İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Ben 22 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. İki kardeşiz. Ben 9 yaşındayken babamızı kaybettik. Annemse o günden itibaren bizi çok sevmesine rağmen bizi aşağılamaktan vazgeçmedi. Ben bir süredir psikoterapi sürecindeyim pek çok sebepten ötürü. Bunlardan biri, annem beni pek çok açıdan özellikle de fiziksel olarak beğenmiyor ve zayıflamamı istiyor. Ve İslami değişimimi de aşırı buluyor, başörtümün genişliğini dahi beni aşağılamakta kullanıyor. Çocukken fiziksel şiddet, şimdiyse sözlü şiddet. Ben Allah için, onun rızasını almadan Rabbimin beni cennetine kabul etmeyeceğini düşündüğümden sabretmeye çalışıyorum. Ama annem en sonunda, ‘bir daha öyle bir görüntüyle eve gelme’ dedi. Günlerdir arıyorum, telefonlarıma da cevap vermiyor. Ben artık ne yapacağımı bilemiyorum. Gerçekten bu ruh halim tüm hayatımı hatta davam için göstermem gereken çabayı bile sekteye uğratıyor. Nasıl davranmalıyım?

Cevap

Kızım, Allah sana sabır versin. Hayat bir mücadeledir, sen de bu mücadeleyi seninle ilgili takdir edilen şekliyle yaşıyorsun. Sabredersen ahiretini kazanırsın. Sabretmezsen burada sıkıntı orada ise hesap seni bunaltır. Şöyle bir uygulama yap: Annenle hiç bir konuda tartışma. Hesaplaşma yapma onunla. Allah'ın farz ve haramları dışında da ona aykırı olmamaya çalış. Mesela başını aç derse sakın açma ama şu renk kullan başörtünü derse onu yap. Böyle bir denklem kurmaya çalış. Annene değil kendi iradene güvenerek hayatını planla. Annenden doğacak açığı da amcan, dayın gibi başka bir aile büyüğün olan mahreminle doldur. Anneni doğal bir sevgi ile sevemiyorsan da mesafeli ve seviyeli bir sevgiyi korumak zorundasın. Hürmetini yap ama uzatma mesela. Sakın, evindeki bu durum sebebi ile acele karar verilmiş bir evlilik yapmayasın. Bu günlerini mumla arayacağın bir hata yapmış olursun. Danış, araştır, düşün öyle evlen. Bir de şunu unutmayasın: O kadın, kim olursa olsun senin annendir, annen! Gelme dese de bir zaman sonra gevşeyecektir. Senin tartışmadığını, bilakis seviyeli durduğunu görmesi onu değiştirir. Kızım, sana dualar ederim. Allah'a emanet olasın.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Gençliğin seni fevri (ani) yanlışlara/kararlara sürüklemesine fırsat verme. Tesettürün hususunda ailenle didişmen hiç doğru değil. Aileni de germe kendin de gerilme. Özellikle ailenle ayetler üzerinde cedelleşmen büyük hatadır. Biraz sakin ve anlayışlı ol. Empati kurmaya çalış. Onlar bir düzen ve anlayış içerisinde bir kalıpla yetiştiler. Sana verdikleri tepkiyi garipsemiyorum. İman ettiğin doğruları yaşamaya çalış. Ailenin seninle ilgili hoş olmayan söz ve yakıştırmaları da duyma ve görme... Anne babana sabredemezsen dışarıdakilerin eziyetine nasıl tahammül edeceksin. Anne babanın elini öp, sarıl... Cennete giden yolda anne babayla kavgalı olmamak da var. Ayrıca takvalı bir hanımefendi olmaya gayret et, Allah hayırlı bir kısmet de çıkaracaktır. Tesettürün konusunda da şu an daha ileri gitme. Sabırlı ol. Allah yardımcın olsun.

