İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, biz bir grup arkadaşla çalışma alanı “insanların arasını düzeltme” olacak bir vakıf kurmak istiyoruz. Böyle bir iş yapmamız vakit ve para israfı mı olur sizce? Başarabilirsek sevap kazanır mıyız? Bir arkadaş, yapın da sonra kendinizi barıştırırsınız gibi bir espri yaptı, çok etkilendim o sözden. Siz ne dersiniz böyle bir çalışma için? Allah razı olsun sizden.

Cevap

İnsanların arasını düzeltmek yani ıslah denen iş bir ibadettir ve Allah’ın emridir. Bu çağdaki kadar insanlar birbirlerinden kopmuşluk, kin dolu yürekli olma sıkıntısı yaşamamıştırlar dense yeridir. Yapmayı düşündüğünüz iş pek değerli ve gerekli bir iştir. Sizi tebrik ederim. Yalnız böyle bir işi yüzünüze gözünüze bulaştırmamak için iyi hesaplayarak ve iyi danışarak yapmalısınız. Eskilerin deyimiyle KIRK ÖLÇÜP BİR BİÇİN ki yarın yaptığınızdan sıkıntı çekmeyesiniz. Allah Teâlâ bizi yaratırken kabileler, halklar şeklinde yarattı. Her birimizi farklı kabiliyetler ve isteklerle donattı. Kadını erkeği, siyahı beyazı vesaire farklılıklarımızın her biri bir sürtüşme ve tartışma konusu nedenidir. Bunun için insanın bulunduğu yerde bir tartışma ve gerilmenin bulunmasını normal yani tabii olan görürüz. Bu yüzden de dinimiz, ihtilafı gidermeyi ibadet gibi göstermiştir bize. Bu alanda yapılacak bir çalışma bir nevi cami yapmak, medrese açmak gibidir Allah’ın izni ile. Kur'an’ımızda birden çok ayet insanların arasını ıslah etmeyi bize işimiz olarak gösterir. Özellikle Hucurat Suresinin onuncu ayeti bunu emretmektedir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem mü'minler arasındaki münazaalara bizzat ıslah edici olarak katılmıştır. Hadislerdeki ifadelerden anlaşıldığına göre insanların arasını ıslah etmek: Pek çok nafile namazdan, oruç ve sadakadan daha hayırlıdır. Günahların mağfiret sebeplerindendir. Yerine göre böyle bir işi başarabilmek için yalan konuşmaya ve ıslahı başarma yolunda başkalarından para istemeye bile izin verilebilmektedir. Özellikle insanların kendi ihtiraslarına adeta tapındığı zamanımızda bu vazifenin önemi her zamankinden daha çok öne çıkmaktadır. Şeytanın mü'minler üzerindeki emellerinin uzaklaştırılması açısından da önemli bir ibadet durumundadır. Şöyle bir ikazı faydalı bulurum: Her şeyin profesyonelleştiği bir dünyada plansız, danışmansız bir ıslah vakfı tıkanabilir. Çalışmalarınızı yıllık, on yıllık planlara bölün. Sosyoloji ve fıkıh uzmanı danışmanlar bulun. Deyim yerinde ise bu işin kitabını yazın siz. Büyük bir iş yaparsınız. Allah yardımcınız olsun.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu çok iyi bilin ki sizin içinde bulunduğunuz durum, insanoğlunun genel durumudur. Siz sadece bu durumu hissetmekle farklı hale gelmiş bulunuyorsunuz. Keşke bütün insanlık sizin hissettiklerinizi hissedebilse; kurtuluşu ne çabuk olurdu, bir bilseniz! Sizi tebrik etmek istiyorum. Neden biliyor musunuz? Çünkü sizin sorun ve endişe olarak dillendirdiğiniz şeyler, sizdeki sancılar, büyük bir açılımın, yüreğe su serpen umudun işaretleridir. Siz adeta, Kur'an okuyan kardeşini öldürmeye giden Ömer'deki heyecan ve parlayan gözleri yansıtıyorsunuz. Bu nedenle, gelecekteki huzurlu günleriniz, Allah'a açılan yolunuz