İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, derslerinizden çok istifade ediyoruz. Allah sizden razı olsun. Şunu merak ettim ve sitenizde bulamadım. Biz arkadaşlar olarak bir araya geldiğimizde sebebi ne olursa olsun bir arada iken nelere dikkat etmeliyiz? Bir oturup muhabbet etme ortamı adabı olarak bize neler tavsiye edebilirsiniz?

Cevap

İnsanız, yaşıyoruz. Yaşamamız için gereken şeylerden biri de başkaları ile zaman paylaştığımız anlarımızın olmasıdır. Bu da yemek gibi uyumak gibi bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyacımızı giderirken kesinlikle dinimizi bir kenara bırakamayız; dinimizi öne çıkardığımız bir oturum ortamı için de şunlara dikkat edilmelidir deriz: Yabancılar şeklinde veya akrabalar şeklinde bir araya geldiğimizde mahremiyete dikkat edeceğiz. Kadınlar ayrı erkekler ayrı oturacak. Birinci dereceden akrabalar hariç bu kuralı uygulayacağız. Uygun yerde oturacağız. Bizi haramla yüz yüze getirecek bir mekânda oturmayacağız. Selamla girilen selamla çıkılan bir mekân oluşturacağız. Oturduğumuz yerde kibre sebep olacak farklılıkları olan biri olmayacak yani herkesin mü'min şahsiyet olarak denk tutulduğu bir yer olacak. Belki âlim birinin ilmi gereği farklı olması buna istisna getirilebilir. Kıyamet günü onunla beraber olmaktan çekinmeyeceğimiz kimselerle oturacağız. Allah’ın adının anılmadığı bir yer bizim oturduğumuz yer olmayacak. Oturduğumuz yerde kulağımız ve gözümüz kontrol altında olacak. Dilimizi kontrol edemeyeceğimiz yerde oturmayacağız. Kimsenin özelini gıybet etmeyeceğiz. Dil ve nezaketimizden taviz vermeyeceğiz. Dinlemesini bilerek oturacağız. Cep telefonu gibi özel eşyamızla meşgul olmanın ayıp olacağını bileceğiz. Mütebessim, saygılı, seviyeli olacağız. Oturumumuz vakit israfına neden olmayacak. Abartılı ve incitici şaka yapılmayacak. Bulunduğumuz ortamın konusu bizde emanet olarak kalacak ve onu asla yaymayacağız. Oturum dağılırken oturumlara ait duayı okuyacağız: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kelimenin tam anlamı ile bir fitne zamanında yaşıyoruz. Kadın için de erkek için de zaman fitne zamanıdır. İmanımızı ve iffetimizi korumak asıl cihadımız olmuştur. Ne yazık ki asıl vazifemizi unutmuş gibi bir hayat yaşamaktayız. Bu nedenle İstanbul veya başka bir şehirde ya da köyde yaşayan mü'min insan bu hassasiyeti koruyarak yaşamak zorunda olduğunu bilecektir. Bunun için: Gereksiz yere gezmeyi, çarşı pazarda dolaşmayı risk almak olarak göreceğiz ama Allah’ın nimetlerinden kendimizi mahrum etmemizin de gereği yoktur. Kıyafetimizi ve diğer bize görev olarak düşen tedbirleri alacağız. Mesela kadın, sadece tesettürlü olmayı yeterli bulmayacak, aynı zamanda ilgi çekici olmamayı da önemseyecek. Her türlü tedbiri aldıktan sonra dışarı çıkacağız. Kendimize göre alacağımız tedbirler muhakkak vardır: Sokakta sakız çiğnemeyebiliriz. Dış alanda dondurma yalama rehaveti göstermeyebiliriz. Fotoğraf çekme bahanesi ile gevşemeyebiliriz. Kahkaha ile gülmekten vazgeçebiliriz. Arkadaşlarımızla el şakası yapmayabiliriz. Bindiğimiz vasıtalara dikkat edebiliriz… Yaşadığımız ülkede yasal haklarımızı ve yasal zorunlulukları iyi bilecek ve basiretli mü'min olacağız. Eti yenmeyen kuşlardan olmamız gerekiyor. Tek kalmamaya, bir mü'min arkadaş çevresi ile bulunmaya dikkat edeceğiz. Tek kalmanın şeytana yem olmaya daha yakın durduğunu bileceğiz. İbadetlerimizi ihmal etmeyeceğiz. Planlamalarımız mesela namaza göre olacak. Günlük Kur'an tilaveti ve zikir gibi takviyeleri alacağız. Bu bizim, bir nevi antibiyotik kullanmamız gibidir. Her şeye rağmen Rabbimizin açtığı tevbe ve istiğfar kapısından geri kalmayacağız.

