Fetva Meclisi
Soru
Abim tesettürsüz bir kızla evlenmek istiyor. Bu konuda da oldukça kararlı. Konuştuğu hanım namaz oruç gibi İslam'ın şartlarını yerine getirmeye kararlı olduğunu lakin örtünemeyeceğini söylemiş. Kendisi de abim gibi petrol sektöründe çalışmakta. Biz elimizden geldiğince mütedeyyin bir şekilde yaşamaya gayret eden insanlarız. İslami noktada her alanda mücadele veren dedelerimiz, babalarımız her daim önümüzde olmuştur. Şimdi abim diyor ki: "Ben bu kızla evlenirsem cehenneme mi gideceğim; tesettürlü biriyle evlenince de cennete mi gideceğim?" Bu hususta oldukça ikilemde kalmakta. "Bu kız gayrimüslim değil, hadiste demiyor mu 'evlenin dininizin yarısını tamamlayın.' Ben de bunu yapıyorum. Günahtan kaçınmak için evlenmek istiyorum." diyor. Bizi de yanında görmek istediğini söylüyor. Biz bu durumda ailece ne şekilde davranacağımızı bilemiyoruz. Diyor ki: "Bu kız olmazsa bir daha evlenmem." Bekâr olarak yaşaması mı doğru, böyle bir evlilik yapması mı, bilemiyoruz. Ehil birinden destek almak istedik. Bize yardımcı olacağınızı düşündük, hürmetler.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Allah'ın haramlarından bir haramı kimsenin hatırı için kabullenemeyiz. Siz, helal arayışınızda samimi olduğunuza inanıyorsanız eğer, bütün akrabalarınızı karşınıza almaya da hazır olmalısınız.
Bizim istediğimiz şeyler, kendimizin, toplumun uygun gördüğü zamanda gerçekleşmediğinde biz onu “geç kalmış” olarak varsayıyoruz. Ama kime göre bu geç kalış? Evlenmenin yaşı olduğunu kim söyledi? Bu hayatta kimin her istediği, istediği zamanda ve şekilde olmaktadır ki? Biz, bize uygun görülen kaderi yaşıyoruz. Daha farklısını daha uygun daha hayırlısıymış sanırız ama öyle olup olmadığını da bilemeyiz. Bizim yararımıza sandığımız işler tam tersi zararımıza da olabilir. Bu sebeple biz kul olarak elimizden geleni yapar ve gerisini Allah'a salmanın rahatlığı ve ferahlığı içinde oluruz. Şeytanın tek bir meseleye odaklatıp içini kemirmesine izin vermemek adına boş kalmamaya çalış. Her an vaktini farklı işlerle doldur ki kederlenmeye zamanın kalmasın. Belli bir yaşa kadar evlenememek, evlenmeye dair tüm kapıların kapandığını göstermez. Hiç beklemediğin bir anda huzurlu bir evlilik yapabilirsin. Bu sebeple en güzeli, en rahatı teslim olabilmektir. Hayata daha geniş bir perspektiften bakmaya çalışalım. Olmayana değil olanlara bakıp daha fazla odaklanmamız gereken işler, nimetler olduğunu hatırlayalım. Elbette dua etmeyi de ihmal etmemek lazım. Evlenmek onca önemine binaen hayatımızın olmazsa olmazı değildir. Kimin ne zaman ve kiminle evleneceği bizim için meçhuldür. Buna göre siz ölümcül bir hastalığa yakalanmış biri gibi değilsiniz. Bir başka mesele de evlenmiş olmak huzurun teminatı da değildir. Evli olduğu hâlde bekârlara imrenen ve boşanmak için her şeyi feda edenleri de düşünmek gerekir. Neyin kime hayır olduğunu bilemeyiz. Mevcut durumu en iyi şekilde yaşamak için gayret edelim. Yarın iyi bir evlilik günü olabilir. Evlenmemiş olmak en iyi hâlimiz olabilir. Konuyla ilgili sitemizde yayınlanmış olan şu mektup da içinizi rahatlatacaktır: Kızım, Bir zamanlar Firavun denen zalim vardı. O da karısını en büyük harama