Fetva Meclisi
Soru
Arıcılıkla uğraşan birisi zekât vermek istiyor ve elinde de ücretle almış olduğu bal var. Zekât olarak o baldan verebilir mi yoksa üretmiş olduğu baldan mı vermesi gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bir tarlayı veya bahçeyi sahibinden kiralayan veya hediye/ikram gibi bir sebeple kullanan kim ise oradaki ürünün zekâtını da o verir. Çıkan ürün zekât nisabına (yaklaşık bir ton) ulaşıyorsa zekât verir.
Selamünaleyküm. Evet, balın da zekâtı vardır. Ürettiğiniz balın 1/10 oranında zekâtını vermeniz gerekir. Balı da verebileceğiniz gibi satıp parasını da zekât olarak verebilirisiniz.
O tarla için zekât vermeniz gerekmez. Sizin bir ticari niyetiniz yoktu. Devlet sizden orayı satın aldı. Aldığı o andan itibaren sizin elinize geçen paranın zekâtını hesaplayın. Eğer önceden nisap miktarı malınız vardı ise bunu ona ilave edin, zekât verirken toplamının zekâtını verin. Önceden nisap miktarı malınız yoktu ise bu para nisap miktarıdır, bunun üzerinden yıl geçince zekâtını verin.
Selamünaleyküm. Evet, âyet tahsil anında zekâtı emrediyor. Ama siz, zekâtı portakal olarak değil de bedelinden verecekseniz elinize geçen oranın; - Hiç masraf etmeden, sadece toplayıp satıyorsanız % 10'unu, - Gübre, sulama, ilaçlama yapıyorsanız %5'ini verirsiniz. Tabii toptan fiyatı üzerinden bedel olarak.
Böyle bir aile zekât alabilir durumda ise devlet verse de vermese de onun zekât alabilirliği devam ettiği için siz zekât olarak vermek istediklerinizi verebilirsiniz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Aleykümselam.Baliğa olmuş bir bayanın hesabı da zekâtı da kendine aittir. Parasını biriktirmeyip mesela babasına veriyorsa o zaman baba zekât hesabı yapar.
arıcılık konusundaki diğer fetvalar
Arının verdiği oğul eğer kimseye ait olmayan bir yerde ise mesela köy ormanında ise ve özellikle asıl kovanın sahibi oraya arılar yerleşsin diye bir hazırlık yapmamış ise yeni arıları bulan alabilir, ona helal olur. Başkasının özel arazisine yerleşen arıları, o arazi sahibinin dışında birinin izinsiz alması ise helal olmaz.
Selamünaleyküm. İkinci ve üçüncü durum, sakıncadan söz edilemeyecek bir durumdur. Birinci durum ise örfe bağlıdır. Bu şekilde yapılmasını o yöre insanları çalma olarak görmüyorlarsa sakıncası yoktur. Arıcılar arasında böyle bir şey yanlış kabul ediliyorsa o takdirde yapılan yanlış demektir.