Fetva Meclisi
Soru
Hocam bebeğime sütümü biberonda veriyorum. Bazen bitirmediği için de dökmek zorunda kalıyorum. Anne sütünü dökmekle yanlış mı yapıyorum?
Cevap
Benzer fetvalar
Asla esnetilemeyecek en mühim konulardan bir süt emzirmedir. Mümin bir kadın, bilmediği ve kendisinin bilinmeyeceği bir zeminde süt emziremez. Bilerek ve kayıtlı bildirmeli olarak bir cana kurtulması için yardım maksadı ile süt emzirmek ise pek güzel bir ibadettir. İnsanların merhamet edebiyatlarını ciddiye almayalım. Aynı hastanelerde kürtajla helak olan binlerce bebeği görmeyip de bunu mu görebiliyorlar? Güldürmesinler kimseyi. Mümin bir kadın göğsünden süt verip sevap kazanabilir ama kalbinden iman verip ateş kazanamaz.
Sütannenin Müslüman olmaması süt emmeye mani değildir. Özellikle Müslüman olana bakılsın, bulunmazsa o emzirebilir ama adı şanı iyi tespit edilsin ki yarın, süt hukuku konusunda bir sıkıntı yaşanmasın.
Selamünaleyküm. Anne adayından çıkan süt, sütün ihtiva ettiği insana gıda olma yönünü kaybetmemiştir. Bu nedenle de dondurulmuş olsa bile bebek onu yirmi dört ayını doldurmadan içti ise SÜT ANNELİK gerçekleşmiştir.
Allah Teâlâ mübarek kılsın, mü'min, mücahit, âbid bir insan olsun. Size de ona da afiyetler versin. Emzirebilirsiniz de bir zararı olmaz.
Bunu doktorla görüşün, o sakınca görmezse hiçbir sakıncası olmaz. Allah yardımcınız olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir şey yoktur. Doktor sakıncalı görmedikçe emzirilebilir. Allah Teâlâ yavrularınıza afiyetler ihsan etsin.
anne konusundaki diğer fetvalar
Dinimiz, EVLAT EDİNMEYİ yani kendi sulbünden olmayan bir çocuğu nüfusuna evlat gibi kaydettirmeyi kati bir şekilde yasaklamıştır. Hiç kimse, nikâhlı bir eşinden doğmamış çocuğu evladı gibi alamaz. Bunun “şöyle veya böyle” diyerek esnetilebilecek tarafı da yoktur. Çevremizdeki terk edilmiş, anasız babasız kalmış çocuklara ANNE GİBİ BABA GİBİ davranmak elbette sevaplı bir iştir. Hatta mükemmel bir ibadet işidir. Ancak o çocukları doğurmadığımız halde doğurmuş gibi kabullenmemiz haramdır. Mahremiyet ölçülerine dikkat ederek o çocuklara bakarız, eğitir büyütürüz. Bundan da büyük ecir kazanırız. Anladıkları zaman da onlara ebeveynleri olmadığımızı izah ederiz. Bu çocukların, onları anne ve baba gibi büyütenlerin malına varis olmaları da mümkün değildir. Onları büyütenler, kendilerinden sonrası için mallarının üçte birini aşmayacak bir vasiyet yapabilirler. Bu helal olur. Allah’ın rızasını ancak onun çizdiği sınırları kollayarak kazanabiliriz. Bunu unutmayalım.