zorluyordu. O ise, Allah'ı her şeyin üstünde tuttu. Firavun'un dediğini yapmadı. Öldü, parça parça edildi yine yapmadı. Neticede ise o kadın, bütün mü'minlerin annesi, cennetin en öncesi olarak Rabb’ine gitti. Firavun cehennem kütüğü, o da cennet kuşu oldu. İkisi de ebediyet sahibi oldular. Biri cehennemde ebediyet kazandı, diğeri cennette… Kızım, gayet esef verici bir hâle zorlanıyorsun. Hem de annen tarafından. Becerebilirsen sen de kazanırsın; ebediyetleri kazanman mümkündür. Sabret ve kazan. Sana kısaca şu tavsiyeleri zikredebilirim: A- Evlenmeyi sen de ciddiye al, vakti gelince evlenmeye hazırlıklı ol. Çok güzel ve akıllıca döşünmüşsün. Sokağa çıkıp aday arayacak değilsin elbette. Rabbinin sana yazdığı nasibin seni er veya geç bulacaktır. Buna iman et, hiç şüphen olmasın. Ne kendini sal ne de içine kapan. Helal sınırları içinde dengeli bir siyasetin olsun. B- Annen ve babana her şeye rağmen nazik davran. Asla taviz verme. Onların sözüne aldırma ama nezaketini de bozma. Neticede onlar senin asıllarındır. Bir gün onlar da söylediklerine pişman olacaklardır. Kaba konuşma, hakaret etme. Nezaketle dik dur, dimdik dur. C- Vaktini dolu dolu geçirmeye bak, boş denebilecek işlerle vakit öldürme. Oku, yaz, araştır ama boş kalma. Büyük ideallerin insanı olmaya bak. İbadetlerini aksatma. Kuran oku. Dua et. D- Kızım, o kadının adı Âsiye idi. Binlerce sene oldu o bu dünyadan gideli. Şimdi de Rabbin seni Âsiye yapmak istedi ise sakın bu fırsatı kaçırmayasın. Gayret et, sen de Âsiye ol. Binlerce sene yaşa. Cennet kuşu ol, Rabbini bul. Sakın umutsuz kalma. Sakın korkma. Sakın incinme. Sakın ağlama. Ne olacak yüz yıl bekâr kalsan, ne olacak? Allah'ın razı olmadığı bir hayat olduktan sonra evli olsan ne olur bekâr olsan ne olur? Büyük düşün kızım, çok büyük düşün. Sakın kendini yalnız zannetmeyesin, melekler seninledir. Seni onlar da heyecanla izlemektedir. Sakın onları incitmeyesin. Sana dualar ederim kızım. Rabbim seni korusun ve yüceltsin. Sen de bana dua et.
Selamünaleyküm. Bir:Ailesinin izni olmadan sizinle görüşebilen biri ile siz nasıl 'iyi bir hayat' kurabileceğinizi vehmediyorsunuz ki? O, yirmi yıldır onu büyüten ebeveynini ezdi, sizi ezmesi için kaç yıl gerekir zannediyorsunuz? Anne baba ezip geçenden kimseye hayır gelmez! Bu kural dünya kurulduğundan beri böyledir. Siz elbette şimdiki lezzete bakıp aldanıyorsunuz. Alkol de kullanılırken pek lezzet verir, ya sonrası! İki:Sizin evlilik vaktiniz geldi ise iki yıl beklemeniz hiç doğru değildir, hemen evlenip kendinizi kurtarın. Üç:Milyon haram işleseniz dahi, namazı ve diğer ibadetleri terk etmemelisiniz. Zaten o haramlardan kurtulmanız ancak namaz sayesinde mümkün olacaktır. Şeytan son kurtuluş umudunuzu da size tükettirmek istiyor. Açın gözünüzü, açın! Dört: Nikâhın imamı müezzini mi olur; ya vardır nikâh ya da yoktur. Yarın, düğün yapmayacaksanız nikâhı zinanıza alet etmeyin.
Selamünaleyküm. İnsanlar, hastalanan hanımını veya kocanı sokağa atmayı kerih görürler, makul olan da o kerih görmedir. Hasta oldu diye atmak doğru değildir. Ağabeyinizin bir hanıma da ihtiyacı vardır. Normal olan ikinci bir hanımla evlenmesidir. Başka türlü haramdan korunamayabilir.