Hocam ben üniversite öğrencisi ve on sekiz yaşında bir kızım. Ferace giyiyorum v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Anne ve babanıza siz olabildiğince iyi davranın. Onların gönüllerini yatıştırın. Onlara daima moral ve umut verin. Onları kıracak üzecek bir şeyi asla yapmayın. Ablanızla münakaşaya girmekten sakının. Siz doğru bir hayat çizgisini koyup ona odaklanın. Ona şu halde yapabileceğiniz en iyi yardım, sessiz ama güçlü bir örnek olmaktır. Yapabilirseniz onu salih insanlarla tanıştırıp arkadaşlık kurmalarını ve kendisine örnek alabileceği kişileri örnek alıp kendine dair düzelmelere teşvik olmasını sağlamaya çalışın. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam benim yirmi sekiz yaşında bir ablam var. Ben okuyacağım diyerek evlenmeyi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım Allah babana rahmet etsin. Onu, seni, hepimizi cennetlerine katsın. Evet, dağılıp parçalanmış bir insanlık içindeyiz. Kardeşlerin de bu süreçten etkilenmişlerdir. Annen dert etmeyecek de kim dert edecek? Yalnız yaptığımız iş işe yarıyor olmalıdır. Annenin duası çok makbuldür, dua etsin. Duayı hiç ihmal etmesin. Onu vazifesi dua etmek, zaman zaman nasihat etmek. Kardeşlerini inatlaştırmasın. Sen de öyle yap. Adım adım ilerlemeye hazır olmalıyız. İnşaallah annenin duaları kabul olacak ve sen de kardeşlerin de biiznillah bu ümmetin iyilerinden olacaksınız. Özellikle sana dualar ederim. İstanbul'a gelirsen muhakkak beklerim seni, annen ve kardeşlerin hep beraber gelebilirsiniz. Allah yardımcın olsun.

Hocam aile veya arkadaş ortamımda sizden bahsederken sizi dedem gibi gördüğümü,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Babanı yanına al, bu konuyu babanla çöz. Annene karşı kaba olma, kırıp dökme ama eğer sıkıştırırsa üniversiteye gitmeyebileceğini söyle. O zaman gevşeyebilir. Ve Allah'ın emrini kimse ile pazarlık etme. Her hamurun mayalanması böyle çetindir kızım. Kolay değil mayalanmak. Sabret ve dikil şeytanın karşısına. Allah yardımcın olsun.

Ben üniversiteyi bu sene kazandım. Gitmeden önce kapanmak istiyorum ama cesaret
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kızım, Hayat böyle bir imtihandır. Bu imtihanların en ağırı da insanın sevdikleri ile imtihan olmasıdır. Senin babanla böyle bir süreç yaşaman üzücü elbette ama babanı o yaştan sonra değiştirebileceğini zannetmiyorsundur. Sabredip kazanmaya bak. Yazından anladığım kadarı ile biraz da sen kendini fazladan geriyorsun. Rahat olmaya bak. Allah yardımcın olsun.