Hocam bir kadının tüm gözlerden korunması takvadır ama öyle bir dönemdeyiz ki ye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ hepimizi şeriatı üzere kalabilen kullarından kılsın. Âmîn. Özellikle kadınlar arasında “Mü'min Ahlakı” çizgisi üzerinde kalınarak sürdürülebilen muhabbet ortamlarını gayet değerli ve önemli buluyoruz. Zira insanın arkadaş ve sohbet ihtiyacı fıtrîdir. Tabii ve helal yollarla giderilemeyen bu ihtiyaç günümüzde olduğu gibi insandan olmayan metal parçaları ile ve yapay arkadaşlarla giderilmek durumu ile karşılaşılmaktadır. İnsandan daha değerli ve samimi telefonların ve teknik cihazların bulunduğu zannedilmesi böyle bir sıkıntıyı göstermektedir. Belli kurallara dikkat edilerek sürdürülebilecek muhabbet ortamları sadece çocukların ihtiyaçlarını karşılama veya vakit geçirme ile de sınırlı kalmayacaktır. Belki iddialı bir söz gelecektir size ama iyi biliniz ki sürdürülebilmesi durumunda sağlığımıza ve aile içi muhabbetimize bile olumlu etkisi muhakkak vardır. Ana hatları ile böyle bir beraberlik için şu kurallara dikkat edilmesini tavsiye ederiz: Mü'minin hayatında boş ve karşılıksız bir iş yoktur, olamaz da. Her yaptığı işin muhakkak Allah katında bir karşılığı vardır. O iş sonunda sevap ve azap olarak onu bulacaktır. Böyle iman ediyoruz. Yaptığımız spora veya aile için neşelenmelere varıncaya kadar her işimiz bu kurala dâhildir. Bu nedenle kadın kardeşlerimiz aralarında oluşturacakları muhabbet ortamlarını kesinlikle Allah İÇİN YAPTIKLARI İŞ olarak göreceklerdir. Evet, söz konusu oturumumuz bir Kur'an tilaveti değildir ama mü'min olma ilkelerimizle çevrelenmiş bir iştir biiznillah. Böyle göreceksiniz ki neticesinde sevap kazanın. Ana prensibimiz şudur: Mü'min mü'min ile oturur kalkar. Mü'min olmayanla ise sınırları daraltılmış ve etkilenme riskine karşı tedbir alınmış bir ortamda oturulmalıdır. Mü'min olmayanla oturulmaz demeyiz ama mü'min ile oturulur gibi oturulmaz da deriz. Mü'min olduğu hâlde imanını ötelemiş yani haram işlemekten çekinmeyen insanlarla da oturuşumuz bu çizgi içinde olmalıdır. ZARURİ VE SINIRLI BİR OTURUM! Hiçbir beraberliğimiz: 1- Haram işlenebilen bir oturum olamaz. 2- Annelik ve eşlik görevimizi ihmal etmeye yönelik bir oturum olamaz. 3- İbadetleri ihmal etme nedeni olan bir oturum bizim oturumumuz değildir. 4- Kul hakkına girmemize neden olabilecek bir oturum yapamayız. 5- Asla zaman israfı yapamayız. Evli kadınların eşlerinin üzerlerindeki haklarını yok sayarak bir iş yapmaları dinimizin uyardığı hatalardan biridir. Evinde veya evinin dışında böyle bir toplantıya eşinin olurunu almadan mü'min bir kadın katılmamalıdır. Böyle bir toplantı sebebiyle eşi ile huzuru dağılan bir kadın vebal altında kalır. Kadın ve erkek toplantılarının en riskli noktası hele bu zamanda gıybettir. Gıybete asla aralık bırakmadığınız bir toplantıyı sürdürün. Bir iki kere gıybet, dedikodu, iftira ve özel hayata dalma gibi arıza hissederseniz uyarın, uyarınız işe yaramazsa katılmayın. Aileye özel ve kadına mahrem konular o toplantının hiçbir şekilde konusu olmamalıdır. Yatak odası konusu olabilecek bir konu açıldığında anında susturmalısınız, susturamazsanız toplantıyı terk etmelisiniz. Tarikat, siyaset, özel faaliyet kimsenin kimseyi yönlendirmediği başlıklar olmalıdır. Yönlendirme olursa terk etmelisiniz. Kadınların birbirlerinden etkilenmede hassas oldukları unutulmamalıdır. Birbirini kışkırtma gibi bir durum uyarı konusu olmalıdır. Çocuk eğitimi, aile düzeni gibi konularda kültür aktarımı faydalı bir iş olarak görülmelidir. Mümkünse her toplantı birkaç âyet okunarak başlamalı ve bir hadis şerhi ile beraber kısaca okunmalıdır ki bereket olsun. Vakit hassasiyeti önemlidir. Şu kadar saat için toplanıyoruz diye bilinmeli ve o saat limiti aşılmamalıdır. Toplantı bittiğinde şu dua okunmalıdır: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ ، أَشْهَدُ أَنْ لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Hocam bir arkadaş grubumuz var. Hepimiz evli ve çocukluyuz. Hem çocuklar sıkılma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yavrum, din de garip oldu dinine sahip çıkmak isteyen samimi mümin de. Sen değil sadece, bir koca dünya bu hale geldi. Ama ben biliyorum ve inanıyorum ki, gökler başımızın üstünde duruyorsa senin ve senin gibilerin bu filizlenmeye başlayan imanı sayesindedir. Seni tebrik ediyorum, bağrıma basıyorum. Allah sana umduklarından daha güzelini versin. Seni Ashab-ı Kiramla beraber cennetlerde buluştursun güzel gencim benim. Bu güzel imanınla yaşarken bana da dua etmeni isterim senden. Sabret ve kazan. Öncekiler de sabrederek kazandılar. Yılmadılar, yorulduk demediler. Kulluktur bu. Kulluk da olduğu gibi imtihandır. Şöyle bir plan yap: Bir kere ne olursa olsun annen ve babana karşı edebini asla bozmayacaksın. Dünya yıkılsa yeniden kurulsa sen onların çocuğusun, onlara karşı saygılı olman, önlerinde el pençe durman senin imanının gereğidir. Şeytan yer yer zihnini karıştırıp güya iman adına sana onlara karşı edepsizlik telkin edebilir, defet onu gitsin. Ne olursa olsun, yer neresi olursa olsun, onlar sana ne yaparsa yapsınlar birinci kuralın bu olacak. Zor ama mümin için gerekli bir noktadır bu. İkinci işin şu olsun: Dayınlar, halanlar ve benzeri yakınlarla o tür haramların ezilmek istendiği ortamlarda asgari yani olabilecek en az düzeyde de olsa bağlantıyı sürdür. Kopman doğru değildir. Kimse sana iki saat otur o mecliste demez zaten. Hoş geldiniz de ve su getirmeye git, çay getirmeye git ve odana çekil. Bunu da becereceksin. Bunu böyle yapmazsan adını bin bir yalanla birleştirir seni hırpalayabilirler. Üçüncü işin şu olsun: Allah'ın kesin haramlarından birini asla yapma. Haram tokalaşma yapma. Yalan konuşma, yalana şahitlik etme, yalan dinleme mesela. Bu konuda seni dövseler de se böyle ol, bağırsalar da böyle ol. Dördüncü işin: Evde kendine okuma, el işi veya benzeri bir üretim alanı çıkar. Odana çekildiğinde o işi yaptığını, o nedenle ortamı terk ettiğini bilsinler. Beşinci ve en kritik işin: Bu durumu kimse ile tartışma. Sorduklarında “eh, üh” de ama tartışma. Birilerini ikna etmeye çalıştığını zannedersin ama yıpranır ve eskirsin. Şeytan her tartışmadan sonra seni biraz daha eskitir. Seni uyarayım: Tartışmamak çok zordur, “öfke baldan tatlı imiş” derler ya, öyle bir şeydir bu. Ama sen, mümin gencim benim, sen imanın fidanısın biiznillah. Senin önünde zor olmaz. Bütün bu yaptıklarının karşılığını Rabbin verecektir. Beklediğinden daha fazlası ile verecektir. Aç göğsünü Rabbine, bak sana ne huzurlu anlar yaşatacak, bak ve gör güzel gencim. Seni Allah Teâlâ'ya emanet ederim.

