Fetva Meclisi
Soru
Maide suresi 44. ayette Allah Teâlâ, "Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir" buyuruyor. Ben Türkiye’de hakim olsam Allah’ın hükmüyle değil anayasaya göre hükmedeceğim. Bu durumda ben kafir mi oluyorum? Benim hukuk fakültesinde okumamda bir sakınca var mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Elbette, Allah’ın hükmü dışında bir hüküm belirleyip onu icra edenler ve bunda bir sakınca görmeyenler o kişinin dediği sınıfa gireceklerdir. Türkiye’deki durum ise belli yorumları kaldırabilecek bir konudur.
Aleykümselam. Mevcut sistemi, Allah'ın dininin yerine konabilir gören için bu denenlerin tamamı doğrudur. O niyetle verilen oy da dinden çıkmaktır. Bunda hiçbir itiraz yoktur. Bunun aksine mevcut yapıyı, şerrinden emin olmak veya hakka giderken geçilecek bir köprü olarak görmek ise o şekilde yorumlanmamalıdır. Niyetlerin önemli tutulduğu dinimiz var; herkes niyetine göre değerlendirilecektir.
Allah'ın yasak ettiği şeylerden birini yapmanın iki pozisyonu vardır. Birincisi, onu Allah'ın yasak ettiğini bildiği halde, bu yasağı yok sayarak, uygun görmeyerek yapmak ki, bu tam bir küfürdür. İkincisi de, yasağı bildiği halde ya nefsine mağlup olarak ya da çaresizlikten ötürü onu yapmak ama hatasını da kabul edip tevbeye koşmak halidir ki, bunun adı günahtır. Bu durum insanı dinden çıkarmaz. Örneğini verdiğiniz ayetler için de bu durum geçerlidir. Filan sistemi beğenip onu uygulamak isteyenle, içinden reddettiği halde çaresizlikten dolayı onu uygulayan arasında bu farkı görmezden gelemeyiz.
Aleykümselam. Siz de belirttiniz; tekfir yani bir mü'minin imanını yok sayma bir hastalıktır. Kanaatimiz odur ki, o hastalığa takılıp kalmak da karşı bir hastalıktır. Özellikle meşgul olunmamasını tavsiye ederiz. Bugüne kadar görülmüştür ki, bu meselelerle yoğunlaşanlar bir itirazı kabul etmeye yanaşmamışlardır. Tekfir boyutlu düşüncelerin esasında norm dışı kalmak vardır. Bu da onların bir söz dinlemeleri durumunda yok olmaları yani norma dönmeleri demek olacağından kolay kolay ikaz kabul edemezler. Vakit zayiatına dalmaktan ise gençlerin o hastalığa yakalanmamalarına çalışmak daha yararlıdır.
Selamünaleyküm. Ehlisünnet'in iman ettiği hakikat şudur: Amel eksikliği, tembellik, ihmalkârlıktan kaynaklandıkça küfre girme nedeni olmaz. Küfür, imandaki sakatlıktan kaynaklanır. Allah'a ve Şeriat'ına imanda sıkıntı olmadıkça küfür söz konusu değildir. Bu noktayı yani küfürden aşağıda kalan ama imana da yaraşmayan noktayı FASIKLIK olarak isimlendiriyoruz.
Selamünaleyküm. Sizin bu sunumunuz üzerine 'acaba böyle bir Müslüman var mıdır?' diyesim geliyor. Çok ağır bir tablo çiziyorsunuz. Müslüman, kasıtlı bir şekilde bu saydıklarınızı yapıyorsa vay onun hâline! Ama bir plan ve tevil üzere bunu yapıyorsa sizin ifadeleriniz onun için çok ağır. Allah'a emanet olun.