Fetva Meclisi
Soru
Ben beş yıl önce evlilik niyetiyle, bir abla vasıtasıyla bir bayla tanıştım. Birbirimizi tanımak için bir süre konuştuk ve bu süre içinde ben onu çok sevdim. O da sevdiğini söylüyordu. Çok ilgili ve sevgi dolu davrandı. Onun verdiği sevgi ve ümitle evlilik hayalleri kurdum, ancak o, iki buçuk ay sonunda, çok komik bahaneler ileri sürerek beni bıraktı. Ben çok acı çektim. Ona bağlanmıştım. Şansımı zorladım, son kez görüştük ve bu görüşme, alev alev yakan azaplı günlerin başlangıcı oldu, çünkü nefsimize uyup zinaya yakın bir suç işledik. Bu olaydan sonra, ona çok yalvardım, beni bırakma, bunun altından tek başıma kalkamam, başkasıyla evlenirsem, eşimin yüzüne bakamam. Dedim ama merhamet etmedi. Hatta adeta alay edercesine dua et bozuk değilsin, alnında yazmıyor ya, dedi. Duydum ki evlenmiş. Ben burada her gün ağlarken, taliplerimi çevirirken, ruh ve beden sağlığım bozulmuşken o rahatça evlenmiş. O kadar acı çekiyorum ki, her gün cehennemdeyim. Bir müslüman böyle mi olmalı, böylesine bencil, böylesine zalim? Bu kırık gönülden her gün yüzlerce ah gidiyor ona. Suç birlikte işlendi ama cezasını çeken sadece benim. Ruh dünyam alt üst oldu. Beş yıldır ağlamadığım tek gün yok. O kadar incindim ki. Bundan sonra yaşayacağım hiç bir şey beni bu kadar incitmez sanırım. Bu insanın bana yaşattığı, kul hakkı değil de nedir? O suçu işlemeden önce de beni çok komik bahanelerle bırakmıştı zaten. İnciten söz ve davranışlarıyla beni paramparça etti. Geriye ağlayan bir çift göz, cam kırıklarıyla kanayan bir yürek kaldı lütfen bir cevaba çok ihtiyacım var.
Cevap
Benzer fetvalar
Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.
Selamünaleyküm. Size geçmiş olsun, Allah sabrınızı artırsın. 1- Bu düşüncenizde yanlışlar var. Geçmişinizden tevbe ettiğinize göre siz kendinizi berrak bir insan olarak görebilirsiniz. Bundan sonranız için iyi olun yeter. Geçmişi, kendiniz açısından irdelemeyin. Allah, kapısına gelini kovmamıştır şu ana kadar. Siz de o kapıya gittiniz. Umut var olunuz. Ayakta durun, yıkılmayın sakın. 2- Başınızdan geçenleri asla kimseye bilhassa ailenize anlatmayın. Anlatmanıza gerek yoktur. Evlenme teklifleri geldiğinde, anlatılması uygun olabilir zannettiğinize açarsınız. Asla dert etmeyin. Hemen evlenmeniz şart değil, kendinizi naza alıyor gibi yapabilirsiniz. Yalan söylemeniz de gerekmez, kendinizi deşifre etmeniz de. Biraz sabırlı olun, siz tövbenizde ve bundan sonraki hayatınızda samimi olursanız Allah size ummadığınız kapılar açacaktır. Göreceksiniz, Allah kapısındakileri mahcup etmeyecektir. İçiniz daralırsa bize tekrar yazabilirsiniz. Size dualar ederiz.
Rabbim evliliğinizi yeni bir hayatın başlangıcı olarak size yaşatsın ve tevbe etmiş olduğunuz günahlardan sizi arınmış kılsın. Tebrik ederim sizi. Güzel bir anne, örnek bir eş olasınız. Geçmişte yapmış olduğunuz günahınızın farkındasınız, bu farkındalığı asla kaybetmeyin. Ama tevbe etti iseniz bir daha dönüp o günahın size etki etmesine izin vermeyin. Günahın büyüklüğünü bilin ömür boyu pişmanlığını çekin ama kimseye anlatmayın. Rabbimizin en büyük rahmeti, tevbe ile bizi temizliyor olmasıdır. Ne büyük kapı ne büyük bir temizlik sürecidir, elhamdülillah! Nişanlınız size önceki hayatınızı, kendisinden öncesini sorsa bile yalan söylemeyin ama sakın anlatmayın da. Allah'ın kapamış olduğu konuları kimseye açmayın. Fıkhen de anlatmak zorunda değilsiniz. Sorduğunda cevap vermek zorunda değilsiniz. Tekrar tevbenizi hatırlayın, Allah'ın affına sığının ve düğününüze hazırlanın. Şeytanın en mutlu anınızda sizi kandırmasına izin vermeyin. Allah'a emanet olun.
Bir daha benzeri bir şeyi yapmamaya, o veya benzeri bir şeye asla yaklaşmamaya niyet et. Niyetini kalbinde güçlü tut. Salih arkadaşlar edin. O arkadaşlarla düzenli olarak haberleş, buluş, bir araya gelip Allah'ı an. Boşlukta kalma. Kendine seveceğin bir meşguliyet bul. Bir hedef koy. O hedef uğrunda disiplinle çalış. Kendine yakın hissettiğin kişilere evlenmeyle alakalı niyetini belirt. Kısmetinin kapalı olmasıyla, gecikmesiyle vs. ile alakalı bir vesveseye asla düşme. Allah ne zaman dilerse o zaman olur. Buna inan, Allah'a tevekkül et. Allah'a samimice yaptığın tevbeden sonra bil ki Allah Ğafur ve Rahimdir. Onun rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Dolayısıyla kalbinde ümitsizlik dikenlerini asla yeşertme. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.