nedeniyle sizi tebrik etmek istiyorum. Endişe edecek bir durumunuz yoktur. Ama sizin bu halinizin şeytanı endişelendirebileceğini, o da endişelendikçe beyninize çullanacağını elbette tahmin edersiniz. O da nihayetinde bir kişi kaybetmektedir. Meleklerin kazandığı her insan onun kaybettiği bir dost demektir. Şunu bilin yeter: Rabbimiz bizi büyük bir imtihan için göndermiştir. Gözümüzle gördüğümüz her şey, kulağımıza gelen her ses, elimizle tuttuğumuz ne varsa onlar, Rabbimizin bizi imtihan etmek için önümüze çıkardığı nesneler durumundadır. Bizim iyi veya kötü dememiz, yararlı veya zararlı görmemiz bu gerçeği değiştirmeyecektir. Ve ne kadar imtihan şuuru ve heyecanıyla canlı kalabilirsek kazanma ihtimalimiz de o kadar yüksek olacaktır. Bu kurala, haramlar/farzlar gibi mübahlar da dahildir. Biz imtihan olarak, sadece haramlara bulaşmamayı, alkol tüketmemeyi, faiz yememeyi anlarsak eksik anlamış oluruz. Bilakis, gençliğimizi nasıl geçirdiğimizi, Rabbimizin bize lütfettiği nimetleri, zekâmızı, güzelliğimizi, yeteneklerimizi, çevremizi nasıl kullanıp yönlendirdiğimizi de bir imtihan konusu olarak görmeliyiz. Zenginin malını harcamasını, zekât verip vermediğini, sadakayla ilgilenip ilgilenmediğini irdelediğimiz kadar genç bir kızın gençliğini, tertemiz zekâsını, becerilerini nerede ve ne için tükettiğini, imkânlarını insanlığa baki bir eser olarak kalacak şekilde kullanıp kullanmadığını da soracaktır Rabbimiz. Zor olan da budur zaten. Bunun için sizin, henüz pratik hayata atılmadan önce böyle bir idraki yakalayacak sürece girmiş olmanızdan ötürü tebrik etmek istedim. Fitneler ve kaygan zeminler çağında Allah Teâlâ'nın bir kulunu kendi yolunda kullanması, değeri takdir edilmeyecek büyük bir nimettir; şükür ve tebrik gerektirir. - Allah Teâlâ'ya karşı kulluk hissinizi canlı tutun. O'nun rızasının üstünde bir amaç edinmeyin. O'nun yolunda olmayı gaye edinin. Başınız açık, eteğiniz kısa bile olsa, O'nun kulu olmanın yegâne maksat olacağını, bunun da sizi kurtaracağını yani O'nun kapısında olduktan sonra başı açıkların, eteği kısaların bile kurtulanlardan olacağını bilin. Buna inanın, bununla dolun taşın. Şeytanın sizi ürkütmesine, O'nun kapısının büyüklüğünü bilmeyenlerin sözlerine aldırmayın. - Namazı en büyük gösterge olarak hiç ihmal etmeyin. Yarım vakit bile olsa kılın namazı. O sizi cennete doğru çekecektir. - Yalnız kalmayın. Mü'min bir cemaatin içinde olmaya çalışın. Kiminle ve nerede beraber olacağınız konusunda acele etmemeniz gerekir. Bilgi ve heyecanınız arttıkça bir noktadan sonra yerinizi bulacaksınız biiznillah. - Olaylardan ve sıkıntılardan yılmayın. Sabırsız bir adım dahi gidemezsiniz. Hemen değil vakti gelince olacak her şey. - Anne babanızın dini durumu ne olursa olsun, onları ezecek bir iş yapmayın. - Bilhassa evlenme yani bir erkeğin zimmetine girme konusunda duygusal olmamaya çalışın. - Mezuniyetiniz sonrası ve iş ortamı gibi konularda muhakkak istişareler yapın. Bir insanın aklı bütün insanlığa yetecek çapta olsa dahi kendine yetmeyebilir. - Aralıksız dualar yapın. Kendinize, anne babanıza, bütün insanlara dualar edin. Allah'tan bıkmadan usanmadan isteyin. Size dualar ediyor, iyi haberlerinizi bekliyorum. Allah yâranınız yardımcınız olsun.

