Fetva Meclisi
Soru
Epey uzun zaman önce annem, ablam ve ben, bir tartışma esnasında annemi kızdırmıştık ve annem de bize şöyle beddua etmişti: "-İnşallah ikiniz de cennet yüzü göremezsiniz!." Ben bu işin önemini uzun yıllar sonra anladım ve annemle helalleştim. Aklıma geldikçe de tekrar-tekrar helalleşiyorum, elini öpüyorum ve gönlünü bir daha kırmamaya dikkat ediyorum; kırarsam da özür dileyip tekrar helalleşiyorum, korkumdan. Artık bu korkumdan ve üzüntümden, şu aşamaya gelmiş bulunmaktayım, şunu diyorum ve âhirette karşıma çıkması için vasiyetime de yazıp koydum: "-Allah'ım! Seni, SAV. Efendimiz'i ve Senin sevdiklerini sevmekten, inanmaktan, muhabbet etmekten, zikretmekten alıkoyan her şeyden Sana sığınıyorum. Seni ve sevdiklerini öyle çok seviyorum ki; cehenneminde hiçbir mü'min kulunu, bir saniye bile yakma. Onların yerine ben yanmaya râzıyım. Kalbimdeki bu samimiyeti, Sen herkesten daha iyi biliyorsun." Bu üzücü olaydan sonra, Allah'a bu şekilde bağlandım. Bu durumda ölürsem; ben cennete gidebilir miyim? Firdevs Cennetinde SAV. Efendimize komşu olabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Lütfen bu süreçte sizin de hatanızın bulunduğunu kabul edin. Bir bayan olarak siz, vermemeniz gereken tavizleri vermişsiniz. Her şeyden önce şahsiyetinizi korumamışsınız. Hiçbir insan sizin sevdiğiniz gibi sevilmez, o derece gönül bağlanılmaz. Bunları yaparken çok yanlış yapmışsınız. Onun kaba ve yanlış tutumları onun dosyasında kalır; siz kendi durumunuzu inceleyin. Öyle veya böyle, şimdi yapmanız gereken şudur: Hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam edin. İyi bir evlilik yollarını araştırın. Şeytan sizi birinci tuzağına düşürdü. Şimdi de o tuzağın esefi ile ömrünüzü heder ediyor. Bırakın şeytanı, işinize bakın. Kendinizi ibadete verin, hayatın anlamını çıkarın. Bir zaman sonra her şeyin değiştiğini ve kendinizi boşuna helâk ettiğinizi göreceksiniz. Bundan sonrasını da yanılarak geçirirseniz bu, sizin bilerek kendinizi yok etmek istediğinizi ispat eder. Bile bile helâk olmak olur mu? İşinize bakın, peşinden ölmeye değecek bir insan yoktur.
Değerli hanımefendi, Allah'ın insan makinesi. Anneliğinizi tebrik ederek söze başlamak istiyorum. Annelik bir cihattır. Allah Teâlâ'nın bütün zamanlarda, bütün kadınlara açtığı bu kapıdan geçmek büyük bir nasiptir. Annelik, her dakikası ibadet gibidir. Elbette kolay değildir. Çetin bir emekten sonra Allah Teâlâ, büyük bir sevap vermektedir. Ne kadar sabrederseniz o kadar kazanacaksınız. Çocuğunuza her el kaldırışta o büyük sevap kaynağından birazını azaltıyorsunuz. Sabır yolunu biraz daha koşun. Ve en gergin olduğunuz zamanlarda, bulunduğunuz odanın kapısını kapatın. Siz yıllar sonra mezarda iken, doğurduğunuz o çocuğun bir seccadenin başında sizin için istiğfar edip dualar ettiğini ve meleklerin anında size bunu bir ikram olarak getirdiklerini düşünün. Biri şehit olup sizi şefaate erdireceği anı düşünün. Onlardan birinin Kur'an hizmetleri ile sizi ve babasını ihya ettiğini düşünün. Sonra da yaşlı bir hâlde iken onların eline bakmak zorunda kalabileceğiniz anı düşünün. Her tokat, sizin için bir kayıptır. Elbette çok sinirleniyorsunuz. Niye sizin çocuğunuz yaramazlık yaparken komşunuz kızmıyor da siz kızıyorsunuz. Çünkü kazanacak olan sizsiniz. Kaybedecek olan da sizsiniz. Bunun için de şeytan sizi ezmeye çalışır. Bırakın çocuklarımız bizi delirtsinler. Bırakın onlar için eriyelim. Allah görmüyor mu? Melekler saymıyor mu? Ne kaybederiz ki? Dövünce düzeliyor mu çocuklar? Kendinizden soğutmayın. İki yaşında çocuk, kendisini döveni izler. Her tokat da onun gözündeki sevecenliğiniz ve anneliğiniz biraz daha azalır. Gitgide siz onu evlatlıktan uzak görürken o da sizi annelikten uzak görür. Siz annesiniz. Kesinlikle ardından üzülürsünüz. Bu da kendi kendinizi üzmeniz demektir. Tesbihata alışın. 