz: Bayramın aslı dinidir ama bayram tebrikleşmesi/kutlaması insanların adetlerindendir. İlk nesilden itibaren Müslümanlar birbirlerinin bayramlarını tebrik etmişlerdir ama Peygamber aleyhisselam efendimiz, şöyle olacak tebriğiniz şeklinde bir emir buyurmadığı için tebrikleşmenin başka türlüsü olmaz bir dini kalıbı yoktur. Şöyle anlayabiliriz bu farkı: Bayram namazını bütün Müslümanlar aynı kılarlar, başka türlüsü de olmaz. Çünkü bayram namazını nasıl kılacağımızı Peygamber aleyhisselam efendimiz bildirmiş ve uygulamıştır. Buna biz, din kaynaklı diyoruz. Tebrikleşme ise böyle olmamıştır, insanlar örflerine göre belirlemişlerdir bunu. Bu da tebrikleşme, dine aykırı bir yön barındırmadıkça mübah bir eylemdir deriz. Tebrik etme, kutlama durumu Müslümanlar arasında kardeşliği pekiştirme, mutluluğu artırma gibi roller icra ettiği için önemli görülmelidir. Hanefi uleması tebrikleşmeyi müstehap işlerden görmüşlerdir. Özellikle de sahabi neslinden beri süre gelen bir adet olduğuna bakılırsa önemli bir müstehap olarak görülmesi gerektiği de anlaşılacaktır. Neticede bu bir duadır. Bayramda tebrik etmek kadar tebriğe mukabele etmek yani cevap vermek de müstahab görülmüştür. Bayram tebriği olarak sabit bir şekil yoktur. Örfe bakılabilir bu konuda. İlk nesilden itibaren söylenenler olarak şunlar öne çıkmaktadır: - Allah sizden de bizden de kabul buyursun. (Ramazan boyunca yaptıklarımızı kabul buyursun anlamında bir duadır. Diğer mü'min de buna aynı cümle ile cevap verir.) - Bayramınız mübarek olsun. - Allah Teâlâ size benzer bayramlar nasip etsin. - Allah size hayırlı bayramlar nasip etsin. e- Tebrikleşme bayram namazı vaktinden itibaren başlayabilir. Bayram tebriği için musafaha şart değildir. Önemli olan tebrikleşmenin kendisidir. Musafaha her zaman önemli bir sünnettir, özellikle bayram için tahsis edilmemelidir ama tebrikleşme ile beraber musafaha da olabilir. Kucaklaşma ise uzaktan gelenler için müstehap olabilir şart değildir. Uzakta olanlar için modern iletişim cihazları ile tebrikleşme yapılabilir. Buradaki ölçü, yöntem olarak kâfirlerin taklit edilmemesi ve sılayırahim için iletişim cihazının yeterli olmayacağı durumları iyi kollamak olmalıdır. Mesela insanın babasının bayramını sosyal medya üzerinden tebrik etmesi yeterli olmayabilir. Buradaki ince çizgi kollanmalıdır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu mesele üzerinde henüz bir birlik ne yazık ki oluşturulamadı. Müslümanlar olarak böyle bir meselede ittifak edememiş olmamız elbette esef vericidir. Müslümanların bir Hilafet'inin olmayışının en tabii sonuçlarından birini görmüş oluyoruz. Gayet üzgünüz. Herkes yaşadığı bölgedeki uygulamaya uyabilir. Fitnenin çıkması, müminlerin birbirlerini incitmeleri daha ağır bir hata olur. Cuma namazı hakkındaki mesele ise şöyledir: Hadislerde bayram namazı kılınan bir gün cumaya rastladığı için Peygamber aleyhisselam efendimiz, Cuma namazı kılamayacaklara izin vermiştir. Bu da Cuma kılmaya yasak getirme değildir, sadece izin vermiştir. Mesele budur, gerisi yanlış anlaşılmış olmalıdır kılamama diye bir şey yoktur.

