Fetva Meclisi
Soru
Hocam eşlerden biri, eşini aldattığında, aldatılan taraf affetmeli mi yoksa ayrılmalı mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, böyle birinin eşi olmak mümin kalbini rahatsız eder, etmelidir de. Ama sizin kerhen de olsa onunla bir arada bulunmanızda bir sakınca yoktur. Düzelmesi için dua edin, sabredin, ona iyi bir eş olduğunuzu hissettirin, zamanla iyileşmesine vesile olmaya gayret edin. Alla yardımcınız olsun. Âmin.
Bir mü'min olarak kimsenin üzerimizde hakkı olmadan ahirete gitmek isteriz elbette. Allah Teâlâ hepimizi buna muvaffak kılsın. Bilerek ve bir sonuç getirecek hata yaptığımızda ikinci insanların bizde hakkı olur. Buna kul hakkı deriz. Hayat içinde kastımız olmadan, örf olarak “olabilir” kabul edilebilecek hataları ayaklarına gidilip helallik istenecek şeyler görmek abartı olur. Bu durumlar için “affedersiniz” güzel bir tepkidir ve yeterlidir. Allah’a emanet olunuz.
Gusül almamak ibadet yapmamak anlamına gelmektedir. Bu da bir felakettir şüphesiz. İnşaallah iman açısından bir sorun yoktur da nikâh zarar görmemiştir. Eşi sabırla ve sebatla izah etmeye çalışacak. Yalvaracak, rica edecek. İş iman meselesi ise ortada nikâh sorunu var demektir.
Şirk dışında her günah affedilebilir günahtır ama haramla başlayan ve süren bir evlilik ne getirir mü'min bir insana? Bir de bu açıdan bakmalısınız.
Aleykümselam. Eşiniz sizden boşanmış sayılmaz, onu boşayıp boşamamakta da serbestsiniz.
Evladın anne babaya karşı işlediği hatalardan iki sonuç çıkar: Biri Allah'a karşı günah işlenmesidir diğeri de anne babaya karşı kötü durumda olmaktır. Anne baba helallik verir ve affederse onlara ait bölüm biter ama Allah'ın emirlerine karşı gelinmiş olduğu için büyük bir günah yazılmış olarak bekler. Tevbe edilirse ve tevbe samimi olursa ancak o da affedilme umudu olur.
affetmek konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir şey bilhassa başkalarının gözü önünde onur kırıcıdır. Müslüman onurunun bile bile kırılmasına göz yumamaz, yummamalıdır.
En temel kural olarak şunu biliniz: Affeden yani alttan alan kazanır. Haklı olduğu bir davada kenara çekilenin ödülü cennettir. Bunu bilin. Bir de şu hususu dikkate almalısınız: Neticede bir hayat yaşadınız. Sizin de o hayatta bazı hatalarınız olmuştur. En azından idare etmeyi, yönlendirmeyi becerememişsinizdir. Şimdi gelinen noktada affeden, geçmişi silmeyi başarabilen biri olmanız gönül rahatlığına ermeniz demektir. Bunu kaçırmayın. Eşiniz yine aynı hatalara dönerse sizin bir kaybınız olmaz, kaybeden o olsun.
Zinanın hiçbir şekilde erkekle kadın arasında farklı denebilecek bir yönü yoktur. Çirkinliği ve günahı bakımından ikisininki de aynıdır. Bunu biliyoruz zaten. Erkeğin zina etmesi durumunda ortada büyük bir günah ve büyük bir rezillik vardır. Kadın (özellikle de evli iken) zina ettiğinde ise erkeğin durumuna ilave olarak muhtemel çocukları üzerinde nesep sorunu/şüphesi vardır. Erkeğin zinası kişisel bir günah olurken kadında bu durum nesilden nesile taşınabilecek bir sıkıntıyı doğurabilir. Bu sebeple günah olması ve çirkinliğine ilave olarak kadının suçunun daha sonra bir cinayetle ve benzeri ağır bir tepki ile sonuçlanmaması için adeta kazasız belasız ayrılsınlar diye tavsiye ediyoruz.
Sizin de böyle yapmanın doğru olmadığını, Allah Teâlâ’nın içine gömebilenleri daha çok sevdiğini ve onlara sevap vereceğini bilmeniz güzel bir durum. Bu da gayret etmeniz hâlinde kendinize nispeten de olsa çekidüzen verebileceğinizi gösteriyor. Uzun vadede tatbik etmek üzere şöyle bir uygulama yapabilirsiniz: Önünüzde hatalı gördüğünüze merhamet etmeyi kendiniz için bir fazilet kabul edin ve haklı haksız olmaktan öteye geçin merhamet etmeyi ilke edinin. Ne kadar geniş göğüslü ve sabırlı olursanız o kadar derecenizin yüksek olacağını hissedin. Anlık ve fevri davranmamanın daha şerefli bir tutum olacağını düşünün. Kendinizi hatalının yerine koyun ve ona öyle davranmayı deneyin. Affedilmiş olmanın nasıl bir insan kazanmak olacağını bilin. Her şeye rağmen sabırlı ve hoşgörülü olmayı sürdürmeniz gereken bir karakter olarak bilin. Büyük konuşmayacağım ve çirkin söz söylemeyeceğim diye kendinizi daha sonra bozmuş olsanız da bunu kendinize yeniden söz verin. Geçmişteki iyi anları ve iyi tavırları hatırlayıp kendinizi geri çekmeye çalışın. Ve ahireti hatırlayın. Orada Allah’ın sizi affetmesinin ne anlama geleceğini düşünün. Çokça dua edin. Bilhassa sabah namazlarından sonra bu hususta Allah’tan yardım isteyen dualar yapın. Asla umutsuz olmayın. Bir gün bu huyunuzu değiştireceğinize inanın.
Beşer olarak her şeyi elimizin altında tutamayız, her duygumuzu dizginleyemeyiz. Affetmemiz isteniyor ve affediyorsak yapabileceğimizi yaptık demektir. Affın gereği olarak da intikam almıyoruz, insani alakamızı zedelemiyoruz. Böylece yapabileceğimizi yapıyoruz demektir.
Bütün bu yaptıklarınızdan belki de daha ağırı bu yapmakta olduğunuz iştir. Sen kimsin ki, Allah'ın mağfiretinin ve rahmetinin üstünde bir iş yapabileceksin? Kimsin, ne olabilirsin, hacmin ne? Ya şeytanın seni ikinci bir facia için kullanmasına izin veriyorsun ya da bilerek bunu bir oyun olarak yapıyorsun; sebep ne olursa olsun, yaptığın, düşündüğün yanlıştır. Bırak bunları ve Rabbine dön.