Fetva Meclisi
Soru
Hocam evliliğin ilk yıllarında, karı koca arasında uyum sağlanmaya çalışırken çatışmalar olabiliyor. Benzer durumda olan yeni evli arkadaşlarımla bir grubumuz var. Bir arkadaşımız, "Kocam bana şunu yaptı, çok üzüldüm." diye bir şey anlattığında, biz sabrı ve hakkı tavsiye etmeye çalışıyor, kocasıyla arasını düzeltmesine yönelik konuşuyoruz. Gerçekten faydası da oluyor. Örneğin, "Tam gidip kavga edecektim ama sakinleştim." diyebiliyorlar. Biz de "Benzer durumlar yaşadık, bu normal." diyerek rahatlamalarını sağlıyoruz. Ancak bu yaptığımız günah mı, gıybet sayılır mı diye endişeleniyorum. Arkadaşlar, eşleriyle tartıştıklarında bu tür konuları ailelerine anlatsalar durum daha kötü olabilir. Kimseye anlatmasa da içinde biriktiriyor ve huzursuzluk yaşıyorlar. Biz ise bunun birikmemesi için çabalıyoruz. Anlatılanlar genellikle basit, günlük meseleler; yatak odasına dair mahrem konular kesinlikle konuşulmuyor. Yine de emr-i bi'l-maruf yapmaya çalışırken günaha girmemek adına bu konuda doğru yolu öğrenmek istiyorum.
Cevap
Benzer fetvalar
Bazı erkekler duygularını dışa vurmadan iç âlemlerinde yaşarlar. İçlerindeki sevgiyi çevreleriyle paylaş(a)mazlar. Kendi annelerine dahi sevgilerine hissettirme konusunda pasiftirler. Bu hususta ailenin çocuğunu yetiştirme noksanlığının da payı vardır. Böyle de olsa kocanızı tavrının sebebini bilmeden ve onun hakkında da konuşmadan size bir iki tavsiyede bulunabilirim. Bu konudaki rahatsızlığınızı dile getirmeye devam edin; vazgeçmeyin. Gerekirse duymak istediğiniz ifadeleri çocuğa ezberletir gibi siz söyleyin arkasından da ona söyletin. Arzuladığınız mutluluk ortamını kocanızın oluşturması için beklemeyin. Ortamı siz oluşturmaya çalışın. Örneğin baş başa bir gezintiye/gezmeye çıkın. Konuşun, konuşturmaya çalışın. Gülerek gözlerinin içine bakın. Bazen ellerinizle duygu yüklü bir şekilde kocanızın iki yanağına dokunun; yanaklarını sıkın. Güzel sözcüklerle hitap etmeye devam edin. Kayanın suyun damlarının sürekliliğinden aşınma vakti mutlaka gelecektir. Sakın yuvanızla ilgili olumsuz bir düşünce gelmesin. Evinizin bir yerinin tamire ihtiyacı varsa tamamını yıkmaz; tamir edersiniz. Siz de evinizdeki arızaları tespit ederek tamir etmeye çalışın. Olduğu kadarıyla ilgilenin. Olmadığını görmeyin. Sizin kocanıza ne sevginiz ne de saygınız da kusur olmasın. Allah yardımcınız. Sabırlı olun.
Dinimizde cinsel ihtiyaçların helal yollarla giderilmesi esastır. Ancak bu tür durumlarda eşlerin birbirine haksızlık yapmaması için ya evliliği devam ettirmek ya da evlilik yürümüyorsa kendi hayatlarına yön vermeleri önerilir. Ama öncelikle evliyseniz kocanızın ve kendi cinsel ihtiyaçlarınızı gidermeye çalışın. Yatak odası doğru kullanıldığında yuva kurtarma özelliği çok yüksektir. Aksi takdirde kocanızdan kaçarak kendinizi farklı şekillerde tatmin etmeniz helal değildir. Bunun için de eşinizle ciddi bir şekilde konuşmalı, belki bir uzmandan veya aile büyüklerinizden destek alarak çözüm yolları aramalısınız. Çabalarınız neticesinde hiçbir sonuç elde edemezseniz kocanıza da kendinize de zulmetmeyin. Ama bu kararınızda aceleci olmayın. Sonradan pişman olmama adına yuvanızı kurtarmak için elinizden gelen gayreti ortaya koymaya çalışın, sonra karar verin. Allah yardımcınız olsun.
Sabırlı olun. Yaşanan gerginlikleri konuşarak ve sağduyuya çağırarak çözmeye çalışın daima. Belki biraz zaman alır. Sabırlı olun. Eşiniz ile aranızdaki anlaşmazlıkları tartışmayla çözmeye çalışmayın. Bu işleri daha da kötü yapmaktan başka pek bir işe yaramaz. Aranızdaki iyilik hali büyüdükçe birbirinize karşı cesur sözler ve hareketleriniz de azalır biiznillah. Allah'a emanet olun.
Kıymetli kardeşim, kesinlikle haklısın ki bu hoş bir davranış değil. Ama buraya gelene kadar öncesinde dikkat etmemiz gereken, tesis etmemiz gereken başka şeyler var ki anlayalım. Bu sadece kötü bir alışkanlık mı yoksa istenmedik başka durumların bir sonucu mu? Bunun için de kocan ile aranı iyi tutmak için elinden geleni yapmanı tavsiye ederiz. Onunla konuş. Kendisini daha mutlu, daha huzurlu, daha doymuş hissetmek için neye ihtiyacı var. Buna göre elinden geldiğince bir plan oluştur. Eğer ki evinizde genel anlamda sevgiyi, saygıyı yakalamışsanız, bu tür şeyleri arada bir çıkan pürüzlerden görüp ilişkinizi yıpratmadan ve sabırla düzeltmeye çalışmaya devam edin. İlla ki bir şeylerden imtihan olacağınızı, bu olmasa başka bir imtihan olacağını hatırlayarak bu imtihandan olabildiğince güzel şekilde çıkmaya çalışın. Yok, eğer huzur, sevgi ve saygı genel anlamda yoksa öyleyse bunun nedenleri ve yapılması gerekenleri hakkında akıl yürütüp çözümler aramak icap eder. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Evet, böyle bir sorun var ve bu sorun sizin tasvirinizden de öteye bir felakete doğru hızla ilerlemektedir. Bunu ne kadar düzeltebiliriz bilemem ama bu felakette sadece erkeklerin fıtratı üzerinden düşünüp bir çözüm üretemeyeceğimizi zannediyorum. Doğrudur, erkekler arayan ve kovalayan pozisyonundadır ama kadınlar bu cinayetin en azından yarısının sorumluları değil midir? Herkese göre farklı bir cevap verilebilir. Asıl olan Rabbimizin bizi nasıl değerlendireceği olmalıdır. Size şunu tavsiye ederim: Eşiniz üzerinden kendinizi yıpratarak onu da yanlışa sevk edebileceğiniz düşüncelerden uzak durun. Olsa ne yapabilirsiniz ki denecek şeyleri olmamış iken neden irdeliyorsunuz? Bile bile aklına getirmekten başka bir yorumu yoktur bunun. Dua edin. Kendiniz ve eşiniz için dua edin. İyi bir eş olmaya bakın. Bu “iyi bir eş” ifadesini bazı hanım kardeşlerimiz sürekli ikaz eden bir hanım olarak anlıyorlar. Bazıları da sadece kıyafetini ütülü bulundurur ve ağır parfümler kullanırsa iyi bir eş olabileceğini zannediyor. Kesinlikle yanlış tutumlardır bunlar: İyi bir eş, her şeyden önce tatlı dilli, sabırlı olmaktır. Tenkidi ve istekleri bitmeyen bir eş kadın olsun erkek olsun iten bir eştir. İten eş de hayırlı değildir. Kılık kıyafetten konuşma tarzına kadar her şeye dikkat eden bir eş değerlidir. Bu bela asrın belalarından biridir. Belli ki sınavımız da bu olacaktır. Allah Teâlâ hepimizin yardımcısı olsun. Âmîn.
Bu durumu bir hastalık kabul etmek ve tedavisi için imkânları kullanmak son derece doğal ve olması gereken bir sonuçtur. Allah’ın bu nimetini helal daire içinde aramanız ancak bir fazilet olabilir. Çocuk olmuyor diye boşanmak şart değildir. Eğer bu durum eşlerden birinin tahammül seviyesini zorluyor ve sağlığını etkiliyorsa boşanmak normal görülebilir, belki bir psikologla görüşülebilir. Bununla yaşamayı kabullendiğiniz takdirde bunu eşinizle paylaşınız ki o da rahatlasın. Tam tersi kaldıramayacağınızı anlarsanız da boşanmayı düşünmeniz bir vebal değildir. Çocuk sahibi olmak güzeldir ama yaşamak için şart değildir. Allah yardımcınız olsun.