Fetva Meclisi
Soru
Hocam kıyamet gününde anne ve babaların çocuklarına yaptıkları zulüm, hakaret ve onur kırıcı davranışlardan dolayı çocuklarıyla aralarında hak alışverişi olacak mı? Yani anne ve babanın çocuğuna yaptığı kötülükler kul hakkı olarak karşılarına çıkacak mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Anne baba her şeyde haklıdır diye bir kural yoktur. Anne veya baba da zalim olabilir ama her şeye yüzeysel bakılabilen bu dünyada tam bir adalet beklenemez. Bilhassa insanın anne babasına karşı bir hukuk zaferi kazanması suya yazı yazmak gibi zor alabilir. Bunun için de deriz ki evladın hakkını ancak Allah Teâlâ alır kıyamet günüde. Dünyada da anneye babaya ceza verebilir elbette ama kimin neyi ceza olarak gördüğünü biz kesin olarak bilemeyiz.
Hak ihlalinin kul hakkından başka boyutu yoksa yani sadece kulla alakalı ise ihlal bu durumda sahibinin verdiği helallik ahirette kurtuluştur biiznillah. Yeter ki helallik talebi ve tahsili hileli bir yol ile olmuş olmasın.
Selamünaleyküm. Çocuklar arasında ayrımcılık yapmak günahtır, kıyamet günü felçli gelmekle tehdit edilmiş bir hatadır bu.
Evlat, üzerine düşeni yaptıktan sonra anne ve babanın yanlış işler yapmaları elbette onlardan sorulacaktır. Şu kadar ki evlat, anne babasına düşman gibi davranırsa haklı olduğu işte haksıza düşebilir.
Selamünaleyküm. Siz bunun hatalı olacağını söyleyin, alma işine karışmayın. Sorumluluktan kurtulursunuz.
Şunu kesin bir kural olarak bilmeliyiz: Bir kul günah işlediğinde Allah’a karşı hata etmiş olur. Tevbe ederse ve tevbenin içini doldurursa Allah onu affeder. Tertemiz olur ve öyle dirilir. Bunda şüphemiz yoktur. Kulun işlediği günahın başka bir kulla bağlantısı varsa yani KUL HAKKI söz konusu ise hiçbir tevbe çeşidi o kul hakkını silmez. Allah Teâlâ, kendisine karşı işlenen suçları affediyor, kulun kula karşı hakkını silmiyor. Şehit bile olsa kul, durum budur. Tek çare de suç işleyen kulun hakkını ihlal ettiği kul ile helalleşmesi veya kıyamet günü yüzleşmesidir. Başka bir çare yoktur. Bu kural kesindir ve asla esnek değildir.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Ah kardeşim, keşke ölüm korkusu olsa, keşke! Nerede o korku? Korkunun adı var kendi yoktur. Korkan, korkusunun gereğini yapmaz mı? Bizimki çocukların azarlanmaktan korkup bildiklerini de yapmasına benziyor sadece.
İslam akide ve iman dinidir, renkler ve simgeler dini değildir. “Şu renk İslam rengidir” diye bir ifade kullanılamaz. Evet, yeşil rengi hoş görülmüştür. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi de ashabı yeşil renkli elbise ile görmüşlerdir ama yeşili emretmemiştir. Beyaz rengi tavsiye buyurduğu sözü ise daha bilinen bir sözdür. Cennette yeşil kıyafet ise ayetlerde geçmektedir. Cenneti anlamak için şunu bilmelisiniz: Bu dünya standartlarına göre düşündüğünüz bir cennet yoktur. Cennet oradadır ve oraya göre yaratılmıştır. Orada neyi neden ve ne kadar seveceğimizi buradan kestirmek oranın şartlarına aykırı düşmektir. Allah Teâlâ cennetlik kullarından kılsın bizi.
Dinimiz ve ahiretimiz uğruna evimizi, sokağımızı, şehrimizi hatta ülkemizi değiştirmeye hazır olmadıktan sonra iman iddiamızı nasıl ispat edebiliriz? İmanınızı ve çocuklarınızın imanını öncelikli tutun. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ nişanlınızı mağfiret buyursun. Nikâh akdinden önce ahirette eş gibi buluşma mümkün değildir. İnşaallah iki mü'min gibi buluşmak ikinize de nasip olur. Böyle bir meseleye takılıp kalmanız doğru olmaz, hayat hızlı bir şekilde devam ediyor. Kendinizi yıpratmayın, ona mağfiret dileyip siz iyi bir mü'min olarak yaşamaya bakın. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin.
Mü'min hangi eziyeti çekerse o bir sabır konusudur. Kimi manevi denebilecek gözle görülmeyen, izlenemeyen sıkıntılar bedene eziyetten daha etkili olabilmektedir. Eziyet denebilecek ne varsa biiznillah sabırla karşılandığı sürece mü'min için ecir konusudur. Şüphesiz Allah’tan karşılık bekleme iddiası herkesin imanına göre farklıdır. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.