Benim sorum bir babanın zulmüne karşı nasıl davranılmalı? Ben hala evli olmadığı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah yardımcınız olsun. Bu meseleyi sakın basit bir baş açma meselesi olarak görmeyesiniz. Yanlış taktik uygularsanız çocuklarınızın imanını ve hatta sağlıklarını kaybetmelerine sebep olabilirsiniz. Size şu tavsiyelerde bulunabilirim: - Önce bu tavsiyelerimi eşinizle istişare edin. Ortak bir noktada söz birliği yapın. İki başlı bir programı başaramazsınız. Eğer eşiniz farklı düşünüyorsa sorumluluğu o alsın, siz destek olun. Ortak noktada birleşebilirseniz size o destek olsun, siz programı yürütün. Uzun soluklu bir program uygulamaya hazırlıklı olun. Üç gün birkaç ay gibi olmayacak programınız. Çünkü kızlarınız deyim yerinde ise bir iç darbe almışlar ve bu darbe her şeyi silmeye götürebilecek kadar ağır olmuş maalesef. Uzun soluklu olacaksınız. Bu da büyük bir sabır demektir. Onları sakın çocuk görüp geçiştirici tavırlara girmeyin. Onlar belki de yaşlarının birkaç katı daha derinlerden ses veriyorlar size. Gidişat ne olursa olsun, ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin asla anneliğinizi yani onları onlardan çok düşünen kimliğinizi kaybetmeyeceksiniz. Belki bir kenara çekilip ağlayacaksınız ama onlarla bir araya gelince doktor/hasta ilişkisi gibi ilişkiniz olacak. Bu noktadan asla taviz vermeyeceksiniz. Onlar çizgiyi biraz daha aşıp başörtüsü dışındaki alanlarda da taviz isteyebilirler. Her şeye rağmen siz merhametli, karşılıklı konuşabilen, “peki yavrum” diyebilen biri olacaksınız. Tehdidinizle değil merhametinizle etki edeceksiniz. Onları karşınıza alıp pazarcı ile pazarlık eder gibi pazarlık edin. “Ne istiyorsunuz?” deyin. “Nerede duracaksınız bu tavrınızla?” deyin. Karşılığında evdeki görevlerini, ahlâklarını, ibadetlerini bırakıp bırakmayacaklarını sorun. Onlardan söz alın. Bir nevi anlaşma yapın. Gerekiyorsa bu anlaşmayı yazılı yapın. İlerleyen aşamalarda en azından başörtüsü dışında her şeyin iyi gidiyor olmasına dikkat edin. Başörtüsü konusundaki açığı, evdeki diğer iyi ilişkileriniz kapatmaya yarasın. Tatlı anne, merhametli anne kimliğiniz merhem gibi, oluşmuş yaraları sürekli kapatıyor olsun. Hiçbir gelişme bu sevgi/merhamet düzeyinizi bozdurmasın. Sordukları her soruyu açık bir dille cevaplayın, tartışmalarına dalmadan kenardan cevaplar verin. Onlar sorup karıştırdıkça size yanaşmaya mecbur kalacaklardır. Siz sorgular/ayıplar ve hatalarını yüzlerine vurursanız içlerine kapanacaklar ve elinizden kaçacaklardır. Siz ve eşiniz şunu unutmayın: Kız çocuğu erkek gibi değildir. Kendisine ve size verebileceği zarar ne başörtüsü ile ölçülebilir ne de başka bir zararla. Bu gücü hisseder ve başka seçenek bırakmadığınızı düşünürse sizi kahredebilirler. Çok dikkatli olun. Sizin arkanızda ne toplum ne de kanun desteği vardır. Her şer güç onların yanındadır tam aksine. Dua en güçlü silahınızdır. Sabah akşam sürekli o güce sığının. Hususi teheccüde kalkıp dualar edin. Salih kimselerden isminize dualar talep edin. Eşinizle süreç üzerinde fikir alışverişinde bulunun ama tartışmayın, birbirinizi itham etmeyin. Buna ne gücünüz vardır ne de fırsatınız. Bile bile enerjinizi tüketmeyin. Onların evde kalmaları sizin için bir rahmettir. Mümkün olduğu kadar evde kalsınlar. Akrabalar arasında onların halini yaygın bir gündem olarak yerleştirmemeye çalışın. Aksi takdirde “artık böyleyiz” diye inandırırlar kendilerini. Kapıyı da geri dönmeye karşı sıkıca kapatmış gibi olurlar. Çok bunalırsanız siz kendiniz bir psikologdan destek alabilirsiniz. Çocuklarınızı onlarla rahat görüşebilecek ilim adamları ile tanıştırmaya bakın. Mesela evinize ilim adamlarını davet edin, onlarla dolaylı olarak tanışmış olsunlar. Âlimlerin onları itmediğini görünce rahatlayacaklardır. Biiznillah, iyi bir program takip ederseniz bir hastalık gibi bu sıkıntı da tedavi olur ve yavrularınız asıl kimliklerine dönerler. Sizin sıkıntınız da size ecir olmuş olur. Bu bilgileri tekrar özetliyorum: Heyecanlanıp ürkmeyin. Uzun süreli bir tedaviye hazır olun. Asla eşinizle tartışma konusu yapmayın bunu. Sık sık istişare edin. (Mesela uygulamanın ikinci ayında tekrar yazabilirsiniz bize.) Dua silahınızı unutmayın. Hep anne kalın, merhamet ayarınızı yükseltin, kollarınızı daha uzun açın. Sonunda merhametiniz ve sabrınızın önünde şeytanın saldırıları çökecektir biiznillah. Sizin için dua ederim. Allah muininiz olsun, size sabırlar indirsin. Amin.

Hocam benim iki tane kızım var. Biri on sekiz diğeri on altı yaşında, bu yaşları

ailemiz islami yaşantımıza engelse konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.