Hocam bizim akrabalarda herkes birbiriyle tokalaşır ve kucaklaşır. Konuşulan kon
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Müslüman bir erkek ya da hanım bulunduğu her yerde dinine göre yaşaması gerektiğini bilir. Arkadaşlık ya da dostluk ortamları da buna dâhildir. Beraberinde samimiyet ve rahatlık getiren yatılı olma durumunda ise buna daha çok dikkat edilmelidir. Çünkü insan, resmiyet kalktıkça gevşeyen ve ayarları kaçan bir varlıktır. Bu sebeple yatılı ortamlarda Müslümanca yaşamak için belli başlı hatırlatmalar yapmamızda fayda olacaktır: Herkes misafir olduğu bir yerde bulunduğu bilinci ile hareket etmelidir. Her an o mekândan ayrılacakmış gibi hazır, hep orada kalacakmış gibi olgun olmalıdır. Bu ikisi arasında dengede kalmalıdır. İkinci bir insanın olduğu her yerde kul hakkı söz konusu olacağı için ibadetten önce ahlak prensibi gözetilmelidir. Namaz kılarken ya da Kur’an tilavet ederken bile başkasının hukuku düşünülmelidir. İnsana saygı göstermek, kimseyi rahatsız etmemek kendi menfaatimizden önce gelmelidir. Mahremiyet konusu yatılı ortamların en hassas noktalarındandır. İnsanların özeline vakıf olmamaya gayret etmek, kazara gizli anlara tanık olunduğunda bunu saklamak hatta unutmak, Müslümanlığın gereğidir. Beden teşhiri ve avretin açılması gibi mevzularda gereken ihtimam gösterilmelidir. Ne kadar yakın ve samimi olunsa da şeytanın buradan beslendiği unutulmamalıdır. Abartılı sevgi ya da sınırsız nefret aşırılıktır. Kimse ile ebedi dost ya da düşman olunmamalıdır. Bir gün işin terse döneceği ihtimali hep akılda tutulmalıdır. Arkadaşlar arasında elbette farklı seviyelerde muhabbet oluşur. Herkes aynı olamaz şüphesiz. Fakat beraber yaşanan mekânlarda çevremizdeki her bir kardeşimizle iyi geçinmeye çalışılmalıdır. En azından kötü olmamaya gayret edilmelidir. Zira imanımız, geçinir ve geçinilir olmayı karakter haline getirmeyi öğretir. Bulunulan ortamda kurum yetkilisi isimler varsa onlara karşı tutumlarımız da yine mümin şahsiyetimizi gösterir. Üst pozisyondaki kişilere gerekli saygıyı göstermek ve kurallara uymak da yine kimliğimizle ilgilidir. Bir yerde yatılı olarak kaldığımız müddetçe arkadaşlarımıza örnek bir kişilik olarak kendimizi gösterme mecburiyetimiz de vardır. Çünkü İslam’ın mensubu olarak önce bizde İslam görülmelidir. Zamanla benimsenmiş halimizle o ortamda yapılan hatalara karşı söz söyleme ve yanlışı düzeltme gücümüzün de oluşacağını bilmek gerekir. Sonuç olarak kardeşlerimizi güzel bir dille uyarma ve onlara doğruyu öğretme vazifemiz olduğu da ortaya çıkacaktır. Tabi ki bunu bir öğretmen sıfatıyla değil, aynı seviyedeki kardeş pozisyonu ile yapmak gerekecektir. Bir süre sonra ayrıldığımız yatılı ortamlarda, adımızın kalacağı, kendimizden güzel hatıralarla bahsedileceği kaliteli bir mümin olarak anılmak hedefimiz olmalıdır. Rabbimizden tüm kardeşlerimiz için, mahşer günü sadece takvalı insanların dostluğunun işe yarayacağı şuuruyla arkadaşlık kurabilmeyi niyaz ederiz. Allah’a emanet olun.

