Fetva Meclisi
Soru
Amerika’ya ‘dost’ demek insanı dinden çıkarır mı, böyle düşüncedeki insanları desteklemek akideye zarar verir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinden çıkarmaz ama kişinin oradan ayrılması gerekir. Bir dahaki sefere bulunduğunuz ortamdan ayrılarak tepkinizi belirtin.
Düşünmeden ve bilmeden söylenen bir söz olabilir bu. Dinden çıkma şeklinde bir akıbet de bu söz için ağır olabilir. Zira bu sözden kastedilen şey, ‘seni Allah’a havale ediyorum’ da olabilir. Birden fazla anlam ihtiva eden sözler için ‘dinden çıkma’ ifadesini kullanmak doğru değildir. Sözün, mü'minin ağzına yakışmayan bir abes olduğu ise ortadadır.
Selamünaleyküm. Hayır, böyle bir durum dinden çıkarmaz.
Selamünaleyküm. Dinden çıkmak, ya bizzat kişinin 'ben çıkıyorum' tarzında bir beyanı ile ya da Allah'ı, melekleri inkâr gibi bir hata ile olur. Düşünmekle dinden çıkılmaz.
Selamünaleyküm. Mümin olmayanlarla müminlerin kalpten bir ağ kurmaları caiz değildir. Siyasi ve sosyal beraberlikler olabilir. Yüzeysel muhabbetler kurulabilir.
Aleykümselam. Mecazi manada söylenmiş sözler olarak sakıncası olmayacağını düşünüyoruz. Elbette kullanmamayı tercih ederiz.
Amerika konusundaki diğer fetvalar
İki önemli farkı ortaya koyarak meseleye bakmalıyız. Birincisi şudur: İran başka, Şia başkadır. İran, Şiilerin de yaşadığı Farisî kökleri olan bir devlettir. İran, tarihten gelen devlet politikası ile farklılığını her zaman göstermektedir. Umumiyetle Müslüman olmayan güçlerle masa üzerinde siyaset yapmayı yeğleyen anlayışı yaşatırlar. Müslümanlara ise daha haşin bir siyaseti tercih etmişlerdir. Şiilik ile İran eşit tutulmamalıdır. İkinci fark ise şudur: Şiilik, İslam'ın içinde bir fırka adıdır. İslam'ın merkezine hangi mesafede olursa olsun hiçbir kelimeitevhid sahibi küfür ehli ile aynı çizgide görülemez. Bu iki tespitten sonra sorunuzun cevabı şudur: Biz ümmetimizin menfaatini kollarız. Ümmetimizin geleceğini, İslam'ın istikbalini öne çıkarırız. Bu hususla alakalı durum değerlendirmelerini de ilim adamları ve siyasetçilerimizden oluşan Şura ehli üzerinden yaparız. En azından böyle olması gerekmektedir. Mevcut İran politikalarını da bu zeminde değerlendirdiğimizde, Persçilik illetinin ne yazık ki İran politikalarına hâkim olduğunu ve bunun da İslam olmadığını belirtmemiz gerekmektedir.
Mevcut durumumuzu İran veya Suriye diye bir daraltma ile tahlil edemeyiz. Ümmet olarak büyük bir tünelden geçiyoruz. Yüz yılı aşkın bir zamandır ümmetimizin başı yok, sahibi yok görüntüsü içindeyiz. Belli bir gündeki belli bir olaya takılıp kalmak düşmanlarımızın işine gelir. Olaylara takılmadan bütüne bakarak ve bütün zamanları değerlendirerek yol almalıyız. Allah’a sığınıp hayatın her alanında cihat etmek zorundayız. Ümmetimizin hedeflerini günübirlik olaylara ve kendi dar projelerine kısıtlayarak İslâm anlatanlar bugünkü facianın görünen sebeplerindendirler. Bundan sonrasını en azından bütün zamanlar ve bütün evren için var olan bir İslâm mantığı ile düşünmek durumundayız. Bu mantıkla bakmaya gayret edelim. Allah yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. O uzak diyarlara rağmen bak ne kadar yakın duruyormuşuz meğerki! Kerim olan Rabbimden dilerim, o duygularınla seni yaşatsın sonra öldürsün sonra da öyle diriltsin. Volkan gibi bir heyecan dolusun. Demek ki, için gür bir iman dolu. Seni nasıl tebrik etmem? Allah seni heyecanında sabit tutsun, sonunu kazanacağın hızlı bir dönüşüm yaşıyorsun, seni tebrikler ederim. Sakın korkma, çekinme! Mü'min kardeşlerin olarak arkandayız; duamızla, istişaremizle, gönlümüzle senin yanındayız. Bir daha ayrılmamak ve cennet ırmaklarının kenarında beraberce muhteşem günün lezzetini yaşamak üzere beraberiz. Bizi birleştiren, aynı gönül bağıyla kaynaştıran imanımız bunu emretmektedir. Kardeşiz, biriz, beraberiz. Duamız seninledir. Gelecek durumumuzla ilgili şöyle bir takvim izleyebiliriz: 1- İman açısından tam bir dönüş yapmış olalım. Şeytanın bizi bunaltabileceği bir süreci uyanık geçirmeliyiz. Şeytan kısır bir döngüde oyalamasın bizi. Bir kere Allah'ın kapısına yöneldik mi artık o kapı bize açık demektir. Umutsuzluk en büyük tehlikedir. Allah'ın kapısında umutsuzluk yoktur, geçmişle uğraşmak yoktur. Kışı ölü geçiren ağaçların yazda canlandıkları gibi tevbe edip geri gelen Mü'min de canlanır ve çiçekler açar. Böyle inanıp davranmaya mecburuz ki başaralım. 2- Haramlar konusunda hedefimiz sıfır haram olacak. Bir günde sıfır günah olmayabilir ama bir yıl sonra gözle görülür bir değişiklik olmalıdır. Adım adım ama köklü bir şekilde dönüş olsun. 3- Allah'ın emirleri olan farzları bir bir devreye sokalım. Namaz, oruç gibi farzlardan taviz vermeyeceğimiz seviyeye yükselmek için uğraşacağız. 4- Bütün bunlar için en önemli yatırımımız iki değer üzerinden yürüyecek. Bunların birisi çevredir, diğeri de bilgidir. Neyi nasıl yapacağımızı bilecek kadar bilgi şart. Bu bilgimizi uygulayabileceğimiz bir çevre de şarttır. Çöplükte gül olarak açmak zordur. Bütün bunlarda hep beraberiz. Konu konu yazın, her biri için bilgimizi paylaşalım. Dualar ediyorum size. İyi haberlerinizi beklerim. Allah sizi korusun.