Fetva Meclisi
Soru
Annem oruç tutamıyor. Fidyesini ben oğlu olarak ödeyeceğim. İhtiyaç sahibi olan kardeşime annemin fidyesini verebilir miyim, caiz midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, fidyeyi siz veriyorsunuz ve sizin kardeşinize vermeniz caiz olur ancak bu fidye annenizin adına verildiği için annenizin kızına vermesi gibi bir durum olacaktır. Bunu böyle yapmamanız evla olandır.
Eşiniz hasta olduğu için oruç tutamadığını kastediyorsanız elbette onun fidyesini vermekle hem ona sevap kazandırırsınız hem de siz sevap kazanırsınız. Eşinize geçmiş olsun. Allah Teâlâ size afiyet versin.
Selamünaleyküm. 'Orucun parası' olmaz. Fidye olur. Fidye ise, bir daha düzelmesi mümkün görülmeyen bir hastalıktan ötürü oruç tutamayanın vereceği her gün için bir fitre miktarı paranın adıdır. Bunu da kendi çocuklarınıza ve torunlarınıza vermeniz mümkün değildir. Ailenizden olmayan birine vermelisiniz.
Selamünaleyküm. Hanımınız için FİDYE vermeniz caiz değildir. İyileşmesini bekleyeceksiniz. Bir iki yıl da olsa bekleyecek ve o tutamadığı gün kadar kaza ettireceksiniz.
Selamünaleyküm. Hayır, siz FİDYE veremezsiniz. Sağlıklısınız, geçici olarak ruhsatı kullanıp orucunuzu ertelemiş oldunuz. İyileşince veya ne zaman fırsat bulursanız ara ara da olsa tutamadığınız gün kadar oruç tutacaksınız. Geçmiş olsun.
Oruç tutamayan fidye vermelidir. Verecek malı yoksa ya da vermesi durumunda sıkıntıya düşecekse vermeyebilir. Fidye, onu vermek durumunda olan kişinin çocuklarına, torunlarına baba ve annesine verilemez. Yan taraflara yani yeğenlere verilebilir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. 'İstimna olmak' ifadesini nasıl kullandığınız anlaşılmıyor. 'İstimna' kişinin kendi eli ile boşalmasıdır. Kastınız bu ise orucunu kaza etmesi gerekir. Kastınız, rüyada ihtilam olmak ise o orucu bozmaz. Bozdu zannederek orucunu yerse kişi kaza etmesi gerekir. O günü kaza eder. Kefaret gerekmez.
Selamünaleyküm. İftarda nerede iseniz oraya göre iftar edersiniz.
Selamünaleyküm. Bir iki damla gözyaşının istek dışı ağza girmesi orucu bozmaz. İstekle olması ya da çok denecek durumda olması ise orucu bozabilir.
Selamünaleyküm. Bu sistem hakkında, soru soranın uhrevi mesuliyetini taşıyabileceğimiz kadar tatmin edici bilgi sahibi değilim. Bu sistem hakkında uygun görüşü belirten hoca efendiler vardır. Onlara başvurabilirsiniz.
Selamünaleyküm. 'İmamdan önce selam vermek' ile asıl kastedilen, imam selam vermeden önce selam verip namazdan çıkanın namazının batıl olacağıdır. Bu nedenle imamdan sonra selam verilmesi söylenmiştir. İmam iki tarafa da selam verdikten sonra muktedinin selam vermesi doğru olandır. Muktedinin namazdaki sesi kendi duyacağı kadardır. Şafii kardeşlerimiz için de kural böyledir.
Selamünaleyküm. 'Üzerinde görmek' ifadesini, verdiği nimetleri kullanması olarak anlamalıyız. Allah Teâlâ bir kuluna mal vermiş ise o kul, o malı kullanabilir, kullanmalıdır da. Elindeki mala rağmen fakir yaşaması doğru olmaz. İfade budur. Sizin örneğinizdeki durum ise yapılabilir bir şeydir. Kul, riyaya kaçmadıkça öyle bir hayat yaşayabilir ama bunu dengeli yapmak gerekir. Dengeyi nasıl oluşturacağı hususunda ise ehli ile istişareler eder.