Hocam bir vesile ile bazı zamanlarda yatılı yapılan kamplara, programlara katılı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Önce sizi tebrik ederim. Allah'ın razı olacağı bir karar vermişsiniz. Bu karardan bir daha dönmemek için sebat ve sabır üzere olmanız gerekir. Pardösü veya başka bir şey; ne olduğu önemli değildir. Yeter ki şu hususlara dikkat edilsin: a- Sizin bedeninize ait ayrıntılar dikkatle bakan biri tarafından anlaşılmasın. b- Üzerinizdeki kıyafetinizin kendisi bir sanat eseri gibi dikkat çekip üzerinize gözleri toplamasın. c- Giydiğinizi Allah rızası için niyet ederek giyin. d- Giyiminizi karşınızdakilere göre üç standarda oturtun: Birinci standart: Eşinizi ölçü alın. Bu ölçüde hiçbir sınır yoktur. O nasıl istiyorsa, nasıl sizi güzel görüyorsa öyle giyinin veya giyinmeyin. Tabii ki sadece onun bulunduğu ortamlar içindir bu. İkinci standart: Baba/anne, çocuklar, torunlar, kardeşler, kayınpeder, dayılar, amcalar, yeğenler gibi birinci dereceden sayılacak yakınlarınıza göre bir ölçü kurun. Bu ölçü, bol bir giyim ve sizin kadınlığınıza karşı göz kışkırtmayacak kadar bir giyim olsun. Ama dikkat edin, bu sınıf içinde enişteler, kayınlar, arkadaşlar, akrabalar yoktur. Üçüncü standart: Bu iki gruba girmeyen bütün erkek ve kadınlara göre bir ölçü kurun. Bu ölçü de sizin tek bir kılınızın, bedeninizin herhangi bir yerinin şeklinin belli olmaması, kıyafetinizin kendisi göz zevki tatmin etmeye uygun olmaması şeklinde ortaya çıkmalıdır. İyi biliniz ki, örtünmekle sadece dini bir emri yerine getirmiş olmuyorsunuz. En büyük cihat seviyesinde bir iş yapıyorsunuz ve gerçek bir kadın olma yolunda ilerliyorsunuz. Bunun muhakkak zorlukları olacaktır. Onları göğüslemeye hazır olun. Elbette cennetin bir bedeli olacaktır. Sizi tekrar tebrik ederim.

