Fetva Meclisi
Soru
Eşim bir kadın olarak beni sabrım bitecek hale getirdi. Sonunda geldiği noktada kendisi de yanlış yaptığını anladı. Ablasının onu kışkırttığını, ailemize zarar verdiğini anladı. Bunları itiraf etti ama ben onu affetmekte zorlanıyorum. Affetsem sevap kazanır mıyım sizce?
Cevap
Benzer fetvalar
O sevap zaten sana yazılıyor ve eşin de hata ediyor. Böyle yapan bir erkeğin yaptığı hatadır. Anlayış göstermeyecekse varsın sevabı sizin olsun, sabredin. Aile huzurunuz paradan daha değerlidir.
Eşinin yaptığının savunulabilecek bir tarafı yoktur. Yanlış yaptığını söylüyor ve tekrarlamayacağını da bildiriyorsa sizin ölesiye üzerine gitmeniz hata olur. Sanki evlenmekten pişman olmuşsunuz da bahane arıyordunuz gibi bir görüntü vermemelisiniz. Hatasını anlayıp tevbe edenle sizin de o düzeyde ilişki içinde olmanız gerekir. Benzer bir hatanın sizden çıkmasına karşı nasıl bir tepkiyi uygun bulurdunuz? Onu düşünün ve karar verin.
Eşinizden bu konuda net bir tavır ve pişmanlık beklemek hakkınızdır. Yalnız bu konuda eşinizin tavrını dikkate almak zorundasınız. Eğer eşiniz hatasını anlamış ve bu davranışı tamamen bırakmışsa, geçmişe değil, bugüne odaklanmaya çalışmalısınız. Ancak eşiniz bu davranışı hala sürdürüyor ya da bunu küçümsüyorsa, ilişkinizde daha ciddi sorunlar olduğunu kabul etmek gerekebilir. Affetmek, eşinizin davranışını onayladığınız anlamına gelmez. Aksine, affetmek daha çok sizin ruh sağlığınız için gerekli olduğunu kendinize hatırlatın. Affedemediğiniz sürece, bu olayın ağırlığını sürekli üzerinizde taşımış olursunuz. Affetmek zaman alabilir; bu konuda aceleci olmayın, ancak affetmenin yollarını arayın. Evliliğinizin sadece bu olaydan ibaret olmadığını, yıllar içinde paylaştığınız güzel anların da olduğunu hatırlayın. Kendinize ve ailevi ilişkinize yatırım yapın. Bunun için de kocanızla birlikte güzel zaman geçirmeye, ilişkinizi güçlendirecek aktivitelerde bulunmaya çalışın. Birbirinize daha çok vakit ayırarak sevgi ve güven bağınızı yeniden inşa etmeye çalışabilirsiniz. Özetle evlilikler zaman zaman sınanır. Ancak bu süreçleri aşmak hem sizin hem de eşinizin çabasıyla mümkün olabilir. Eşinizin hatasını düzeltmek için çaba gösterip göstermediği ve sizin bu olayı aşmak için istekli olup olmadığınız, ilişkinizin geleceğini belirleyecektir. Allah’tan yardım ve kolaylık dileyerek sabır ve hikmetle hareket edin.
Selamünaleyküm. Sabrın öncelikli olduğu yerler olur hak aramanın öncelikli olduğu yerler olur. İffetle ilgili bir hususta hakkı aramak ve kendini ibra etmek esas olmalıdır. Maddi konularda ise sabır daha önceliklidir. Bunu her konu ve olaya göre özel değerlendirmek gerekir.
Bilerek ve kastederek bir hata etmeyin. Hata ederseniz özür dileyin. Bunun ötesindeki tehditlerden rahatsız olmayın, bu davranışı abartmayın. Allah yardımcınız olsun.
