Fetva Meclisi
Soru
Hocam komşularımda namaz kılan ve tesettürlü olan kimse yok. Cuma günleri toplanıp Kur’an okuyalım dedim kimse yanaşmadı. Evimi değiştirmeyi bile düşünüyorum sırf bu sebepten çünkü çocuklarımın etkilenmesini istemiyorum. Sizin fikrinizi öğrenmek istiyorum. Ne dersiniz bu duruma?
Cevap
Benzer fetvalar
Sokak şartları sizi bir harama itmeyecekse ve eşiniz de uygun buluyorsa inin, evinizde ve her yerde dua etmeyi de unutmayın. Yeter ki bunu 'yapmanız gereken bir iş olarak' yapın, eğlenceye dönüştürmeyin.
Korktuğunuza göre imanınız var demektir elhamdülillah. Her insanın Allah'a kulluk yaparken düşmeleri, eğilmeleri ve stresleri olabilir. Her düşündüğümüzü yapamayız, mücadele edeceksiniz. Belki de sizin bu sıkıntınız yarın daha iyi Müslüman olmanızın da başlangıcı olacaktır. Ümitvar olun, dik durun şeytana karşı. Allah yardımcınız olsun.
Elbette yanlış bu ama bir de 'bari bir namaz kurtarsın!' savunmasına diyecek şey bulamıyoruz. Halimiz budur, akıbetimiz hayrolur inşaallah.
Atalarımız “papaza kızıp oruç bozulmaz” diye bir söz söylemişler. Dinimize dair sıkıntılarımız, bizi idare eden düzen sebebiyle camiyi terk etmek makul değil, eşiniz yanlış yapıyor. Kandil akşamlarını da yok kabul etmeyi doğru bulmadığımız gibi KURTULUŞ GECESİ gibi abartmayı da doğru bulmayız. Ortada bir çizgi geliştirmek gerekir. Eşinizle ne edin edin bu konuyu tartışarak aile içi huzurunuzu bozmayın. Şeytan için iyi bir fırsat olabilir bu. Bu tür düşünce sahiplerinin fikirleri değişken olur, zamanla farklı düşünebilir diye plan yapın. Siz çocuğunuzu bu tartışmanın içine düşürmeden yönlendirmeye bakın.
Aleykümselam. Müslüman olmayanların da evinde yenilip içilebilir. Yeter ki yenilen içilen şey helal olsun. Bir de bu ilişki sizi, dininiz hususunda gevşemeye götürmesin.
Biri imam ikincisi cemaat olan her iki kişi Cuma namazı hariç cemaattir. Elbette bu cemaat, bir camideki cemaat gibi değildir ama cemaattir.
ahiret konusundaki diğer fetvalar
Anne baba her şeyde haklıdır diye bir kural yoktur. Anne veya baba da zalim olabilir ama her şeye yüzeysel bakılabilen bu dünyada tam bir adalet beklenemez. Bilhassa insanın anne babasına karşı bir hukuk zaferi kazanması suya yazı yazmak gibi zor alabilir. Bunun için de deriz ki evladın hakkını ancak Allah Teâlâ alır kıyamet günüde. Dünyada da anneye babaya ceza verebilir elbette ama kimin neyi ceza olarak gördüğünü biz kesin olarak bilemeyiz.
Ya Allah! Hem ne çıkacak, ne acayip bir buluşma olacak o gün! İki mengene arasında olacak onlar. Biri kul hakkı diğeri evlat olmuş bir kulun hakkı; ya Allah!
Ah kardeşim, keşke ölüm korkusu olsa, keşke! Nerede o korku? Korkunun adı var kendi yoktur. Korkan, korkusunun gereğini yapmaz mı? Bizimki çocukların azarlanmaktan korkup bildiklerini de yapmasına benziyor sadece.
İslam akide ve iman dinidir, renkler ve simgeler dini değildir. “Şu renk İslam rengidir” diye bir ifade kullanılamaz. Evet, yeşil rengi hoş görülmüştür. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi de ashabı yeşil renkli elbise ile görmüşlerdir ama yeşili emretmemiştir. Beyaz rengi tavsiye buyurduğu sözü ise daha bilinen bir sözdür. Cennette yeşil kıyafet ise ayetlerde geçmektedir. Cenneti anlamak için şunu bilmelisiniz: Bu dünya standartlarına göre düşündüğünüz bir cennet yoktur. Cennet oradadır ve oraya göre yaratılmıştır. Orada neyi neden ve ne kadar seveceğimizi buradan kestirmek oranın şartlarına aykırı düşmektir. Allah Teâlâ cennetlik kullarından kılsın bizi.
Allah Teâlâ nişanlınızı mağfiret buyursun. Nikâh akdinden önce ahirette eş gibi buluşma mümkün değildir. İnşaallah iki mü'min gibi buluşmak ikinize de nasip olur. Böyle bir meseleye takılıp kalmanız doğru olmaz, hayat hızlı bir şekilde devam ediyor. Kendinizi yıpratmayın, ona mağfiret dileyip siz iyi bir mü'min olarak yaşamaya bakın. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin.
Mü'min hangi eziyeti çekerse o bir sabır konusudur. Kimi manevi denebilecek gözle görülmeyen, izlenemeyen sıkıntılar bedene eziyetten daha etkili olabilmektedir. Eziyet denebilecek ne varsa biiznillah sabırla karşılandığı sürece mü'min için ecir konusudur. Şüphesiz Allah’tan karşılık bekleme iddiası herkesin imanına göre farklıdır. Allah yardımcımız olsun. Âmîn.