Fetva Meclisi
Soru
Hocam, hanımımla aramda sevgi ve saygı hiç kalmadı. Birkaç kez boşanma aşamasına geldik. Eşim kapalıydı açıldı ses etmedim. Psikoloğa da hocalara da gittik. Bazı hocalar eşimde musallat olduğunu söyledi, söyledikleri her şeyi yaptık ama değişmedi. Haftanın iki günü iyiyse diğer günler canavar gibi. Aklımla hareket etmek istemiyorum, bunun bir sınav olduğunu biliyorum ve sınavı geçemeyeceğimden çok korkuyorum bana bir akıl verin.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşiniz hamile olduğuna göre sizin, bu sevgisizliğiniz bir şeyle çelişiyor. Hem sevmiyorsunuz hem yaklaşıyorsunuz. Burada çelişki var. Eşinizin iyi yönlerini keşfetmeye çalışın. Bir süre uzak durun veya psikologa gidin ama çocukça davranmayın. Evlilik daha ciddi alınması gereken bir ders olmalıdır size.
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Kıymetli kardeşim, özellikle evliliğin ilk dönemlerinde, eşlerin birbirlerine alışması sürecinde böyle hassasiyetler yaşanabilmekte. Bu hassasiyet dönemini kalıcı hasar olmadan atlatmak da bu işin devamlılığını belirleyici bir şekilde etkileyebilecek olan temel bir sınavı geçmek demektir. Gayret edin, bu sınavı geçin. Hal böyleyken bahsettiğiniz şeylerin sebeplerine ve neler yapılabileceğine dair bazı fikirler verebilmesi umuduyla burada bazı olası şeylerden bahsedelim. Eşinizin bu tür tepkiler vermesi ve bu denli hassas olması onun geçmişten kalan psikolojik yaralarının bir sonucu da olabilir, geçici bir süreç de olabilir. Bunu en iyi bir psikolog ile anlayabilirsiniz. Fakat bahsettiğim ve edeceğim şeyleri yapmak suretiyle zamanla siz de bir fikir sahibi olabilirsiniz zannımca. Kavga anında onun öfkesi yükseldiğinde senin sakin kalman çok önemli. Böyle durumlarda cevap vermek yerine biraz beklemek ve ortamı yumuşatmak daha iyi sonuç verebilir. Tartışmanın en yoğun olduğu anlarda ona bir süre yalnız kalması için alan tanıyabilirsin. Eğer konuşmalarınız bir noktada hep kavgaya dönüşüyorsa belirli kurallar koyun: "Sesimizi yükseltmeyeceğiz. Küfür, hakaret asla olmayacak. Bir konu tartışılacaksa en sakin anımızda konuşacağız." gibi. Eşin kendini anlaşılıyor ve seviliyor hissettiğinde öfke patlamaları azalabilir. Onun güzel yönlerini öne çıkar, yaptığı güzel şeyleri takdir et. Öfke anında değil de sakin bir zamanda şunu sorabilirsin: “Sana nasıl yardımcı olabilirim? Böyle zamanlarda ne yaparsam kendini daha iyi hissedersin?” bu soru ve samimiyetin, inşaallah epey yardımcı olacaktır. Eğer bu durum sürekli bir huzursuzluk oluşturursa eşinle birlikte bir aile terapistine veya bir danışmana gitmeyi düşünebilirsiniz. Bu, sadece sorunları çözmek için değil, birbirinizi daha iyi anlamak için de faydalı olur. Sabırlı ol, gayretli ol. Umutlu ol. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Allah yardımcınız olsun. Şimdi bu durumda sizin üzerinize düşen, onun dediği gibi yapıp kendi başınıza doktora ve gidilmesi gereken yerlere gitmek olur. Zira siz, hatanızı itiraf ediyorsunuz ve kurtarmak istiyorum diyorsunuz. Sonunda kurtulmayacak olsa bile maazallah, siz onun iddiasını sonlandırmak için doktora da gidin, bakkala da gidin. Her yere gidin ve sonunda olumsuzluk çıkarsa maazallah, kalbiniz rahat eder ve huzur içinde olursunuz. Böyle yapmazsanız bir zaman sonra “keşkeler” sizi yiyip bitirebilir. Allah yardımcınız olsun.
Anladım bacı, eşinizi anladım. Evet, sıkıntılı bir eş ama atılacak ve yok kabul edilecek biri değil anlaşılan. Bir kere de olsa seccadenin başına geçmesi bile büyük bir nimet. Siz eşinizi düzeltemezsiniz. Yapacağınız şey şudur: Onun bu yönlerini görmeyin, duymayın, ilgilenmeyin. Siz ondan sorumlu değilsiniz zaten. Aile içi huzurunuza bakın. Biraz daha yaşlanınca inşaallah daha iyi ve daha faydalı olur. Allah yardımcınız olsun.
Sizin durumunuz psikiyatrik bir durumdur. İnsan bu kadar basite alır mı kendini, anlayamadım doğrusu. Ve hâlâ “birbirinizi sevdiğinizi” söylerken bizi mi çocuk zannediyorsunuz kendinizi mi çocuk yerine koyuyorsunuz? Hayat sizin için bu kadar ucuz mu?
aile konusundaki diğer fetvalar
Kızım bu anlattığın durum şeytan için çok iyi bir malzeme olabilir ve yuvanı yıktırabilir bununla, aman dikkat et, sabrını derinleştir. Allah yardımcın olsun. Eşin bu konuda anlayış göstermiyorsa üçüncü kişileri yani onun ailesinden sayacağı kimseleri araya koyarak arzunu yerine getirtmeye çalış.
Kızım, böyle BETERİN İYİSİNE RAZI OLMAK mantığını terk etmelisin. Hayat böyle yaşanmaz. En iyisini ara, en iyisini bulmak için gerekeni yap. Öncelikli olarak bir psikologla durumu değerlendirmeni tavsiye ederim sana. İbadetlerini artır ve ezber bildiğin yerleri kuvvetlendir. Her şeyi duyma ve görme. Göreceksin bir zaman sonra kendini daha huzurlu hissedeceksin biiznillah.
Faizli bir bankada çalışılamaz. Ailenizin de sizi haram olan bir işe sevk etmesini kabul etmemelisiniz. Onların bu baskısını durdurmak için de daha helal bir iş bulup çalışmalısınız.
Gayet yanlış yapmışsınız. Eşiniz sözünde durmayarak yanlış yapmış. Siz de tartışmayı boşanma düzeyine getirerek yanlış yapmışsınız. İkiniz de adeta şeytanın ekmeğine yağ sürmüşsünüz. Kendinizi rahatlatın ve konuyu bir süreliğine en azından kapatın. Konu soğuduktan sonra aklı başında oturup yeni bir değerlendirme yaparsınız.
Evet, böyle bir işte sakınca riski vardır. Uzak durmak gerektiği belli ama giyim ve hareketlere, söze dikkat ederek “yabancın olan erkekle baş başa” olmayan görüşmeler de yapılabilir. Muhabbet etmekle danışılana cevap vermek arasındaki fark kollandığı sürece sakınca olmayacağını düşünürüm.
Babanı karşına alıp evlenme sakın.