Ben örtünmeye karar verdim hocam ama nasıl örtüneceğim konusunda kararsızım; des
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tebrik ederiz, Rabbim hayırlı bereketli bir yuva eylesin kuracağınız yuvayı. Nişanlı, sözlü ya da nikâh dışında hangi isim olursa olsun muhatabınız size yabancıdır. Arada bir muhabbetin olması doğal olsa da bir yabancı olduğunu unutmadan diyalog kurulmalıdır. Elbette konuşacağınız konular sizi biraz daha birbirinize yaklaştıracaktır ama siz bu konu yakınlığını suistimal etmeyen seviyenizi korumalısınız. - Telefon konuşmalarınızda bu seviyeye dikkat etmelisiniz. - Yüz yüze konuşurken yanınızda birinin bulunmasını, kapının açık olmasına, evde başkalarının da bulunmasına dikkat etmelisiniz. Dışarıda görüştüğünüzde de benzer şartları sağlamalısınız. - Resim gönderme meselesi dışarıda olduğunuz gibiyse başlangıçta bir sıkıntı olmayabilir. Ama resim tek defalık değil, dışarıda karşılaşsanız birbirinize bu kadar yakın bakma ihtimaliniz olmayacak gibi huşuları değerlendirmelisiniz. Üstelik foto atmalar sıklaştığında şeytanın sizi nasıl kandıracağını da bilemezsiniz. Şeytana hiç kapı açmamanız daha iyi olacaktır. - Fıkhî şartları sağladıktan sonra görüşmelere devam edebilirsiniz. Unutmayın birbirinizi tanıma sürecindesiniz. Tanıma süreciniz hala devam etmektedir.