'Lâhavle velâ kuvvete illa billah' demeye alıştırın dilinizi. Çok sinirlenince Ayetelkürsi'yi okuyun. Daha da rahatlayamazsanız, çocukların bulunmadığı bir odada biraz ağlayabilirsiniz. Ağlamak, insanın tesellilerindendir. Çokça dualar edin. Çocuklarınızı salih kullara götürün, onlar dua etsinler. Özellikle boş konuşan, ahiret ile teselli olmayı bilmeyen arkadaşlarınızdan uzak durun. Sabır âyetlerini ve tefsirlerini okumaya çalışın. Çok çocuk doğurmuş ve doğurmayı cihat olarak görmüş mücahide hanımlardan nasihatler alın. İki çocukla kendinizi daraltmayın. Allah'ın yaratmasına engel olmayın; birkaç çocuğunuz daha olsun. Bunları rahat karşılamaya başlarsınız. Sabredin. Çok geçmez, yavrularınızın koca bir delikanlı olduklarını görürsünüz. Bu günler, sıkıntılar hep unutulur. Onları karşınıza alır, bu günleri tatlı bir hatıra olarak konuşursunuz. Ama sabretmezseniz yine onlar yapacağını yapacak, siz sadece küp çatlatan sinirinizle kalacaksınız. Ama şeytan, kesinlikle kazanacak. Biraz bekleyin, çocuklar rahatlasın. Yarına bakın. Karşınızda Kur'an okuyan, Allah diyen çocukları hayal edin. Ertesi güne bakın. Gözünüzü iyi açın bakın: Koltuklara gerilip de Allah'ın cemalini seyre daldığınız anı düşünün. O muhteşem anı, beraber olacağınız eşinizi, çocuklarınızı düşünün. Değmez mi? Değmez mi o lezzete? Dualar edin. Kendinize, eşinize, çocuklarınıza ve bize. Çok dualar edin anneler! Boş kalmasın diliniz.
Evlilik kararı verirken basiretli davranamamışsın, bunun bir yorumu olabilir ama anne olduktan sonra vereceğin kararlarında yine basiretsiz davranırsan bunun anlamlı bir yorumu olamaz. Zannederim, kendini bile bile yıpratacak bir takıntı içindesin. Şunları tavsiye edebilirim sana: Dini hayatını Allah’ın emir ve yasakları, Allah’ın rızası için yapılacak nafileler olmak üzere iki görev üzerinde yürütmeye çalış. Farzlar ve haramlar konusunda kimseye taviz verme. Hayatın gibi gör farzları ve haramları. Nafileler de ise tercih yapmayı becer. Sen bunu beceremezsen şeytan seni ailen üzerinden sömürmeyi becerir. Bu kurala ilmihal öğrenmen de dâhildir. Ne kadar eşinin hataları ve ne kadar senin özel beklentin üzerinden değerlendirme yaptığına dikkat et yani kendine karşı da adil ol, dengeli ol. Aile huzurun, eşinle saadetin nafile ibadetlerin önüne geçebilir. Bu gerçeği benimsemeye çalış. Huzurun olmadan nafile ibadet bile yapamazsın. Basiretli ve anlamlı işler yapman durumunda eşinin iyi bir öğretmeni olabilirsin ve bunun yararı onun kadar sana da döner. Erkeklere eşlerinden nasihat dinlemenin ağır gelebileceğini unutma. En anlamlı ve gerekli nasihati bile yapsan, sana inat o yanlışında direnebilir. Sen doğru diye anlatmaya ısrar ettikçe yokuşta daha fazla hızlı koşmaya çalışan birine benzersin. Boşuna yorulursun ve boşuna nabzını artırırsın. Sonuca da ulaşamazsın. Bütün bunları uzun bir zamana mesela bir beş yıla yaymaya çalış. Kimsenin huyu suyu iki haftada değişmez. Sabret ve kazan. Allah yardımcın olsun. Âmîn.
Selamünaleyküm. Sıkıştığınız zamanlardaki hatalarınızın hafif kalması için normal zamanlarda annenizle daha fazla ilgilenin. Alaka ve hürmetinizi artırın. Sık sık elini öpün, duasını isteyin. Ona hediyecikler alın. Yanında daha fazla durun, hatırını sorun. Bu durum, sizin hem ona karşı ileri gitmenizi azaltacak hem de bir hata ettiğinizde o hatayı onun gözünde küçültecek. Bir de namazlardan sonra annenize çok dua etmelisiniz. O sizin cennetiniz veya cehenneminizdir. Onun karşısında hiçbir özrünüz geçerli değildir bilesiniz.
