Fetva Meclisi
Soru
Ben ve iki oğlum [Muhammed Sinan (4 yaşında), Yusuf Hüseyin (2 yaşında)] eşimle birlikte yurt dışında, Londra'da yaşıyoruz. Çocuklarımızı Türkiye’de büyütme konusunda önceleri eşimle birlikte fikir birliğine varmıştık. Ama bu gündeme gelince eşim oldukça isteksiz olmaya başladı. Türkiye’deki ekonomik durumu bahane ediyor. Ben 'rızık Allah’tandır' diyorum ama o pek taraftar değil taşınmaya. Artık bu yıl bizim taşınmamıza izin verdi, kendi de bir yıl sonra Türkiye’ye gelecek. Ama sürekli 'ben orada yapamazsam başka bir ülkeye geçerim' diyor. Çocukların Türkiye’de büyümesi daha mı iyi dinimiz açısından? Ailem güneyde, Fethiye’de yaşıyor, bana da orada bir ev ayarlıyorlar. Dolayısıyla şu anda oraya taşınmayı düşünüyoruz. Bana bu konuda ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Ne Türkiye çok iyi durumdadır denebilir ne de İngiltere'de iyi şey yapılamaz denebilir. İkisinin de artıları, eksileri vardır. Siz iki tarafı da bilen biri olarak karar vermeye çalışın. Allah yardımcınız olsun.
Rızkı veren Allah olduğu gibi, çocuğu da yaratan da Allah'tır. Yaratmayı dilerse yaratır ve onun da rızkını verir. Ona bakmayı da kolaylaştırır. Bu noktada siz ilim öncelikli mi çocuk öncelikli mi hareket edeceğinize karar vermelisiniz. İkisinden birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Bu tamamen sizin tercihinize bağlıdır. Öte yandan dilerseniz her durumda çocuk olmasını erteleyecek tedbirler almanızda da sakınca yoktur. Gerekirse üç beş sene sonra çocuk dilersiniz Allah'tan. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ sizi niyetinizle mükâfatlandırsın, işinizi kolay kılsın. Size özellikle şunu hatırlatmalıyım: Bu mübarek duygunuzu ve temenninizi ucuza kaybetmeye karşı dikkatli olun. Hicret edebileceğiniz yerin neresi olduğunu merak ediyorum; gideceğiniz yerler size bulunduğunuz yeri aratabilir. Evet, bir ezan bereketi için çok şey feda edilir ama sizin beklentiniz olan nesil yetiştirme konusunda önünüzün açık olduğunu söyleyemeyiz. İyi düşünün, geniş araştırın. Tam bir istişareden sonra karar verin. Allah için yapacağınız böyle bir hicrete anne ve babalarınızın mani olmasına gelince durum şöyledir: Kadın olarak sizin anne babanıza sormanız gerekmez, eşiniz ne derse ona uymak zorundasınız. Anne babanızın söz hakkı yoktur. Eşinizin ise imanı açısından tıkandığını anladığında yapacağı hicreti anne babasının sözünü dinlemesi gereken bir durum değildir. Anne babayı başka nedenlerle ihmal etmeden hicretini yapabilir. Allah yardımcınız olsun.