Hocam ben yirmi bir yaşındayım ve sözlüyüm. Sözlümle sadece telefonda (görüntülü

akraba konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İman ve küfür, insanın ilk günlerinden beri azalıp çoğalmaktadır. Kimi zaman iman kimi zaman da küfür yükselir ama hiçbiri tamamen bitmez. Bu dünyanın düzeni böyledir. İnsanların dinin bütününe ve dinin kimi emirlerine soğuk bakmaları yeni bir durum değildir. Bu zamanda dikkatimizi çekmesi iletişim imkânlarının çok yüksek oranda yayılması sonucu her şeyin birdenbire büyüyor gibi bir algı oluşmasından dolayıdır. İnsanların Allah’a imana, dinin hükümlerine bağlılığa yanaşmamalarının sebebi kişiden kişiye değişken olabilir ama bir genelleme yaparak bu sebepleri şöyle sıralayabiliriz: İnsanların yaşadıkları toplumların etkisinde kalmaları, toplumların dış etkileri içine sızdırıp hayat tarzı haline getirmeleri, hak ile batılın karışması gibi toplumsal sorunların etkisi ile Kişilerin şehvetlerinin etkisinden sıyrılamamaları, Doğruyu bildiği halde iman ve ibadeti ötelemeleri, Allah’ın kaderine sığınma basitliği, Günahlarda ısrarcı olma, tevbeye yanaşmama, Dini ve hakikati yüzeysel anlamada inatçılık, Zenginlik ve varlık, fırsat şımarıklığı...

Hocam, akrabalarım ve çevremde insanların bile bile dinden uzak durduklarını gör
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kişinin hala ve teyzesi çocuklarının da hala ve teyzesidir. Dolayısıyla siz babanızın veya annenizin teyzesi ve halasını kendi teyzeniz ve halanız gibi görmelisiniz. Teyze ve hala önünde nasıl davranıyorsanız onların önünde de öyle davranabilirsiniz. Abartmamak ve özel fitne riskine dikkat etmek şartı ile ölçünüz bu olsun.

Hocam annemin teyzesine karşı haremlik selamlık uygulamam gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur’an’ımız, Nûr suresinin elli sekizinci ayetinde ergenlik çağına gelmemiş çocuklar için bile anne babalarının özel hallerine vakıf olmamaları için yatak odalarına girmeden izin almalarını emretmektedir. Bu emir, çocuklarının anne babalarınadır. Yoksa çocuğa emredilmiş değildir. Ayet, çocukların sözden anlayacağı ortalama 2-10 yaş arasına işaret etmektedir. İki yaşından itibaren mümin anne babalar evlatlarına bu mahremiyet şuurunu vermeye başlamalıdır. Bunu doğumla birlikte başlatacağımız bir süreç içinde değerlendirecek olursak şunları pratik tavsiyeler olarak sunabiliriz: 1. Yatak odalarının özel oda olduğu ve izin alınmadan girilmemesi gerektiği küçük yaşlardan itibaren ara ara hatırlatılmalıdır. 2. Anne babalar, sürekli izlendikleri bilinciyle çocuklarının yanında elbiselerine ve davranışlarına dikkat etmeli, mahremiyetini korumalıdır. 3. Çocukların bezlenmesi ve üstlerinin değiştirilmesi başkalarının olmadığı özel bir yerde olmalıdır. Hatta mümkünse bunları anne dışında kimse yapmamalıdır. 4. Çocuklarımız dudaklarından öpülmemelidir. Özel bölgeleri sevilmemelidir. 5. 3-4 yaşlarıyla birlikte çocuklarımız iç çamaşırıyla yıkanmalıdır. 6. Başkalarının olduğu yerde kıyafet değiştirmemeleri, yalnız başlarına çamaşır değiştirirken acele etmeleri öğretilmelidir. 7. Çocuklar, yaşları ilerledikçe birinci derece akrabaları dışındaki insanlara yakınlaşma hususunda uyarılmalıdır. Rabbimizden evlatlarımızı salih ve salihalardan kılmasını niyaz ederiz. Hepimizi, rızası doğrultusunda anne baba olmaya muvaffak kılsın.

