Fetva Meclisi
Soru
Anayasası Allah’ın hükümlerine aykırı yasalarla dolu olan bir devletin devamlılığı için dua edilir mi, bu duaya amin denir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Neden siz imamın duası ile bağlantılı kalıyorsunuz ki? O bitirince siz dua etmeye devam edin. Bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz. Hem cemaatin duasını yakalarsınız hem kendi duanızı dilediğiniz gibi yaparsınız.
Selamünaleyküm. Mü'min için asıl olan, Allah'ın razı olacağı amelleri yapmasıdır. Haramlardan kaçınmak ve farzları eda etmek en büyük yatırımdır. Dua da ilk sıradaki ibadetlerdendir. Duayı, kişinin kendi Salih amellerine dayandırması evla olandır. Dua eden mü'minin: 'Peygamber aleyhisselamın hürmetine…' şeklindeki duası etrafında tartışma olmuştur. Bunu insanların, asıl yapmaları gereken işlerin yerine oturtmaları ve görevlerini ihmal etmelerine sebep olan bir vesile kılma hatalı bulunmuştur. Netice olarak, ortada ulemanın farklı yorumladığı bir mesele var. Biz bu meselede şöyle bir tatbikat yapabiliriz: Bu şekilde dua eden bir mü'mini şirk ve benzeri ağır ithamlara maruz bırakmak makul değildir. Ortada cinayet yoktur, kasıt yoktur. Böyle dua etmeyi uygun bulmayana da namaz kılmayan biri muamelesi yapmak yanlıştır.
Efendimiz aleyhisselamın ebeveyninin akıbeti ile alakalı net bir bilgimiz yoktur. Âlimlerimiz farklı görüşler üzerinde mütalaatalarda bulunmuşlardır. Kesin hükmü ise ancak Allah Teâlâ bilir. Bizim derste vurguladığımız nokta ise efendimiz aleyhisselam'ın mübarek gözünden yaş akıtan şeyler sadece müşriklerin eziyeti değildi. Böyle ağır bir yara da onu üzmüştü. Bu kadarını anlayabiliyoruz meselenin.
Böyle şeyler mü'min için tehlikelidir.
Allah’a iman etmeyen kâfirler de Allah’ın kullarıdırlar. Dualarının kıyamet açısından hiçbir faydası yoktur. Dünyalık işlerde ise onlar da dua etseler Allah onların dualarını kabul eder. Cumhur ulemanın kanaati bu şekildedir.
Selamünaleyküm. Mü'min, kalbinin huzur bulmadığı işi yapmaz.
allahın indirdiğiyle hükmetmeyenler konusundaki diğer fetvalar
Kalpteki duruma vakıf olmadan insanların neyi neden yaptığına karar vermek yanlıştır. Özellikle benimseyerek küfre kayanla, tevil ederek, yanlış anlayarak yapanı aynı göremeyiz. Allah yardımcımız olsun.
Allah'ın yasak ettiği şeylerden birini yapmanın iki pozisyonu vardır. Birincisi, onu Allah'ın yasak ettiğini bildiği halde, bu yasağı yok sayarak, uygun görmeyerek yapmak ki, bu tam bir küfürdür. İkincisi de, yasağı bildiği halde ya nefsine mağlup olarak ya da çaresizlikten ötürü onu yapmak ama hatasını da kabul edip tevbeye koşmak halidir ki, bunun adı günahtır. Bu durum insanı dinden çıkarmaz. Örneğini verdiğiniz ayetler için de bu durum geçerlidir. Filan sistemi beğenip onu uygulamak isteyenle, içinden reddettiği halde çaresizlikten dolayı onu uygulayan arasında bu farkı görmezden gelemeyiz.