Önce erkekliğini kurtarmaya bakmalısın. Bir insan başka bir insan uğruna bu denli ileri duygular taşımamalıdır. Gayet açık bir şekilde boşlukta bulunuyorsunuz. Kendinize gelin, sizin sizden değerli bir eşiniz olmayacağını anlayın. Erkek olmak, insan olmak bunu gerektirir. Ne kadın erkek uğruna ne de erkek kadın uğruna kendini helak etmemelidir. Tekrar kendinize gelin, Allah Teâlâ'nın size nasip etmeyeceği şeyde hayır olmayacağını iyi bilin.
Aleykümselam. Kadere iman, mü'minin en büyük silahlarından biridir. Yavrunuzu kaybettiniz ama Rabbinizi kaybedemezsiniz. En fazla bir asır beraber olacaktınız diyelim, ebedi cennetlerde buluşacaksınız inşaallah. Bırakın gitsin yavrunuz sizi orada beklesin. Sizden önce cennette: 'Annemi isterim' diyen bir şefaatçiniz olması güzel değil mi? Elbette ölüm acı. Hele bebeğin ölümü pek acı. Ya cennetin bedeli? Sabredin. Yaşadığınız gelgitler şüphesiz ezicidir ama iman açısından bir itirazınız olmadığı sürece sorun yoktur. Merak etmeyin. İsterseniz Suriye'deki anneleri de düşünün biraz! Allah size de eşinize de sabırlar versin. Sizi, eşinizi ve yavrunuzu cennette buluştursun.
anne konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Ahiretinizi düşünürken aslında sağlığınızın da bozulduğunu, kişiliğinizin eridiğini hissetmelisiniz. Ahiret kadar bunlar da önemli. Çok acilen yapacağınız, o evden resmi bir gerekçeyle uzaklaşmaktır. Bu tür vakaaları ayrılık ve gözden ıraklık tedavi edebilir. Çok ucuz da olsa mesela İstanbul'da bir iş bulun, eğitim gördüğünüz şehirde ek bir iş bulun. Eve gelmekte zorlandığınızı hissettirin. Bir zaman sonra hafifleyebilirler. Bu durumda düzelme ihtimali çok zayıf. Uzakta kalın, yükü ağırlaştırmayın. Uzak bir yerde de evlenin. İki şeye dikkat etmelisiniz: Haklı bir beddua gelmesin size; haksız olandan çekinmeniz gerekmez. Ancak bu haklılık veya haksızlık sizin gergin kararlarınızla belirlenmesin. Bir de özellikle siz, yanlış söz söylemeyin. Bunu hiçbir şekilde temizleyemezsiniz.
Selamünaleyküm. Anneniz bir aileye SÜT BAĞI ile bağlandığında, o ailedekilerin tümü ile bağlanmış olmaktadır. Annenizin süt dayısı dediğiniz kişinin kardeşleri de onun gibidir. Neden bir dayınız olsun ki? Herhâlde siz, süt kardeşliği için, aynı anda süt emmeyi kast ediyorsunuz? Bir kadından süt emen o kadının bütün çocukları ile kardeş olur.
Evliliğinizi öne doğru çekin. Hemen evlenip o evden uzaklaşın. Anennizle de resmi ilişkilerinizi aksatmayın. Anneniz üzerindeki bu sıkıntıyı çözmeniz zordur. Çözerken siz yıpranırsınız. Uzaklaşın, olayın etki alanı dışında kalın.
1- Anneye karşı haksızlık etmek, bedduasını almak bir yıkımdır. Yıkımdır. Yıkımdır. 2- Annenin ölümü ile evladın görevi bitmez. O sağmış gibi vazifesine devam edecek. Ona dualar edecek, onun dostların ziyaret edip gönüllerini alacak. Ama kabrine gidip helallik almak diye bir şey yoktur. 3- Allah'ın kapısı kimseye asla kapanmaz. O tehditler, vurdumduymazlar içindir. Boynu bükük, gözü yaşlılar umutludurlar.
Selamünaleyküm. Anneler, babanızın sağlığında iken boşanmış olduklarına göre onları yok sayarak hesap yapacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Size tavsiyemiz, çocukları bırakın annelerini eğitin. Anneleri eğitilmiş bir çocuğun eğitimi kolaydır. On yaşında bir çocuğun barınabileceği standartlarda bir eğitim kurumu ben de bilemiyorum. Siz anneye yönelin. Anneye saliha bir kadın çevresi oluşturun. Bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz.