Fetva Meclisi
Soru
Hocam bizim dört ortak bir portakal bahçemiz var ve bu bahçenin ne kadar ürün verdiğini sataşını yaptıktan sonra öğreniyoruz. Bende bunun zekatını satışı yapıldıktan sonra 1/10 değerini zekat olarak verecektim. Fakat bir ilmihal kitabında öşürü çıkarılmadan ürün satışı yapmak haramdır yazıyordu. Bu durumda bunun zekatını nasıl ödemem lazım.
Cevap
Benzer fetvalar
O tarla için zekât vermeniz gerekmez. Sizin bir ticari niyetiniz yoktu. Devlet sizden orayı satın aldı. Aldığı o andan itibaren sizin elinize geçen paranın zekâtını hesaplayın. Eğer önceden nisap miktarı malınız vardı ise bunu ona ilave edin, zekât verirken toplamının zekâtını verin. Önceden nisap miktarı malınız yoktu ise bu para nisap miktarıdır, bunun üzerinden yıl geçince zekâtını verin.
Selamünaleyküm. 1- İleride ev veya araba satın almak için biriktirilen para, zekâtı verilmesi gereken paradır. Çünkü bu tarzda biriktirilmiş bir para aslında başka işler için de harcanabilir bir maldır. Mesela vaz geçip o para ile tatile de gidebilirsiniz. Ama siz mesela yüz bin liralık bir ev için sözleşme yapıp borca girseydiniz, yüzbin lira biriktirinceye kadar elinizdeki paranın zekâtı gerekmeyecekti. Böyle bir durumda elinizdekini alacaklısı adına saklamış gibi olacaktınız. 2- Ev ve iş yeri gibi kullanmakta olduğunuz ya da tarla gibi istimal ettiğiniz gayri menkuller için zekât gerekmez. Çocuklar için muhafaza ettiğiniz yerler için de gerekmez. Ancak satmaya niyet ettiğiniz gayrimenkuller, satış niyetinizden itibaren zekât malı hükmündedirler. Bu durumda da zekâtları yüzde iki buçuk üzerinden olacaktır. Allah'a emanet olunuz.
‘İleride satarım’ düşüncesi ile bekletilen tarlanın zekâtı gerekmez. ‘Satıyorum’ diye ilana çıkılmış olanın ise zekâtı gerekir. Ne kadar beklerse beklesin, bu ikinci seviyedekinin her yıl zekâtı verilir.
Selamünaleyküm. Hayvancılıkla ilgili kuralları belirleyen kanunlara, kurallara uymanız gerekir. Onlara aykırı davranmanız durumunda insana zarar verdiğiniz için veya hayvana eziyet ettiğiniz için vebale girersiniz. Geçmiş için istiğfar edin yeterlidir. Annenizin biriktirdiği para zekât seviyesine gelince zekâtı verilecektir. Akide konularına ilmihal düzeyinden daha fazla girmenizi tavsiye etmem size, zihniniz karışabilir.
Selamünaleyküm. Satılık olmadıkça eviniz zekât maddesi olmaz. Satmaya karar verdiğinizde zekâta dahil olur. Gelirini topladığınızda, elinizdekine ilave ederek zekâtını verirsiniz.
Satılık bir gayrimenkul zekât malıdır yani zekâtı verilmelidir. Yalnız bir yerin sadece tapusunun size ait olması (sizin arsanızın örneğinde olduğu gibi) tasarrufunun da sizde olması için yeterli olmayabilir. Tapusu sizin de olsa tasarruf hakkınızın olmadığı bir yer zekâtını vermeniz gereken bir mal değildir. Bu durumda zekât vermeniz gerekmez. İleride belediye söz konusu engeli kaldırır da siz satma kararını sürdürürseniz, o engelin kalkma anından sattığınız ana kadar yıldan fazla bir zaman geçerse her yıl için zekâtını verirsiniz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Hadislere bakarak' yapma seviyesinde iseniz kimseye takılmayın, bildiğinizi yapın ama 'hadislere bakmakla' iş yapmış olmak arasındaki farkı bellemeniz gerekiyor. Ulema 'hadislere bakabilmek' için bir ömür eskittiler. Dikkat edin, nefsiniz sizinle oynamasın.
Selamünaleyküm. Bu konuda babanızla sürtüşmeyin, yanlış yapmış olursunuz. Kayınpederinizi de yok saymayın. Ara ara giderek, babanızı bilgilendirmeyerek orta yolu bulun.
Selamünaleyküm. Dil seviyeniz uygunsa A.Fikri Yavuz ilmihalini alablirsiniz. Yoksa Diyanet'in ilmihalini okuyabilirsiniz.
Selamünaleyküm. Yalan ve Müslüman bir arada bulunmaz.
Selamünaleyküm. Namaz kılarken kadınlar ellerini göğüsleri hizasına getirir. Erkekler ise göbek altında tutar. Erkeklerin de gögüs hizasına getirebilecekleri rivayetler vardır. Her biri olabilir. Bunlar namazın özünü etkilemez.
Selamünaleyküm. Babanın yanınızda bu şekilde dolaşması doğru değildir. Bu durum karşısında babanızı kınamanız, yüzüne karşı onu ayıplamanız da hatalı bir tutumdur. Bunun yerine sürekli ona bu konu hakkında ricada bulunun ve buna devam edin. Bıkmayın, usanmayın daima dua edin. Hemen tepki vermeyerek, kabalık ve isyanda bulunmamanız rahmete daha yakındır. Rabbim yardımcınız olsun.