Ben üniversite 4. sınıf öğrencisiyim. Bulunduğum çevrenin uzaktan yakından İslam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim: Biz bir ümmetiz; iyilerimiz ve kötülerimiz, çalışkanlarımız ve tembellerimiz, sadıklarımız ve hainlerimiz hep bir arada ümmetiz. Hayal üzerinden değil, gerçekler üzerinden yaşamak zorundayız. Sizin şikâyet ettiğiniz durumu bir camide de bulabilirsiniz. Camiyi mi terk edeceksiniz? Madem biz bir ümmetiz, bir arada olmaya mecburuz. O zaman bir arada olmanın gerektirdiği zorunluluklara da katlanacağız. Her terslik gören bırakıp giderse ne olur ümmetimizin hâli? Şöyle yapmanızı tavsiye ederim: Ortada açık bir haram varsa hiç tereddüt etmeyin; hemen ikaz edin. Düzelirse ne ala, düzelmez ve haram devam ederse terk edin. Bir gün bile beklemeyin. Ortadaki haram değil de hata denebilecek şeyler ise siz yine ikaz edin, doğru bildiğinizi söyleyin. Düzelirse ne güzel, düzelmezse iki seçenekten birini uygulayacaksınız: Söz konusu yanlış, ciddi bir zarar ve vebal oluşturacak noktaya kayıyorsa siz oradan uzaklaştırılma veya pasifiz edilme pahasına da olsa yanlışı yapmayın, yapılmasına izin vermeyin. Bu düzeyde değilse vebali onlara ait olacak şekilde işinize devam edin. Gerektiğinde şerh koymayı bilin. Fitneci ve her şeye itiraz eder duruma düşmeden gördüğünüz yanlışı düzeltebileceğini zannettiklerinle konuş, toplantılarda konuş. Faydası olmasa bile sen vebale iştirak etmemiş olursun. Yalnız ikaz etmek dedikodu üretmek veya iştirakçisi olmak değildir. Hatalı gördüğün alanın dışındaki işlerde bir aksatma veya gevşeklik yapmamalısın. Neticede siz kişilerle değil hata ile uğraşıyorsunuz. Yayacağınız sözlerin ve ortaya koyacağınız tavırların bir vakıftaki hatayı düzeltme amacı ile başladıktan sonra ümmetinize, yarınlardaki Müslümanlığa ne kaybettirebilir olduğunu da düşünmeniz gerekir. Düzeltmeye çalışırken yaralamaya sebep olmamalısınız. Şunu unutmayınız: Namaz, dinimizin direği, Müslümanlığımızın göstergesidir. Camide cemaatle kılınan namaz ise bunun yirmi beş katı daha değerlisidir. Bir camide mesela bir Cuma namazı bir Müslüman için dini ve hayatı demektir. O namazı kıldıran ise bu oranda büyük bir konumda durmaktadır. Bütün bu büyük gerçeğe rağmen dinimiz, “kötü adam” nitelikli birinin arkasında kılınıyor olsa bile camiyi/cemaati/namazı/bir arada olmayı terk etmememizi emretmektedir. Her şeye rağmen, her duruma rağmen… Çünkü biz ümmetiz, meleklerden oluşmuyoruz, insanlardan oluşuyoruz. Böyle başladık böyle devam edeceğiz. Bizden öncekiler böyle kazandılar biz de böyle kazanacağız biiznillah.

