Fetva Meclisi
Soru
Ağabeyim maalesef alkol alıyor, bu da annemin şeker, diğer aile bireylerinin ise sinir hastası olmasına neden oldu. Ailem gerek şiddet gerekse nasihat ile üzerinde durdular fakat işler ters tepti. Kendisi 33 yaşında ve bekar. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Tedavi olmuyor. İşin ilginç yanı ise, herkesi haksız, sadece kendini haklı olarak görmesi, gerçekleri kabul etmeyip herkesten yüz çeviriyor. Bu konuya nasıl yaklaşmalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah size sabır versin. Annenizin hastalık sebebi ile yaptığı bir şeyi boşamanın dışında bir ceza ile cezalandırmak isabetli olmayabilir. Neticede hasta bir insandan söz ediyoruz. Babanızın da kendisinin ve sizin onurunuzu düşünmesi hakkıdır. Bu durumun ortasının bulunması için bir psikoloğu araya sokmanız yani ona danışmanız sizi rahatlatır zannederim.
Aleykümselâm. Bazı yörelerimizde bu sözünü ettiğiniz kültür hâkimdir. Ne yazık ki böyle insanlarla bir noktada anlaşmak da mümkün değildir. Sizin evinize ailenizden olmayanları almamak dinen hakkınızdır ama bu kararınız sizin ailenize mal olacaksa elbette iyi düşünmeniz gerekmektedir. Size sabır tavsiye ederiz. Bir de bu durumu aile büyüklerinizle istişare ile çözmeniz sizi daha az yoracaktır. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Sadece bu saydıklarınızdan ötürü onun, evlenilmesi sakıncalı olması doğru değildir. Fakat bunların bulunmadığı kimselerle evlenenler bile sıkıntıdan kurtulmuyorlar. Siz doktorsunuz; mesleğinizden bir örnek vereyim size: Neden hastalarınıza, 'ailende şeker hastası var mı?' diye soru yöneltiyorsunuz? Çünkü bu bilgi, sizin hastalığın teşhisinde size ipucu verecektir. Bunu da öyle kabul edin. Dinen hiçbir sakınca yoktur, aklınıza ise siz bakacaksınız. Sizle tanıştıktan sonraki gelişmeleri ise ilacın etkisi ile aniden oluşan düzelme gibi görebilirsin. Bence daha makul düşünün.
Maalesef bu asırda iki büyük imtihanın altında eziliyoruz, kaybetme riskimiz çok büyüktür. Bunların biri faiz imtihanı, diğeri de fuhuş ve ona zemin hazırlayan ortamların imtihanıdır. Evinizdeki durum ne yazık ki çok yaygındır. Elbette babanızın dinen ona mani olma hakkı vardır. Bu hak yüzde yüzdür. Ancak, kardeşinizi o yolun başına sevk ederken de aileniz sonunu düşünmeli idi. Bu durumda yapılacak iş şudur: Eğer kardeşinizin isyanı ve daha berbat bir duruma düşmesi diye bir endişe varsa izin verilmesi gerekir. Çünkü biz, iki tehlikeden daha az zararlı olanını tercihle mükellefiz. Anne babanız çok dua etsinler. Sakın beddua etmesinler. Sabrederek sonunun hayır olmasını dilesinler.
Selamünaleyküm. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Tatlı dille ve ikna ederek yapın ki, iyiliğiniz işe yarasın. Annenizden değil de sizden olduğunu bilsin babanız ve ikna olsun. İyilik, her zaman kolay yapılamaz.
Önce kendinizi koruyun, geliştirin. Sonra da babanızı hasta kendinizi doktor yerine koyun, ona o şekilde davranın. Sabırlı olun, son zamanında ona iyilik yaparak hayırlı çocuk olmaya çalışın.
alkol konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İlim adamları düzeyindeki meselelerin kahve muhabbetlerine konu olmasının örneklerinden biri olarak bu meseleyi görebilirsiniz. Sıradan insanlar olarak anlayacağımız bir dille mesele şöyledir: Kur'an’ımızda alkolü yasaklayan âyette, ALKOL ANLAMINDA H A M R kelimesi kullanılmaktadır. Ebu Hanife rahmetullahi aleyh, üzümden yapılan alkolün hamr olarak isimlendirildiğini, diğerlerinin hamr olduğu için değil sarhoşluk verdikleri için haram olacaklarını zikretmiştir. Nitekim bugün, üzüm şarabından yapılmayan hatta kimyasal yollarla yapılan pek çok şey alkol olarak haramdır. Mesele özetle budur.
Selamünaleyküm. Direkt alkol sofrasına hizmet etmezseniz inşaallah kazancınız haram olmaz. Seçmeye çalışın, mecbur kalırsanız gidin. Alkolün kendisine hizmet etmeyin yeter.
Öyle biri veya hepimiz önce imanın ne olduğunu anlamalıyız. İman zayıfladıkça o tür hataların üzerine yığılma da artar. Önce iman eğitimi ardından da çevre çok önemli! Ona iyi bir çevre ya da mümkün olduğu kadar iyileştirilmiş bir çevre bulmalısınız! İnternet üzerinden bizim ‘Büyüdükçe Haramlar Küçülüyoruz’ adlı dersi izletebilirsiniz, inşaallah yararlı olur.
Orası bir mescit değildir, eski hâlini irdelemeniz gerekmez. Siz namaz kılarken öyle şeyler bulunmadığına göre namaz kılabilirsiniz, kılmalısınız da. Daha iyi bir yer bulursanız orada namaz kılarsınız.
Aleykümselam. Doktorun önerdiği, ilaç olarak imal edilmiş ve alternatifi bulunmayan nesnelerde esasen haram olan bir maddenin bulunması kullanılmasını engellemez. Ortada ilaç düzeyinde bir zaruret bulununca kullanabiliriz. Keyfi olan kullanımlar ise buna dahil değildir. Keyfi kullanımı şöyle takdir edebilirsiniz: Hamile bir kadın, hamileliği esnasında bebeğinin gelişmesi açısından vitamin kullanması doktor tarafından öneriliyorsa bu bir zarurettir, keyfi olarak ele alamayız bunu. Ertesi günü geziye gideceği için performansını yükseltmek için bir insanın vitamin alması ise keyfidir.Geçmişteki kullanımlar hatalı ise bunun inşaallah bebeğe etkisi yoktur. Allah işimizi kolay kılsın.
Herkes harama karıştığı kadar günaha da karışmış olur, daha helal bir iş bulmalıdır o kardeşimiz.