Fetva Meclisi
Soru
Her iki gözümden de ameliyat oldum ve gözlerimde alerji var bundan dolayı gözlerim sürekli yaşarıyor. Ağlıyor gibi oluyorum. Bu yaşarma abdeste engel mi? Bazı yerlerde vakit girince abdest alınıp namaz kılınması gerek diyor. Ezanın okunmasını bekliyor öyle abdest alıp camiye giriyorum. Vakit ve Cuma namazlarını böyle kılmaya çalışıyorum. Acaba bu doğru mudur?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir mezhepten diğerine geçme gibi bir iş yapmanız gerekmez. Her namaz vaktinde abdest almanız gerekiyor. Diğer namaz vaktine kadar o özürden başka bir abdest bozma nedeni olmadıkça abdestli sayılırsınız. Bu bir özür durumudur. Geçmiş olsun.
Doktorların özel rapor yazacağı düzeyde değilse söyleme zorunluluğunuz yoktur. Ama karşı tarafı da yoran aşırı derecede vesveseli/takıntılı iseniz söylemelisiniz.
Eğer dinleyip tatbik edecekseniz size kurtulma ihtimalinizin yüksek olduğu bir tavsiyede bulunabilirim: Her ezan okunduğunda bir abdest alın. O abdestinizin değil şüphe ile bizzat bozulduğunu görseniz bile abdest almayın. Namaza devam edin. Buna altı ay devam edin. Biiznillah hastalıktan kurtulursunuz. Ama hiçbir şekilde ikinci abdesti almayacak öyle namaz kılacaksınız. Gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Hanefi mezhebi fukahası, hamile kadının aybaşı olmayacağını kabul etmişlerdir. Sizden gelen özür kanı hükmündedir. Özürlü gibi davranacaksınız yani her vakit abdest alıp namaz kılacaksınız. Hayatınızın gerisinde de bir değişiklik olmayacak zaten.
Görmediğiniz ve bilmediğiniz konularda öyleymiş gibi refleks göstermeyin. Buna göre abdestinizin bozulduğunu kesin bilmiyorsanız abdestinizin olduğu şeklinde hareket edin. Kesin bilmediğiniz abdest bozulmasında abdestiniz bozulmamıştır. Kesin bilmediğiniz necaset bulaşmasında necaset bulaşmamıştır. Özellikle bu sürecinizde hayal/vehimleri bir kenara itin. Aksi takdirde bunu aşamazsınız. Allah şifalar versin. https://fetvameclisi.com/fetva/305-esyada-necaset-suphesi-degil-temizlik-esastir
Sürekli bir akıntı, gaz veya benzeri bir durum varsa ve bu durumu kontrol etmeniz mümkün değilse, "özür sahibi" sayılırsınız. Özür sahibi olan kişiler için özel hükümler geçerlidir. Özür sahibi olma şartları: Abdest aldıktan sonra, namaz vakti boyunca sizi rahatsız eden durum (örneğin, akıntı, gaz vb.) sürekli olarak devam ediyor ve engellenemiyorsa. Her namaz vakti en az bir kez tekrar ediyorsa her namaz vakti için bir abdest alırsınız. Bir namaz vakti içinde abdesti bozan durum (gaz, akıntı vb.) olsa dahi aldığınız abdestle o vaktin farzını ve nafilelerini kılabilirsiniz. Bu, özür sahipleri için kolaylaştırıcı bir hükümdür. Örneğin: Öğle vakti için abdest aldınız ve namaz kıldınız. O esnada midenizde hareketlenme veya kaçak bir durum oluştuysa, abdestiniz bozulmuş sayılmaz ve namazınızı devam ettirebilirsiniz. Ancak yeni vakit geldiğinde tekrar abdest almanız gerekir. Bu tür rahatsızlıklar, vesvese (aşırı şüphe) oluşturabilir. Eğer abdestinizi aldıktan sonra gerçekten kaçak olmadığını düşünüyorsanız, kendinizi aşırı zorlamamalısınız. Vesvese ile hareket etmek hem sizi yorabilir hem de ibadetten soğutabilir. Özetle her vakit abdest alarak namaz kılmanız doğru bir uygulamadır.
abdest konusundaki diğer fetvalar
Tedavi maksatlı olarak kullanıldığında abdestte veya gusülde bir sakınca olmaz. Onun bulunduğu bölgeyi mesh edebilirsiniz. Eğer tedavi yani doktorun tavsiyesi dışında bir iş için kullanılıyorsa gusül için giderilmesi gerekir. Abdestte ise inşaallah zararı yoktur.
Bunun için tevbe edilmesi ve tekrar etmemeye azimli olunması yeter.
Yazmaya mahsus olmayan yani temizlik için üretilmiş ve adına “kâğıt/havlu/peçete” denen malzeme ile tuvalette taharet yapılabilir. Temizlik sağlandı ise su ile tamamlama şartı da olmaz.
İdrar yaptıktan sonra akıntı gelse de guslü tekrarlamak gerekmez.
Güzel görünmek veya birine benzemek için dişlerle oynamak caiz değildir ama yemeğe zarar vermek gibi bir sağlık sorunu oluşturacak durumlar için diş tedavisi caizdir. Gusle de bir zararı yoktur.
Tıbben hamileliğinizde bir hastalık, düşük gibi bir durum yoksa Hanefi mezhebine göre gelen kanamayı özür/istihaze kabul etmeniz gerekmektedir. Tıbben de kadının hamilelik döneminde kanama görmesi normal görülmediği gibi adet olarak da kabul edilmemektedir. Hamilelik döneminde bir kere dahi olsa gelen kanama Hanefi mezhebine göre hareket eden bir kadın için hastalık kanaması yani istihaze olmuş olur. Bu durumda kanama gelmeye devam ederken engelleyebiliyorsa tampon gibi dezenfekte edilmiş bir malzeme ile kanamayı engelleyerek namazını kılması, engelleyemiyorsa kanama devam ederken her namaz vakti yeni bir abdestle namazını eda etmesi gerekmektedir.