Hocam, sizden bir konuyu aydınlatmanızı rica edeceğim. Ben bir vakıfta hizmet et
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şu fani alemde söylenebilecek en gerçek söz şu sözdür: İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn / Biz Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz. Bu kadar. Şu anda insanlık olarak, istilası altında olduğumuz bela herkesi sarsmıştır. Kendisi gittikten sonra da izi senelerce sürecek gibi durmaktadır. Allah Teâlâ rahmeti ile hepimizi muhafaza buyursun. Belki şu anda zamanı değil ama bütün insanlık ve bütün mü'minler neden geldi, nasıl geldi sorusunu maddi ve manevi her iki yönden incelemelidirler. İnşaallah hepimiz için de büyük bir ders olur. Bu olay gösterdi ki insan, öyle sanıldığı kadar da abartılı bir gücün sahibi değildir. Hastalıktan önce hastalık korkusunun erittiği bir insan nasıl kendisini ‘Allah’ın kulu’ olmanın ötesinde bir yerde görebilir? İnsan zayıf yaratılmıştır. Herkes Allah’a muhtaçtır. Beşer olarak becerebildiğimiz kadar tedbirler alıp Allah’ın kapısında yalvarır olacağız, kurtuluş buradadır. Öldürme oranı yüzde üçü bulmayan bir hastalıktan korku her şeyi alt üst etti. Hâlbuki ölümün öldürme oranı yüzde yüzdür, ölümden korkup tedbirler almamız gerekirdi. Hastalık bulaşan kardeşimizle alakalı olarak neler yapabilirize gelince: Zaten tıbbın kontrolü altına alındığını söylüyorsunuz. Yapabileceğimiz yapılmıştır. Doktorların tavsiyesine de kulak verelim. Onunla alakalı ve çevresi ile alakalı neler tavsiye ediliyorsa o yapılsın ve asla ihmal edilmesin. O ve hepimiz, sabrederek bu sıkıntıyı sevaba dönüştürmeliyiz. Çok dua edelim. Genel dualar yapalım, kardeşimizin ismi ile de dua edelim. Biiznillah kardeşimiz iyileştiğinde günahlarından temizlenmiş olarak iyileşecektir. Bu da onun için kazanç olacaktır. Eğer kaderinde aramıza dönmek yoksa bu da onun için bir şehitlik mertebisidir ki, ne mutlu ona deriz o zaman. Bu süreçte kasıtlı veya kasıtsız ama ihmalle bir insana hastalık bulaştırmanın büyük bir vebal olacağını hiçbirimiz unutmayalım. Allah’tan umudumuzu eksiltemeyiz. Son nefesimizde bile biz onun rahmetini umarak bitiririz nefeslerimizi. Allah yardımcımız olsun.

