Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yurt dışında yaşıyorum ve burada farklı kültürlerden insanlarla birlikte yaşıyoruz. Benim hedefim, Medine'deki İslam Üniversitesi'nde eğitim almak. Bu üniversitede, emr-i bi'l ma'ruf yapmak için ve önce Allah'ı, Resulünü ve dinimi daha iyi tanımak için eğitim almak istiyorum. Arapçayı burada az çok öğrendim. Siz Medine'deki üniversiteyi tavsiye eder misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Kendinizi koruyamayacağınızı düşünüyorsanız gitmeyin elbette. Medine Üniversitesi farklı görüşün ağırlıkta olduğu bir üniversitedir.
Hangisinin sizin için daha faydalı olacağını sizi iyi tanıyan, hafızlığınıza vesile olan, ilim yolculuğunuzu bilen kişilerle istişare etmeniz çok iyi olur. Anne babanızın rızasını da öncelemeyi unutmayın.
Selamünaleyküm. Arapçadan ne kastettiğinize bağlıdır bu; öğretmenlik kastediyorsanız ilk fakülteye girin. Arapçayı bir derya olarak görüyorsanız, fakülte onun yeri değildir. Medrese bulmanız lazım. Mesele budur.
Selamünaleyküm. Bir kere sözünü ettiğiniz fakültede maksadınıza ulaşma ihtimalinizi zayıfın da altında görüyorum. Gireceğiniz günah riskine değeceğini zannetmem. Şehir ismi vermediğiniz için size gelin görüşelim diyemiyorum. İstanbul'da iseniz ziyarete gelebilirsiniz, teferruatı görüşebiliriz.
Aleykümselam. Ticaret yapmanızda sakınca olmaz ancak şu andaki Medine ortamında daha iyi bir İslam yaşayacağınızı temin edemem size.
Sadece Arapça okuyacaksanız bir vakit israfı olabilir. Arapça yanında diğer din ilimlerini de okuyacak ve kendinizi yetiştirecekseniz neden israf olsun? Yirmi yıl bile az gelir o zaman. Size bir not düşelim: Bir fakültede Arapça sizin beklediğiniz gibi öğretildiğini henüz duymadık. Beklentiniz ile ehil gördüğünüz yeri iyi denkleştirin. Ve insanlara öğretmeyi hedeflemeyin, kendinizi geliştirmeyi hedefleyin. Öbürü peşinden gelecektir zaten. Allah yardımcın olsun.
arapça konusundaki diğer fetvalar
Allah kendisini engin merhametiyle muamelede bulunsun. Üstat Kadir Mısıroğlu'nun bu ifadesi, daha çok mecazi bir vurgu olduğunu ve teknik bir kavram olarak kullanmadığını düşünüyorum. Muhtemelen Kur'an’ın ilahî bir mesaj olduğu ve Arapçanın ötesinde bir anlam taşıdığı fikrini ifade etmek için kullanılmıştır. El-Hak da öyledir. Diğer sorunuza geçecek olursak; Kur'an, Arapça bir kitap olarak indirilmiştir. Ancak bu, onun sadece Araplara ait olduğu anlamına gelmez. Kur'an’ın mesajı evrenseldir ve tüm insanlığa yöneliktir. "Rabça" ifadesi: Bu ifade, mecazi anlamda Kur'an’ın Allah’a ait olduğu ve insanın ürettiği bir metin olmadığı vurgusunu taşır. Efendimiz aleyhisselamın yaşadığı toplumun dilinin olması, Arapçanın zenginliği ve Arap yarımadasının konumu gibi hikmetlerle Kur'an Arapça indirilmiştir. Bu ifadeleri anlayarak, hem Kur'an’ın dilini hem de evrensel mesajını daha iyi kavranabilir.
Bu konuyu sizi yakından tanıyan ilim talebesi hocalarla görüşmeniz daha doğru olur. Onlar size tavsiye verirken karakterinizi, kararlılığınızı ve ilmi müktesebatınızı mutlaka değerlendirmelidirler. https://fetvameclisi.com/fetva/alim-olmak-ve-ilahiyat-okumak-hk
Hadis öğrenmeye karar vermekle pek mübarek bir iş yapmışsınız. Allah teala kabul buyursun, işinize bereket ihsan etsin. Hadis öğrenmekle biz iki şeyi kastederiz. Birincisi ilim ve din öğreniriz. Bu bölüm tercümesinden de elde edilebilir. İkincisi de o sözlerin sahibine yaklaşmak için gayret etmiş oluruz ve bunun bereketini umarız. Bu bölüm tercüme ile elde edilemeyebilir. Hadislerin ana dilinde ayrı bir bereket vardır. Öyle veya böyle yolunuza devam edin. Zamanla biiznillah ana dilinden de okur anlarsınız. Allah yardımcınız olsun.
Bir kere şunu kabul etmeliyiz: Arapça bugünkü Arap olarak bilinen ırka mensup olanların dili olmaktan çok Kur'an'ımızın ve dinimizin dilidir. Zaten bugünkü Arap olarak bilinenlerin de o dille neredeyse bir alakaları kalmamıştır ya da çok düşük düzeylere inmiştir. Arapça Müslümanlar olarak bizim din dilimizdir. Dinimizi öğrenmek için de Arapça şarttır. Şunu da kaydetmemiz gerekmektedir: Bir medresede dinimizi en geniş şekliyle öğrenecek talebe ile imanını ve ibadetini öğrenecek talebe aynı değildir. Yani biri alim adayıdır diğeri de dinini öğrenmeye adaydır. Mevcut medreselerde sıradan herkese müçtehit olacakmış gibi öğrenim yaptırılması bir hatadır, gerekli de değildir. İki durumu karıştırmamak gerekiyor.
Bazı Maliki fukahası Arapça harflerin yani karakterlerin de kutsal sayılması gerektiğini söylemişlerse de ulemanın büyük bölümü kutsal olan yazılmış olan ayet, hadis, Allah Teâlâ’nın ismi gibi değerlerdir demişlerdir. Evla olan ise Arapça dilini Kur'an dili olduğu için tazim ile karşılamaktır.
Gereksiz bir korku yaşamışsın zannederim. Dün başladın bugün kendini yıllıklarla karşılaştırıyorsun. Bu bir nevi kendine zulmetmektir. İlerlemeye devam et. Çekilme ve teslim olma şeytana.