Selamünaleyküm sayın hocam. Benim size kurban bayramıyla ilgili sorum olacak. Bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bakış tarzı yanlıştır. Bayram dediğin ninenin yanında çikolata yeme günü ise elbette sen ağlamalısın. Bayramı balon şişirmek olarak gören çocuk da ağlamalıdır. Gerçek şudur: İnsanların şekerlerle, tebrik mesajları ile hissettikleri bayram, hayatımızdaki günlerden sadece biridir. Takvimlerin yazdığı günde gelir, o gün bitince de çeker gider. Bizim bakışımızda ise hayatımızın bütünü ne ise bayramımız da odur. Yıl bizim için nasıl geçip gidiyorsa bayram adı verilen gün de öyle geçip gidecektir. Bütün bir yılı iyi geçirebilen için bir bayram günü iyi olmasa ne olur ya da bütün yılı kötü olan bayramda balon şişirse ne olacak? Çocuklar bayrama sadece o günü görerek bakabilirler, büyükler ise bayramın öncesini ve sonrasını görmek zorundadırlar. Neden bayram ediyoruz ve sonrasında ne olacak sorularının cevap bulmadığı bir bayramı neden beklesin aklı başında bir insan? Evet, neden beklesin? Bayram, balon şişirme ya da balon gibi şişme zamanı olmamalıdır. Bugün dış görünüşü ile garip bir bayram yaşıyoruz. İnsanlar bir araya gelemiyor, bir araya gelsek birbirimizin ölümüne neden olabiliriz diye endişe ediyorlar. Ne garip bir görüntü değil mi, birbirimize mutluluk vermek için bir araya gelirsek birbirimize zarar verebiliriz diye endişe ediyoruz, hayret doğrusu! Yakın yıllarda böyle bir bayram günü görmedi insanlar. Dileriz, böylesi de bir daha olmasın. Daha garibi ve taşınması zor olanı da gelebilir Allah göstermesin. Şunu anlamamız gerekiyor: Sadece bayram günleri ile hayatı değerlendirenler için tasavvuru bile çetin olur böyle bayramlar. Hayatı bütünü ile ‘sonunda bayram etmek için bir fırsat’ olarak görebilenler ise takılıp kalmazlar bu sıkıntılı günlere. Hayat, sonunda bayram etmek için şu anda elimizdedir. Becerip onu değerlendirdiğimizde hastalıklar, yokluklar, ayrılıklar, çileler, ıstıraplar, dertler… Her ne bunaltırsa bunaltsın bizi o bunaltan şey, sonunda bayram etmek için yaşadığımız bu hayatın içinde küçük bir nokta kadar bile görünmeyecektir gözümüze. Yeter ki sonunda bayram olsun. Sonsuz cennetler olsun. Fanilikten ebediliğe geçiş günümüz bayram olsun da gerisi esef etmeye bile değmez Allah’ın izni ile. Değerli kardeşim, böyle bak hayata, bayrama ve sıkıntıya. Bunu becerebildiğin zaman yaşadığın her gün senin bayramının arifesi gibi olur sana. Bunu beceremediğinde ise görüyorsun bayram bile dert olabiliyor. Acıdan bile lezzet almakla tatlıdan bile hasta olmak böyle bir şeydir senin anlayacağın. Hayata bizim beklentilerimizle bakmak yerine hayatı yaratanın bakmamızı istediği gibi bakmanın sonucu böyle yansır günümüze. Bayram edeceğimiz günümüze bizi yaklaştıran işlerimizin çok olmasına dualar ederim. Allah’a emanet ol.

Hocam, daha önce görülmemiş bir bayram yaşıyoruz. Belki de bu soruyu tarihte sor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Şuna inanırız: İman edenler bir cephe, iman etmeyenler ise öbür cephedir. İman edenlerin kendilerini ayrı görmeleri, ayrılığı iman görmeleri iman etmiş olmanın zaruri bir gereğidir. Giyimden itikada kadar iman edenler ayrı bir cephe olmaya mecburdurlar. Bu Allah'ın ve Peygamber aleyhisselamın yasasıdır. Kimsenin bunun dışında olması düşünülemez. Elbette gayemiz Allah'ın rızası ise.

