Fetva Meclisi
Soru
Hocam benim annemle babam ben üç yaşımdayken ayrılmışlar. Annem bazı yanlış işler yapmış ve babamı aldatmış. Bunu ilk öğrendiğimde inanmadım biraz araştırma yapıp sonunda doğru olduğunu anladım. İnancım gereği arayıp sormaya ve konuşmaya devam ediyorum fakat bu durumu kabullenemiyorum. Konuşmak istemiyorum yani irtibatımı koparmak istiyorum. Sizce ilişkimi kessem ve konuşmasam ahiretimi yakmış olur muyum?
Cevap
Benzer fetvalar
Boşanma her zaman en son düşünülmelidir. Bu meselede babanızla yüz yüze konuşabilecek bir aile büyüğü bulmalısınız. Evlatları olarak sizin çözüm getirmeniz çok zordur. Sadece kendinizi yıpratırsınız ve babanızı biraz daha itersiniz. İkinci kişi ile medeni bir şekilde konuşmanız da yarar getirebilir.
Selamünaleyküm. Bir kere böyle ağır bir meselede, yüzde yüz bilip bilmediğiniz önemlidir. Küçük bir ihtimal de olsa iftiradan kaçının, helak olursunuz. İkinci olarak da, böyle bir şey varsa da bunu mümkün olduğu kadar yaymamaya dikkat edin. Üçüncü olarak da önce yengenizle usulüne uygun olarak konuşun. Bir süre sonra o işe yaramazsa babanızla evlatça konuşun. Daha da ileri gitmemeniz doğru olur.Babanıza da dua edin.
Onu asla yok sayma! Senden yardım istediğinde yardım et. Aleyhinde konuşma. Periyodik zamanlarda ziyaret et, selam ver, gönlünü al. Daha ötesine de kendini zorlaman gerekmez.
Bir çocuğun anne babası arasındaki böyle bir konuyu mahkeme etmesi kabul edilemez bir iş olur. Sizin çocuklar olarak uzak durmanız gerekir. Annenizin şikâyeti varsa o çözüm arasın.
Siz kendinizi babanıza veya annenize göre organize etmeyin. Onlara karşı iyi bir evlat olmanın gerekenlerini yapın, gerisini de onların sorunu olarak onlara bırakın. Düzeltemeyeceğiniz bir hatayı kendinize dert etmeyin.
Selamünaleyküm. Anne babanızı çiğneyen bir işi sakın yapmayın.
aldatmak konusundaki diğer fetvalar
Büyük geçmiş olsun. Allah yardımcınız olsun. Kızınızın açmış olduğu işyeri ve daireler esasen kimin parası ile alındıysa ona aittir. Bunun tespit edilmesi gerekir. Tapuda kimin adının yazıldığı o kadar önemli değildir. Yalnız kanun önünde bunu ispat etmeniz zor. Parasını damadınızın ödediği fakat tapusu sizin üzerinize olan bir daireden bahsettiniz. Dairenin sahibi damadınızdır. Tapunun sizin üzerinizde olması sizin olduğu anlamına gelmez. Damadınızla konuşup bu konuda sulh/anlaşma yapabilirsiniz. Damadınız kızınızın üç ay, çocuklarının ise ergenliğe girinceye kadar tüm masraflarını karşılamak zorundadır. Yani sizin de hakkınız olduğu taraflarınız var. Eğer boşanmaya kesin karar vermişlerse para, daire ve dükkân konusunda anlaşma yolunu deneyin.
Hayır, kesinlikle söylemeyin. Hiçbir kimseye de bu konuyu açmayın. Tevbe edin. Tekrar evleninceye kadar da iffetinizi koruyun.
Evlenmek, şu andaki riskli durumdan kurtulmak anlamında seni ileriki dönem için rahatlatacak ise acilen evlen. Hayırlı çıkarsa ne güzel. Değilse makul bir gerekçe ile kurtulursun. Yalnız şunu unutma: TEVBE ET VE TEVBEN CİDDİ OLSUN!
Bu durum sizin evlenme vaktinizin geldiğini ve sizi zorladığını gösteriyor. Onu bunu izleme yerine ilk fırsatı değerlendirip evlenmen gerekir. Biiznillah evlenince de o sıkıntı gider. Evlenirken seninle cinsel olarak iyi ilgilenebilecek biri olmasını tercih etmeye çalış. Yine de sorun olursa psikoloğa görünürsün. Yalnız bu durumu uzun süreli devam ettiremeyebilirsin, hemen evlen. Evlenene kadar da gözünü haramdan koru, harama yol açan ortamlardan uzak dur.
Bu tür durumlar hem duygusal hem de dini açıdan çok ağır imtihanlardır. Allah size kolaylıklar nasip etsin ve en hayırlı çıkış yolunu göstersin. Dinimiz, bir Müslümanın başkasının günahını yaymaktan kaçınmasını tavsiye eder. Ancak, bu kural kişisel mağduriyetlerin giderilmesi söz konusu olduğunda farklı bir bağlama sahiptir. Hak ve hukukunuza kavuşmak için durumu yetkili makamlara (örneğin mahkemeye) açıklamanız günah sayılmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Mazlum, hakkını aramak için zalimden şikâyet edebilir.” (Buhârî, Mezâlim, 21). Mahkemede haklarınızı savunmak ve çocuklarınızın geleceği için gerekli delilleri sunmak bir zorunluluktur. Eşinizin sadakatsizliği, tehditleri ve sorumsuzlukları boşanma gerekçesi olarak açıklanabilir. Bu, bir günahı yaymak değil, hak arayışıdır. Sadece gereksiz detaylardan kaçınarak süreci en sade şekilde yönetmeye çalışabilirsiniz. Resmî mahkemede verilen boşanma kararı, dinen de geçerli kabul edilir. Çünkü devletin onayladığı bir nikâh, İslam’a uygun bir akittir ve bu akdin sona erdirilmesi de dinen bağlayıcıdır. Eşinizin “seni boşamam” demesi, sizin boşanma hakkınızı engellemez. Mahkemenin verdiği karar boşanmayı tamamlar ve İslam’a uygun şekilde sonuç doğurur. Küçük yaşlardaki çocukların (özellikle yedi yaşına kadar) velayeti genellikle anneye aittir. Çünkü bu yaşlarda çocuğun şefkate ve bakıma daha çok ihtiyacı vardır. Baba, çocukların maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur. Ancak anne, çocuğa fiziksel ve duygusal bakım sağladığı sürece, çocuk annenin yanında kalır. Bu süreçte duygusal olarak yıpranmamak için kendinizi güçlü tutmaya çalışın. Manevi olarak destek almak için dua ve ibadetlerinize yönelin. Şu dua, zor durumlarda huzur bulmanıza yardımcı olabilir: “Hasbünallahu ve ni’me’l-vekil.” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.)
Evli bir erkek, eşinden haberli veya habersiz nikâh düşen bir kadınla: Sürekli sohbet edemez. Dertleşemez. İyi niyetli olsa bile bu durum caiz değildir. Dolayısıyla, Eğer bu tür bir iletişim sürdürülüyorsa, hemen sonlandırılmalı ve evlilik ilişkisinin zarar görmesi engellenmelidir. Eşinizle aranızdaki bağı güçlendirmeye odaklanın ve dertleşme gibi ihtiyaçlarınızı eşinizle paylaşmayı tercih edin. İslam ahlakına uygun sınırlar içinde hareket ederek, fitneye yol açabilecek tüm durumlardan uzak durmaya gayret edin.