Hocam, çok değer verdiğimiz bir yakınımız bu veba hastalığına yakalandı. Zamanın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sizi tebrik ederim, güzel bir noktadan tutunmuşsunuz. Allah’ın yardımı olmadan ne başarılabilir ki onun dinine hizmet etmek başarılabilsin? Bu noktaya iyi tutunun ve asla taviz vermeyin. Sizi tekrar tebrik ederim. Bir çalışma programı olarak değil ama öncelikli olarak dikkat edilecek başlıklar olarak şunları zikredebilirim: İhlas şarttır. İhlas ise Allah için yapılan bir işi sadece onun rızasını ve ecrini umarak o işi yapmak demektir. İnsanların övgüsü ve yergisine itibar etmemektir. Bunu yasalara ve örfe karşı savaşmak olarak anlamak isabetli olmaz. İbadetten insanların etkisini kaldırmak olarak anlamak yeterlidir. Sizi muvaffak etsin diye dua edeceksiniz. “Bize yardım et Allah’ım” demek gerekir. Herkes yaptığı iş ne ise o işle ilgili dua edecek. Allah’ın rızasını kazanmak bir tuşa basmakla elde edilen bir sonuç olmayacaktır. Uzun süren bir mücadele, bıkmayan ve usanmayan bir azimet sahibi olmak şarttır. Gelişmeler karşısında dökülmeden yola devam etmeyi becermek şarttır. Allah kibirli kullarını sevmez. Tevazu sahibi olacağız, alçak gönüllü ama vakur olarak bilineceğiz. Özelde yaptığımız işle ve genelde de Allah’a kulluğumuz ile iftihar edeceğiz. Onun rızasını kazanmak bizim için her şeyden daha değerli olacak. Çalışmalarımızda fıtratla yani insan tabiatıyla ters düşmeyeceğiz. Mesela uykuyu engelleyerek bir iş yapmaya çalışmayacağız. Çünkü uyku insan fıtratının tabii bir sonucudur, onu engellemek bile bile önünü kesmek olabilir. Hedefe yürürken sayıya takılmayacağız; kaç kişi kazandık değil ne kadar Şeriata uyduk diye hesap yapacağız. Şeytanın tuzakları ve yolun zorluklarına karşı sürekli istiğfar edeceğiz. Allah ile olan ahdimizi tazeleyeceğiz. Başardığımız işler için Allah’a şükretmesini bileceğiz. Her başarının onun bir nimeti olduğunu bilirsek, şükretmenin de tabii bir görev olduğunu bilmiş oluruz. Şükretmenin birinci şartı da eldeki nimetin sahibinin Allah olduğunu bilmek ve itiraf etmek olacaktır. Allah için yaptığımız işte bir görevden diğerine geçmek vardır ama emekli olmak yoktur diye bileceğiz.

Hocam biz bir grup arkadaş dini konularda faydalı işler yapmak istiyoruz. Allah
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıymetli kardeşim, öncelikle daha kendilerini bile tanımakta aciz ve yetersiz insanların senin hakkında gelişigüzel söyledikleri sözlere inanıp neden bütün hayatını silebilecek kadar büyük bir düşünceye gidiyorsun. Bu kadar ehil olmayan insanların, öylesine konuşmuş olmak için konuşup söyledikleri sözlerin senin hayatında bu kadar önemli bir yer alabilmelerine asla izin verme. Öncelikle bu işlerde uzman olan biriyle özgeçmişinle beraber bir istişare yap. Neleri eksik yaptığını öğren, nerelerde yetersiz olduğunu öğren, neyin yanlış olduğunu öğren. Bunları hallettikten sonra yapman gerekenleri en güzel şekilde yapıp gerisini tamamen Allah'a bırak. Allah'a tevekkül et. O senin için hayırlı olanı sana nasip edecektir. Ne bilirsin belki de istemekte acele ettiğin şey senin için hayır değil de şerdir ve bu yüzden Allah azze ve celle seni bu işten uzak tutuyordur. Zamanı gelince belki sana da içini ferahlatacak kapılar açacaktır. Bunların bir imtihan olup senin bu imtihanlardan güzelce geçmen gerektiğini unutma. Ve kendine, etiketleyici ve umut kırıcı değil de umut verici, yol gösterici saliha arkadaşlar edinmeye önem ver. Dualarını da Allah'tan yardım istemeye, hidayet istemeye, rahmet istemeye göre yap. Allah yardımcın olsun. Allah'a emanet ol.

Hocam ben yirmi beş yaşındayım. Yaptığım iş başvuruları hep olumsuz sonuçlanıyor
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bir kere şunu bilin: Allah Teâlâ sizi, ateşin kenarından çekmiş almış. Buna şükredin. Bir daha da o ateşin yanına yaklaşmayın. Haram bir sebeple bağlantı kurduğunuz kişiden tamamen kopun. Selamı da kesin. Şeytan bir selamdan bin fitne üretebilir. Dikkatli olun. Kalbinize huzur veren o mekânı da iyi değerlendirin.

Selamünaleyküm hocam, ben 5/6 ay önce Allah’ın izniyle namaza başladım şükürler

barıştırmak konusundaki diğer fetvalar

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.