Sana iki şey söylemeliyim. Birincisi, gerçekten pişman mısın? Eğer gerçekten pişman isen sana cevabım da kesindir. Eğer eğip bükeceksen de sana kesin cevabım var. Şimdi cevabımı oku: Sen kulsun. Düşersin, batarsın, eğersin, bükersin. Rabbin ise Allah'tır. Seni mağfiret edeceğini vaat etti ise bir kere onun vaadi haktır. Allah'ın vaadine güvenmemek büyük bir hatadır. Şimdi düşün bakalım, gerçekten pişman mısın? Gerçekten pişman isen Rabbine yönel. Tevbe et. Kaya gibi sert, ırmaklar gibi şırıl şırıl akan bir tevben olsun. Gerisini de Allah'a bırak. Dön bak, tevbe mi ettin yoksa ortaya çıkan olayı hazmetme sıkıntısı mı yaşıyorsun. Tevbe etti isen, tevbeni irdeleme hakkı senin değildir. O Allah'ın işidir. Senin işin tevbe etmek ve tevbeni ölünceye kadar korumak olmalıdır. Bu birincisidir. İkincisine gelince: Seni şeytan tuzağa düşürdü. Sen de düştün. Şeytan galip sen mağlup oldun. Senin işin bitti ama Şeytanın işi bitmedi. O oyununa hâlâ devam ediyor. Oyununun ikinci perdesi de seni güya pişmanlık dalgaları ile boğmaktır. Birinci perdede o hatayı işledin. İkinci perdede seni çöpleri karıştırtarak gençliğini bitirmeye aday yapıyor. Senin ne yapman gerekir şimdi? Tevbe etmen ve tevbeni hayatın bilmen. O insanla ebedi olarak yazışmaman, adını anmaman, semtine yaklaşmamandır. Bunu yapacaksın. Evlenmek, çocuğunun yüzüne bakmak, vesaire.. Bunlar çöplüğü karıştırıp durmaktır. Umarım anlamışsındır.
Kıymetli kardeşim, kendisiyle övünülen şeyin, insanın çabasına ve gayretine bağlı olan şeyler içinden olması daha mantıklı bir iştir. Tamamen Allah'ın nasip etmesiyle gelen bir şey ile övünmek kadar akıl dışı kaç iş vardır şu yeryüzünde. Sen bu konuda üzerine düşeni yerine getirdikten sonra işini Allah'a havale edip kendini geliştirmeye bak. Aslında üstünlük olmayan şeyleri sen de bir üstünlük görme. Bu yanlış görmeler bir aldanmadan ibarettir. Yarın bir gün dünya üzerinde tek kaşlılık trend olursa insanlar kaşlarının ortasına kaş ektirmek ister. Hâlbuki daha düne kadar bunu hoş görmediklerini de hatırlamazlar. Çünkü onlar halkın illüzyonuna kapılmışlardır. Siz de kapıldığınız bu illüzyondan kurtulun. Elbette ki hayalini kurduğunuz şeylere erişmek istersiniz, bunun hayalini kurarsınız. Bunlar çok normal. Fakat buna kendimizi kaptırmak bu illüzyona kurban gitmektir. Onların iyiliğini istemeye gayret edin. Bu iyi dileklerinizi onlara da iletin. Bu hislerinizin en güzel çözümü budur. Korkmayın, endişelenmeyin. Onların eriştiği nimetler, size yazılanlardan bir gram bile eksiltmez. Aksine Allah'ın taksimatına gösterdiğiniz rıza ile siz kalbinizde nimetlerin en büyüğü olan huzuru bulabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Kalbinizin rahat etmesi için aynı orucu tekrar edebilirsiniz. Allah kabul etsin.
İki kardeş durumundadırlar; asla evlenemezler.
Nazar değmesi haktır. Ancak nazarı kesin olarak şundan şu şekilde diye tespit etmek zordur. Akılla yorumlanamayan, bir sebebe dayandırılamayan sıkıntıları nazara bağlamak âdet olmuştur. Her hâlde bilinebilecek olanı da bu kadardır. Sürekli Felak-Nas surelerini okuyarak korunmaya çalışılmalıdır.
Selamünaleyküm. Ben senin gibi uzun yazmayacağım. - Sen ne ilksin ne son! - Ne yaparsan yap, Allah'ın rahmetini geçemeyeceksin! - Ne zaman dönersen dön, Rabbinin seni beklediğini ve eskiyi karıştırmadan seni kabul edeceğini göreceksin! - Hemen dön, ne eskiyi karıştır ne geleceği; bu kadar derin düşünceleri olan bir genç şeytana yem olamaz. Hemen dön. - Bu durumu sakın kimseye anlatma; kimse bilmesin! İyi gelişmelerini bekleyeceğim. Dualar ediyorum sana.
Bu aylarda Recep ve Şaban ayına mahsus bir namaz ve zikir çeşidi yoktur. Ay boyu tutulan bir oruç da yoktur. Haftanın belli günlerini tutmak en iyisidir. Bolca da dua edilmelidir.
Memur olmayı kulluk mücadelesinde kullanabilecekseniz sakalsız memur olmanızda bir sakınca olmaz. Melekler sizi sakallı bilirler. Hayır nefsani arzularınız için memur olacaksanız dilediğiniz gibi yapın o zaman. Tercihinizi yapın tereddüde gerek yok.