Hocam bir anne olarak çocuğuma mahremiyeti nasıl öğretmeliyim, nelere dikkat etm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kesinlikle gitmelisin. Vakur, seviyeli ve nezaketli bir yeğen olarak gitmelisin. Elini öptürür öptürmez onun sorunudur. Halalarını da bu işte yokmuş gibi say. Onlara karşı da nazik ol ama bu konudaki tavırlarını kendin için etkili görme…

Hocam biz küçük yaştayken annemiz ve babamız vefat etmiş. Babamın bir tane erkek
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimiz özellikle kayınlara karşı daha dikkatli olunmasını emretmektedir. İnsan, ilke olarak yabancı birine karşı dikkatli olur ama kayın, enişte gibi aslında yabancı olanlara karşı kendini rahat hisseder. Bu rahatlık da şeytanın işine gelir. Bugün insanlar, dinimizin bu inceliğini bir aşırılık gibi görüyorlar ama hiç kimse karakollar, mahkemeler ve mezarlıklara sıçrayan bu kıvılcım nitelikli ateşin yaktığı imanları, aileleri konuşmuyor ya da konuşamıyor. Peygamber aleyhisselam efendimizin uyarısı gayet açıktır. Yabancı erkeklere dikkat edilmesi gerektiğini ikaz ettiği bir konuşmasından sonra: “Peki kayınlar” hakkında ne buyurursunuz? diye sorulunca: “O ölümdür!” şeklinde cevap vermiştir. Evet, kayınlara karşı bu uyarıyı yapan dinimiz bize onlara düşmanca davranmayı da emretmiş değildir. Bunun ortası bulunabilir. Mesela evde veya başka bir ortamda tek başına bulunulmaz. Buna HALVET HALİ diyoruz. Hanımlar kıyafetlerini ev kıyafetinin üstüne çıkarırlar. Konuşmalarda sınırsız gibi davranılmaz. Hoş geldinizden sonra erkekler bir odada kadınlar öbür odada kalabilirler. Dinimize ve iffetimize zarar vermeden bir çözüm bulunması mümkündür. Şöyle bir not düşmekte de yarar vardır: Akrabalar bu tür uygulamaları bir küsme nedeni, kendilerine vahşi insan muamelesi yapıldığı refleksini gösterme gerekçesi yapabilirler. Onlara cevabımız şudur: Akrabamız değerlidir ama dinimiz daha değerlidir. Bununla tavır koyacak ve küsecek bir akrabayı görünce sevgili Peygamberimize sığınır, onu ne kadar da güzel buyurmuş diye başımıza taç ederiz. Bunu saygısızlık veya saygı konusu olarak değil din veya değil konusu olarak görmek isteriz. Dinimizin bir emri uğruna dünyada tek başımıza kalmaya razı olmadıkça da mümin olmanın tadını yaşayamayız. Bunu bilmek gerekiyor.

Hocam benim eşim benim abilerimle bir arada oturup sohbet edebilir mi? Bir de kı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu nedenle büyük bir günah işlenmiş olacağını söyleyemeyiz ama iki şeye itirazımız vardır: Biri, bir yakınımıza alakamız için onun doğum gününü mü bekleyeceğiz? İkincisi de, insanoğlunun doğum günü aynı zamanda ölüme yaklaştığı bir yıl anlamına gelmektedir. Bir yakınımızın ölüme yaklaşmasını kutlamayı neden idrak edemiyoruz?

Hocam bir akrabanın doğum günü vesilesiyle evinde toplanıp akrabalar olarak sohb

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.