Bu durumu muhakkak bir aile danışmanı ile bizzat görüşün. Aile danışmanından sonra da eşinizi karşınıza alın ve onu incitmeden elinizden gelmeyen nedenle kabalık yapabildiğinizi izah edin. Eşiniz “ben böylesine de razıyım” derse devam edin. Zamanında kalma kararı vermeyecektiniz. Siz de anlıyorsunuz ki iş çok geç. Sabredip sevap kazanmaya çalışın. Eşiniz size ayrılma yönünde bir karar belirtirse o zaman da yine bir aile danışmanı ya da yaşlı bir aile büyüğünüz nezaretinde karar verin.
affetmek konusundaki diğer fetvalar
Elbette bu af kelimesini önce “Allah’ın affı” olarak bilmeliyiz. Allah affetmedi ise eş affetse ne olur, etmese ne olur? Eğer mesele Allah’ın affetmesi ile sonuçlanacak bir tevbe ve ahlaklı hayata döndü ise eşlerin birbirilerini iyi bir ahlâk olarak görürüz.
Bütün bu yaptıklarınızdan belki de daha ağırı bu yapmakta olduğunuz iştir. Sen kimsin ki, Allah'ın mağfiretinin ve rahmetinin üstünde bir iş yapabileceksin? Kimsin, ne olabilirsin, hacmin ne? Ya şeytanın seni ikinci bir facia için kullanmasına izin veriyorsun ya da bilerek bunu bir oyun olarak yapıyorsun; sebep ne olursa olsun, yaptığın, düşündüğün yanlıştır. Bırak bunları ve Rabbine dön.
Böyle bir şey bilhassa başkalarının gözü önünde onur kırıcıdır. Müslüman onurunun bile bile kırılmasına göz yumamaz, yummamalıdır.
Zinanın hiçbir şekilde erkekle kadın arasında farklı denebilecek bir yönü yoktur. Çirkinliği ve günahı bakımından ikisininki de aynıdır. Bunu biliyoruz zaten. Erkeğin zina etmesi durumunda ortada büyük bir günah ve büyük bir rezillik vardır. Kadın (özellikle de evli iken) zina ettiğinde ise erkeğin durumuna ilave olarak muhtemel çocukları üzerinde nesep sorunu/şüphesi vardır. Erkeğin zinası kişisel bir günah olurken kadında bu durum nesilden nesile taşınabilecek bir sıkıntıyı doğurabilir. Bu sebeple günah olması ve çirkinliğine ilave olarak kadının suçunun daha sonra bir cinayetle ve benzeri ağır bir tepki ile sonuçlanmaması için adeta kazasız belasız ayrılsınlar diye tavsiye ediyoruz.
Sizin de böyle yapmanın doğru olmadığını, Allah Teâlâ’nın içine gömebilenleri daha çok sevdiğini ve onlara sevap vereceğini bilmeniz güzel bir durum. Bu da gayret etmeniz hâlinde kendinize nispeten de olsa çekidüzen verebileceğinizi gösteriyor. Uzun vadede tatbik etmek üzere şöyle bir uygulama yapabilirsiniz: Önünüzde hatalı gördüğünüze merhamet etmeyi kendiniz için bir fazilet kabul edin ve haklı haksız olmaktan öteye geçin merhamet etmeyi ilke edinin. Ne kadar geniş göğüslü ve sabırlı olursanız o kadar derecenizin yüksek olacağını hissedin. Anlık ve fevri davranmamanın daha şerefli bir tutum olacağını düşünün. Kendinizi hatalının yerine koyun ve ona öyle davranmayı deneyin. Affedilmiş olmanın nasıl bir insan kazanmak olacağını bilin. Her şeye rağmen sabırlı ve hoşgörülü olmayı sürdürmeniz gereken bir karakter olarak bilin. Büyük konuşmayacağım ve çirkin söz söylemeyeceğim diye kendinizi daha sonra bozmuş olsanız da bunu kendinize yeniden söz verin. Geçmişteki iyi anları ve iyi tavırları hatırlayıp kendinizi geri çekmeye çalışın. Ve ahireti hatırlayın. Orada Allah’ın sizi affetmesinin ne anlama geleceğini düşünün. Çokça dua edin. Bilhassa sabah namazlarından sonra bu hususta Allah’tan yardım isteyen dualar yapın. Asla umutsuz olmayın. Bir gün bu huyunuzu değiştireceğinize inanın.
Beşer olarak her şeyi elimizin altında tutamayız, her duygumuzu dizginleyemeyiz. Affetmemiz isteniyor ve affediyorsak yapabileceğimizi yaptık demektir. Affın gereği olarak da intikam almıyoruz, insani alakamızı zedelemiyoruz. Böylece yapabileceğimizi yapıyoruz demektir.