Güzel bir hedef belirlemişsiniz. Allah sizden razı olsun, sizi gayenize ulaştırsın. Genel olarak zaten farzlara vaciplere dikkat ederek yaşıyoruz elhamdülillah. Bugünkü sıkıntılara karşı bir yenilik ve heyecan oluşturması için şöyle bir özet yapabiliriz: Eve girerken MUHAKKAK besmele ile girelim ki evimiz şeytandan uzak kalsın. Evlerimizde Bakara suresi okunsun. Kur'an okunsun ama özellikle KORUNMA MAKSATLI muhakkak okunsun. Haftada en az bir okunsun. Evimizin bir köşesini namaz yeri olarak belirleyelim. Başka iş için kullanmak gerektiğinde kullanabiliriz ama “burası evimizin mescidi” diye bir yer belirleyelim. Sabahları dört rekât Duha namazı kılalım. Varsa misvak kullanılsın. Yoksa özellikle ağız temizliği yapılsın. Gece teheccüde kalkıp dört rekât nafile namaz kılalım. Bunun vakti imsak vaktinden önceki herhangi bir vakittir. İmsakla beraber bu vakit biter. Peygamber aleyhisselam efendimizin iyi Müslüman olarak ev halkına iyi olanı gösteriyor. Evimizin iyisi olmaya yarışalım. Haftanın iki günü oruçlu olmaya çalışalım. Nimet kullanımında bir nevi zor zaman eğitimi denebilecek pratikler yapalım. Varken bile az yemeğe, yetinmeye destek olacak eğitimler yapalım. Büyükler muhakkak çocuklarla oynasın. Bu bir sünnettir. Evdeki herkes bir iş yapsın. Evin hizmetini görmek herkesin işi olsun. Evin kadınına yüklenilmesin. Babalar evi, tek kişinin konuştuğu bir merkeze dönüştürmesin. Sabırla ve incelikle herkesin sözü dinlensin. Evin kadını, evin cennet kılavuzu olmalıdır. Hayra teşvik etsin, güzel örnek olsun. Sabrını artırsın. Baba da hakeza böyle yapsın. Herkes birbirinin kusurunu örtsün. Affetme yarışına girilsin. Şeytan yıpratmak istedikçe biz sabredelim ve kazanalım. Cenneti kazanalım biiznillah.
Elbette siz annesiniz ve annelik sevgisi/hissi pek çok vadiyi aşabilecek büyüklüktedir, yalnız: - Kızınızın şahsiyetli bir kimlik sahibi olması bakımından sizin onu, bebeklik günlerini aşmış tavırlarla yetiştirmeniz gerekir. Bu yüksek duygusallığınızın ona olumsuz yönde etki edip etmeyeceğini iyi düşünün. Sizin ona bakışınızı, ondan da bütün yönleriyle aynen bekleyemezsiniz. Üzerlerinde elbise (kıyafet/pijama) olan iki bayanın aynı yorgan altında uyumalarında haram düzeyinde bir sakınca yoktur. Mekruhluk yani hoş olmama düzeyi vardır. Sarılma da buna dâhildir. Kızınızın dokundurmama şeklindeki tavrı çok haklı bir tavırdır. Bunu ona bırakmadan önce sizin yapmamanız gerekirdi.
Kızım, anne babanın ilişkilerine bir evlat olarak müdahale etmen yanlış olur, edemezsin de. Gereksiz yere kendini yıpratırsın. Evet, öyle bir ilişki normal değil ama senin karışman veya dayanamaman da normal değil. Sen bunu onların bir imtihanı olarak gör. Onların ikisine karşı da sen aynı yerde dur, birini diğerine tercih etme. Bunu yapamazsan şeytan seni de yıpratır, kendi evlilik hayatını başlamadan bitmişe çevirir. Sabret ve hayatın akışı içinde bir nokta gibi görmeye çalış bu durumu. Çok dua et. Allah yardımcın olsun.
Yatak odasına girilmemesi diye bir yasak yoktur. Yasak olan, oda adına uygun bir aktif durumda iken veya mesela çamaşırlar uygun olmayan şekilde ortada iken girilmesi doğru olmaz. Bunun dışında bir sıkıntı yoktur.
Sen önce Allah’a karşı işlediğin kusurun tevbesini yap. Tevbeni koru. İbadetlerini aksatma. Sen böyle yaparsan Allah onların kalplerini yumuşatır.