Selamünaleyküm. Benim sizden ricam, Hıristiyan veya Yahudilik dinine ait olan ba
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ramazan Bayramı gibi bir bayramda ibadetler haricinde şu dört sonucu getirmelidir: a. Allah’a şükür etme vesilesi olmalıdır. Sıhhatle oruç tutabilmiş olmak, bayrama kavuşmak üzerinden şükür edilmelidir. Şükür ortamı oluşturulmalıdır. b. Sevinmeli ve sevindirmelidir. Kişi kendisi sevinmeli, etrafındakileri sevindirmelidir. c. Sılayırahim ihya edilmelidir. d. İslam kardeşliği canlı tutulmalı ve güçlendirilmelidir.

Bir Müslüman olarak bayram gününden ne beklemeliyiz?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kere şunu unutmayalım: Biz cenaze ile düğünü bir arada tefekkür edebilen bir ümmetiz. Bayramı bayram biliriz. Cihadı da cihat biliriz. Dünya nimetlerini kendimize haram etmeyiz. Ahiretimizi de dünya için çar çur etmeyiz. Denge ve bereket ümmetiyiz. Bu çizgide yürüyen bir mümin için bayramın olup biten ve kahreden her şeye rağmen bayram gibi olması gerekir. Çocuklarımıza bayram neşesi hissettirmeliyiz. Her şeye rağmen birimizin evinde toplanıp bir et ziyafeti yapmalıyız. Kucaklaşmalıyız. Tebessüm etmeliyiz. Fıkralar söylemeliyiz. Yeter ki, çizgi aşılmasın. Bunun için de başta israf olmak üzere haramlardan uzak bir bayram olmalıdır bayramımız. Mubahlara dalıp gitmemeliyiz. Gıybet ortamları oluşturmamalıyız. Acısı olan mümin kardeşlerimizi unutmamalıyız. Dünya müminleri olarak içinde bulunduğumuz ortamı yok saymak gibi bir dalgınlığa düşmemeliyiz. Dengeyi koruyabildikten sonra bayram bizim bayramımızdır.

Hocam, biliyorsunuz bayram ziyaretlerinde genelde tali konular konuşuluyor. Biz
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ bayram günlerini ümmetimiz için bereketli ve huzurlu kılsın. Şöyle bir uygulama yapabiliriz: a. Bayram namazı Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin mühim uygulamalarından biridir. Onun zamanında açık alanlarda kılınıyordu ve kadınlar dahil herkes bayram namazına katılıyordu. Bir keresinde yağmura tesadüf ettiği için mescitte kılınmıştı. Yakın zamanlara kadar da bayram namazı açık alanda MUSALLA denen yerlerde kılınmaya devam edildi. Yeni hayat düzenimizde ise camilerde kılınmaya başlandı. b. Bayram günü sabah namazı evde cemaatle kılınsın. Güneşin doğma vaktinden KIRK DAKİKA SONRA bayram namazının kılınabileceği vakit girmiş olur. Evdeki kadınlar ve çocuklar da dahil herkes evin en uygun yerinde bayram namazı cemaati yapalım. c. İki rekât sabah namazı gibi bir namaz kılalım. - Kıraat sesli olacak. - Birinci rekâtta sübhaneke okunduktan sonra imam olan ve arkasındakiler de ona uyarak üç kere ALLAHUEKBER diye tekbir alır. Üçünde de ellerini kaldırır ve salarlar. - Normal sabah namazı gibi birinci rekât kılınır. - İkinci rekâta geçilir. İkinci rekât sabah namazının ikinci rekâtı gibi kılınır. - Ruküye gitmeden önce üç tekbir daha birinci rekâtta gibi alınır. Dördüncü tekbirle beraber ruküya gidilir. - Ve namaz sabah namazı gibi tamamlanır. Bayram hutbesi bu uygulamada gerekmez. d. Bayram gününün farklılıklarından biri bayramdan önceki akşam vaktinden yani teravih kılmayı bıraktığımız akşamdan itibaren tekbir getiriyor olmamızdır. Ev içinde bu tekbirleri bayram günü boyunca defalarca ve topluca, tek tek olarak seslendirmeliyiz. Bu tekbir şöyledir: “Allahu ekber Allahu ekber. Lailahe illellahu vellahu ekber. Allahu ekber ve lillahilhamd.” e. Bizim bayramımızın özelliklerinden bazıları da: · Günün başında gusül almamızdır. · Güzel koku sürmemizdir. · Yeni ve temiz elbise giymemizdir. · Bayram namazından önce bir iki hurma, yoksa hafif bir tatlı yememizdir. · O gün muhakkak az da olsa bir sadaka vermemizdir. · Birbirimizin bayramını yani günahlarımızdan temizlenmiş olmamızı tebrik etmemizdir. Bunların hepsini yapalım. Camilerimize gidememiş olsak da camileri evimize getirmiş oluruz. İnşaAllah acımız hafifler, umudumuz tazelenir, çocuklarımız ibadetlerimizi unutmaz. Mübarek olsun bayramımız.

