Fetva Meclisi
Soru
Kutsal olan Arapça harfler ve yazı mıdır yoksa o yazıyla yazılan ayetler hadisler mi kutsaldır?
Cevap
Benzer fetvalar
Ayet veya hadisin bizzat kendisini tam olarak nakletmek elbette en güzelidir ama biz ANLAMI ŞÖYLE OLAN BİR AYET VEYA HADİS de diyebiliriz. Bu konuda bir sıkıntı olmaz. İlmi bir çalışmadan istifade etmedikçe de yarı doğru yarı yanlış nakiller yapmak elbette sakıncalıdır. İyi bildiğimiz kaynakları kullanmalıyız.
Selamünaleyküm. Bu üç sorunun üçünün de esasen cevabı 'sakınca yoktur' şeklindedir. Esas böyle olmakla beraber, mushafın Kur'an'ı temsil eden yönünün her türlü tazime layık olduğunu, tazimin imanı yansıttığını düşündüğümüzde bir tek noktanın bile konmamasını emreden idraki uygun buluruz. Kısacası, koymamak doğrudur. En az ne kadar o kadar konması olabilir. Allah Teâlâ kitabı ile amele hepimizi muvaffak kılsın.
Ölüm vaktine kadar öğrenme azmimiz devam etmelidir. Yılmak yok, bıkmak yok. Kur'an, kendi lisanından okunmadıkça asıl Kur'an olmaz. Biraz daha sabredin. Allah yardımcınız olsun.
Aleykümselam. Asıl harfleri ile yazılmış Kur'an âyetine dokunmanın ve âyeti okumanın dışındakilerde bir sakınca yoktur. Cevşan ise Kur'an değildir ama içinde pek çok âyet vardır.
Kur'an Arapçadır. Arapça dışında bir dilden onun inceliklerini kavramak hayaldir. Hükümleri anlaşılabilir ama sizin beklediğiniz çapta bir ilim ancak onun diline vakıf olmakla elde edilebilir. Hemen Arapça'ya yönelin. İyi bir Arapça ile beraber kaynağına erersiniz biiznillah.
Kurtubi, Endülüs ulemasındandır. Tefsir ilminin de önde gelenlerindendir. Ahkâm ayetleri ağırlıklı bir tefsir olarak her kütüphane için elzemdir denebilir. Yalnız böyle bir tefsir kendi dili olan Arapça üzerinden bu ağırlığı taşır, bunu unutmamalısınız.
arapça konusundaki diğer fetvalar
Bir kere şunu kabul etmeliyiz: Arapça bugünkü Arap olarak bilinen ırka mensup olanların dili olmaktan çok Kur'an'ımızın ve dinimizin dilidir. Zaten bugünkü Arap olarak bilinenlerin de o dille neredeyse bir alakaları kalmamıştır ya da çok düşük düzeylere inmiştir. Arapça Müslümanlar olarak bizim din dilimizdir. Dinimizi öğrenmek için de Arapça şarttır. Şunu da kaydetmemiz gerekmektedir: Bir medresede dinimizi en geniş şekliyle öğrenecek talebe ile imanını ve ibadetini öğrenecek talebe aynı değildir. Yani biri alim adayıdır diğeri de dinini öğrenmeye adaydır. Mevcut medreselerde sıradan herkese müçtehit olacakmış gibi öğrenim yaptırılması bir hatadır, gerekli de değildir. İki durumu karıştırmamak gerekiyor.
Hadis öğrenmeye karar vermekle pek mübarek bir iş yapmışsınız. Allah teala kabul buyursun, işinize bereket ihsan etsin. Hadis öğrenmekle biz iki şeyi kastederiz. Birincisi ilim ve din öğreniriz. Bu bölüm tercümesinden de elde edilebilir. İkincisi de o sözlerin sahibine yaklaşmak için gayret etmiş oluruz ve bunun bereketini umarız. Bu bölüm tercüme ile elde edilemeyebilir. Hadislerin ana dilinde ayrı bir bereket vardır. Öyle veya böyle yolunuza devam edin. Zamanla biiznillah ana dilinden de okur anlarsınız. Allah yardımcınız olsun.
Üniversite tek başına fayda getirmeyebilir. Siz ne kadar alabilirsiniz ona bakın. Kendinizi, kabiliyetinizi, ailenizin beklentilerini, ne kadar sabredebileceğinizi iyi ölçün ve öyle karar verin. Allah yardımcınız olsun. Âmin.
Allah kendisini engin merhametiyle muamelede bulunsun. Üstat Kadir Mısıroğlu'nun bu ifadesi, daha çok mecazi bir vurgu olduğunu ve teknik bir kavram olarak kullanmadığını düşünüyorum. Muhtemelen Kur'an’ın ilahî bir mesaj olduğu ve Arapçanın ötesinde bir anlam taşıdığı fikrini ifade etmek için kullanılmıştır. El-Hak da öyledir. Diğer sorunuza geçecek olursak; Kur'an, Arapça bir kitap olarak indirilmiştir. Ancak bu, onun sadece Araplara ait olduğu anlamına gelmez. Kur'an’ın mesajı evrenseldir ve tüm insanlığa yöneliktir. "Rabça" ifadesi: Bu ifade, mecazi anlamda Kur'an’ın Allah’a ait olduğu ve insanın ürettiği bir metin olmadığı vurgusunu taşır. Efendimiz aleyhisselamın yaşadığı toplumun dilinin olması, Arapçanın zenginliği ve Arap yarımadasının konumu gibi hikmetlerle Kur'an Arapça indirilmiştir. Bu ifadeleri anlayarak, hem Kur'an’ın dilini hem de evrensel mesajını daha iyi kavranabilir.
Bu konuyu sizi yakından tanıyan ilim talebesi hocalarla görüşmeniz daha doğru olur. Onlar size tavsiye verirken karakterinizi, kararlılığınızı ve ilmi müktesebatınızı mutlaka değerlendirmelidirler. https://fetvameclisi.com/fetva/alim-olmak-ve-ilahiyat-okumak-hk
Gereksiz bir korku yaşamışsın zannederim. Dün başladın bugün kendini yıllıklarla karşılaştırıyorsun. Bu bir nevi kendine zulmetmektir. İlerlemeye devam et. Çekilme ve teslim olma şeytana.