Selamünaleyküm. Sevgiyi kanunla veya reklamla oluşturmak mümkün değildir. Zorla sevmek dinen de istenmez insandan. Bizden istenen, insanî görevleri eksiksiz yapmamızdır. Eşiniz, ailesine karşı görevlerini her durumda yapacaktır. İhtiyaç anlarında yanlarında olacaktır. Diğer sevgi hususunu ise zamana bırakmak durumundadır. Sizin de eşinizle ailesi arasındaki ilişkilere bu düzeyde karışmanız pek doğru değildir, sorun size sirayet eder sonunda, siz suçlu olursunuz. Sadece emribilmaruf düzeyinde ilgilenin konuyla. Allah ailenizi ebedî saadete erdirsin. Mücahit, salih, âlim çocukların anne babaları olasınız.
Ailemizin huzuru ve istikrarı bizim için çok önemlidir. Allah’ın haramlarından birine açık ve net bir şekilde batmadıkça önceliğimizi aile huzurumuza vermeliyiz. Mesele açık bir harama girme düzeyine gelince ahiretimizi öncelikli tutmamız gerekeceği bellidir. Mesela alkol kullanma, elle temas etme, dans etme gibi bir abeslikle yüzleşecek olursanız net tavır koyarsınız. Bu noktaya gelmeyen sıkıntılar için yaptığınız gibi yapmaya devam edin yani kendinizi kollayarak, en kenardan yürüyerek devam edin. Allah yardımcınız olsun.
aile rızası konusundaki diğer fetvalar
Aleykümselam. Açık bir haramla karşılaşmadıkça ailenizin de rızasını kazanmak için uygun bir ortamda çalışabilirsiniz. Çalışma şartlarınız sizi günaha sevk edecekse hiç tereddüt etmeyin ve çalışmayın.
Aleykümselam. Hocaefendi,Bu anlattıklarınızın hiçbir tutar tarafı yoktur. Sizde başka bir neden vardır da siz onu keşfedememişsinizdir. Taktiğinizi acilen değiştirin. Önce mü'min bir hanım olmasını yeterli ilk şart olarak belirleyin. Ondan sonra da bedensel zevklerinizi esas alın. Ardından da diğer şartları ele alabilirsiniz. İleri sürdüğünüz şartlarda esnek olmayı da baştan kabul edin. Yanlış yapıyorsunuz, tehlikeli bir iş yapıyorsunuz. Ne aileniz ne de siz; ateşle oynama hakkınız yoktur.
Aleykümselam. Anne babaların küstüğü bir evlilik akim kalır. Bereketsiz bir evlilik yapmayın. Kendinizi duygusallığa kaptırmadan karar vermeye çalışın.
Aleykümselam. Bulunduğunuz ortamda açık bir harama bulaşıyorsanız hiç kimsenin ne diyeceğine bakmadan orayı terk etmelisiniz. Böyle bir ihtimal yoksa babanızın rızasına dikkat edin. Nikâhlandıktan sonra da eşinizin dediği ne ise onu yapacaksınız
Selamünaleyküm. Ailenin yaptığı doğru olmayabilir ama senin ailen sana lazımdır. İffetin açısından bir tehlike içinde hissetmiyorsan kendini ezme aileni, unut başkasını.
Aleykümselam. Ailenizin rızkını kısarak bir hayır yapmanız doğru olmaz. Kirada oturmak ise bir rızık kısılması değildir. Kardeşleriniz, özel bir durum söz konusu değilse sizin mesuliyetinizde değildirler. Sohbet grubunuza bir daire alın ama ailenizin maişetinizin zorlanmasına neden olmadan yapın bunu. Bir de bu tür iyilikler yapılırken daha sonra kardeşler arasında sıkıntılar oluşabilmektedir. Buna da dikkat etmeye çalışın; kimin üzerine alacaksınız, masraflarını nasıl karşılayacaksınız, kapatılacak olsa nasıl elden çıkarılacak? Gibi sorular sıkıntıdır haberiniz olsun. O evi kirada tutun daha iyi edersiniz.