Bu senenin bayramını evde geçireceğiz anlaşılan. Evde bayram namazı dahil nasıl

aile konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden, ashabından veya ilk üç neslin büyüklerinden böyle bir dua nakledilmemiştir. Bu bakımdan böyle bir dua yoktur. Sakıncalı cümleler ihtiva etmedikçe de dua her türlü yapılabilir. Duanın muhakkak ayette veya hadiste geçmesi gerekmez.

Sekine duası hakkında bir hadis var mıdır? Bu tür dualar okunursa aileye huzur v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Çektiğiniz sıkıntıyı siz bilirsiniz elbette. Çektikleriniz konusunda vicdanen adil karar verdi iseniz sıkıntı etmenize gerek yoktur. Huzurlu olun. Şeytan sizi bir boşanmayı kırk kere olmuş gibi ezmek isteyebilir, takılmayın ona. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben evliliğimi istemeden bitirmek zorunda kaldım. Eşim sürekli benden şüph
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanı karşına alıp evlenme sakın.

Yaklaşık dört senedir görüştüğüm bir bey var. Sınava girdi ve şu an atama bekliy
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, Allah sana yardım etsin. Doğrusu ne diyebileceğimi kestiremedim. Bu durumu bir psikologla istişare etsen belki faydası olur.

Hocam ben bir yıldır evliyim, eşim doktor ve ayda on nöbet tutuyor. Nöbet ertesi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sılayırahim farz bir emirdir ve terk edilmesi de haramdır. Ancak sılayırahim görevi namaz gibi rükünleri, sünnetleri sabit bir emir değildir. Her iki tarafın durumuna göre esnek kurallar üzerinden yerine getirilen bir emirdir diyebiliriz. Mesela baba veya nineye karşı sılayırahim görevi tam bir alaka ve her ihtiyacını giderme olarak görülebilirken, hala veya teyzeye onun kimsesi yoksa ve acil ihtiyacı varsa o düzeyde bir alaka gösterilir aksi durum varsa sıcak ilişki ile yetinilir. Bu emri yerine getirmesi istenen mü'minin kendi özel pozisyonu ve imkânları da etki eden bir durumdur. Sılayırahim görevi kimi zaman ziyaretle de geçiştirilebilir bir durumdur.

Sılayırahim görevimiz namaz ve oruç gibi bir emir midir, ne düzeyde bağlayıcı bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Geniş bir daireden bakıldığında SOY KÜTÜĞÜNDE BULUŞTUĞUMUZ HERKES diyebiliriz. Biraz daha dar bir çerçeveden baktığımızda ise BİRİ KADIN DİĞERİ DE ERKEK OLARAK KABUL EDİLDİKLERİNDE asla evlenemeyecek durumda birbirlerine yakın olanlardır. Buna göre de hala, amca, dayı, teyze çocukları bu daireye girmemektedirler. Birinci bakışla bakıldığında sılayırahim görevlerimiz açısından daha geniş bir kitle ile muhatap olmamız gerekirken ikinci daireden bakıldığında ilgilenilecek kişiler sayısı azalmaktadır. Bu iki daire içinde biz, “genel bir ilgilenme” ve “özel ilgilenme” olarak görev durumu belirlersek mesele daha rahat yerine oturur biiznillah.

Sılayırahim bağı ile bağlı olduklarımız kimlerdir?

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.