Bütün samimiyetimle seni ve eşini tebrik ederim. Diyebilirim ve umarım ki ailece cennetteki bir üzüm salkımına elinizi temas ettirdiniz de ha kopardı ha koparacak kadar güzel bir noktadasınız. Allah mübarek etsin. Tekrar ve tekrar tebrik ederim sizi. Kesinlikle güzel bir iş yapıyorsunuz ve güzel sürdürüyorsunuz. Doğrusu imrendim size, hem de çok imrendim. Tavsiyemi şöyle özetleyebilirim: -Bu süreçten niyetiniz kadar sevap kazanacaksınız. Niyetinizi, ihlasınızı yüksek tutun. Şeytanın sizi rahat bırakmayacağını tahmin edebilmelisiniz. - Size o kızlar tamamen yabancınızdır diye tespit yapanlar isabetli bir tespit yapmış. Esasen de tam olarak dinimizin hükmünü iletmişler size. Yalnız bir fark var. O fark da şudur: Siz o çocuklar için bir doktor hükmündesiniz. Doktorun hastası ile olan ilişkisindeki ayrıntıların sizin için de muteber olacağını zannederim. Doktora, karşı cinsi tedavi ederken tanınan ruhsatın bir benzeri size tanınabilir. Örtüsü başındayken elinizle teselli etmeniz örneği biraz riskli bir örnek. Bu da dâhil olmak üzere yüzde yüz garantide hissetmeden kendiniz çocuklarla ilgilenmeniz, onlara babalık yapabilmeniz bir yandan gerekli bir yandan da alternatifsiz gibi duruyor. Gevşememek, eşinizle mümkün olduğunca bir arada olmak gibi tedbirler alarak devam etmenizi tavsiye ederim. -Bu çalışmayı yürütürken psikolojik destek almanız çok önemli ve zorunludur, asla ihmal etmeyin. Aynı şekilde devletin yabancı çocuklarla ilgili kurallarıyla da sürtüşmeyin. -Sizin kız çocukları karşısındaki durumunuzun bir benzerinin eşiniz açısından erkek çocukları için geçerli olacağını unutmayın. -Bu yaptığınız bereketli işin sizi kendi çocuklarınıza karşı babalık/annelik eksikliğiyle itham edilecek duruma getirme riskine çok dikkat edin. -Önceki dönemlere ait taciz ve benzeri iddiaların ne kadar ve nasıl var olduğunu bilmiyoruz ama sık sık öyle bir gündem çocukların ilerlemesini engelleyebilir. Bu başlık psikolog kardeşlerimizi çok ilgilendiriyor ama bir yandan da hayatın ilerlemesi gerektiğini, “insan” kelimesinin unutmak anlamındaki “nisyan” sözcüğünden türediğini unutmamak gerekir. Geçmişteki sıkıntıları ebedîleştirmeme yönünde gayret etmeli, çocukları bu şekilde mümkün olduğu kadar yönlendirmeliyiz. -Bildiğin olumsuz örneklerden yola çıkarak bir hususu daha hatırlatmak isterim: Gönül ister ve akıl der ki bu çocuklarla bu kadar samimi ilgilenmenin doğal sonucu, onların bu hizmeti yapanlara karşı minnet duygusu içinde olması ve kendilerinden beklenene uygun bir yaşantı içinde olmalarıdır. Dilerim böyle gerçekleşir ama siz en kötü sonuca hazırlıklı olun ki manevî bir yıkım yaşamayasınız. Böyle olmaması için dua edin. -Bu çocuklar nedeniyle size yapılan maddî desteklerin her an sizin için bir şayia nedeni olabileceği ve ailenizin de masumların duygusallığını sömürme iftirasına uğrama tehlikesine karşı tedbirli olun. Buna çok dikkat edin. Birilerinin size desteğini mümkünse bir dernek üzerinden kayıtlı hâle getirin. Bu mümkün değilse şahısları verdiklerinin nasıl değerlendirildiğiyle yüzleştirin. Bugünün gülücükleri ve dualı tebessümleri sizi aldatmasın. -Çocukları en erken zamanda iş sahibi yapmaya çalışın. Onların iş sahibi olmaları iyi bir eğitim olur. Hafızlık ve benzeri eğitimlerini ise psikoloğun izni kadar yürütün. Önce insan kalitesi, sonra bilgi diye bir planınız olmalıdır. Allah yardımcınız olsun. Size imrendim. Özellikle de eşinizin bu yükün altına girmesi pek mübarek bir iş, ne mutlu. Sizin için dua ederim. Sizden de dua beklerim. Benim size desteğim olacağı minvalinde bir kanaatiniz olursa o desteği vermeye hazırım. Allah'a emanet olun.
Nikâh akdi esnasında eşiniz İstanbul’da kalmayı şart koştu ise sizin buna bağlı kalmanız akit gereği olur. Bunun haricinde eşinizin gittiğiniz yer yaşanılabilir, güvenli bir yer olması şartıyla her yere sizinle gelmesi esas olandır. Normalde bunu söyleriz. İstanbul’un eğitim ve din açısından daha iyi olacağı ise tartışılabilir. Eşiniz dış görünüşüyle ele aldığı için böyle düşünüyor. Yalnız size şunu belirtmeliyim: Şeytan için sizin bu fikir farklılığınız bulunmaz bir fırsat olabilir ve ailenizi temelinden sarsabilir aman dikkatli olun. Sakın kaş yaparken göz çıkarmayın. Manisa sizin için daha müstakil, daha helale yakın bir ortam sağlayacaksa orayı tercih edin. Bunu da eşinizi ikna ederek yapmaya çalışın. Zorlamayın, baskı kurmayın. Allah yardımcınız olsun.
Fetva veren yetkili kişilere durumunuzu doğru bir şekilde anlattıysanız, onlar da size bu fetvayı verdiyse müsterih olabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.