Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben yıllardır imam olarak görev yapıyorum. Bacanağım, cihatçı/selefi görüşleri savunuyor ve oy kullanmanın şirk ve tağut olduğunu iddia ediyor. Kendisinin bu fırkacı itikadı maalesef aramızdaki akrabalık hukukuna zarar veriyor. Kendisi ve ait olduğu grubun mensupları sürekli cihattan bahsediyor, gençlere cihat edebiyatı yapıyor ve beşeri sistemleri bahane ederek gençleri devlet otoritesine düşman yapıyorlar. Bu durum gerçekten kanıma dokunuyor. Dolayısıyla kendisiyle aynı ortamda bulunmaktan psikolojik olarak rahatsızlık duyuyorum. Kendisini defaatle uyarmama rağmen mezhep taassubuyla hareket ettiğinden fayda vermiyor. Ben de kendisiyle büyük ölçüde ilişkimi kopardım çünkü onunla aynı ortamda bulunmak bana psikolojik eziyet veriyor. Eşim ve çocuklarımın, birinci dereceden akrabalık bağı olduğu için, eşimin ablası ve çocukların teyzesiyle diledikleri zaman görüşmelerine müsaade ediyorum. Saygıdeğer hocam, benim kendisine karşı böyle bir davranış sergilememin dinimizde vebali var mıdır? Ayrıca, Kur'an'da ifade edildiği üzere "Akrabalık bağlarını koparanlar ahirette cehennem azabına uğrayacaktır." uyarısı özelinde meseleyi değerlendirecek olursak, bacanaklar dinimize göre gerçekten birinci dereceden akraba mıdır? Allah razı olsun.
Cevap
Benzer fetvalar
Sılayırahim, dini değerlerimizdendir. Namaz gibi o da Allah'ın emirlerindendir. Şu kadar ki, şahsiyetimizi eritecek, bizi zorluklara itecek bir ilişki de mecburi değildir. Akrabalığımızın kıymetini bilmeyen, bizi kulluğumuzda sıkıntılı duruma düşüren şahsiyetlere karşı ise seviyeli bir tavır göstermemizde sakınca yoktur. Zira sılayırahim, zoraki sevmek, haftada bir ziyarete gitmek değildir. Sılayırahim, bağın kopmaması için asgari gerekleri yapmaktır. Selamı kesmeyin. Hastalıkla ve cenaze ile ilgilenin. Menfi konuşmalar yapmayın. Gıybet etmeyin, ettirmeyin. Gerginliği zamana yayarak azaltın... Bunlar yeter. Bunlardan sonra da belli bir seviyede mesafeli davranmanız hakkınızdır. Durumun düzeldiğini hissettiğinizde siz de mesafeyi yeniden ayarlarsınız.
Selamünaleyküm. Bu hususta toplumumuzun bütününde bir sıkıntı vardır. Belki de en ağır tavizlerimizden biridir bu husus. Mümkün olduğunca kendimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Bu birinci ilkemiz olsun. İkincisi de, insanların ne dediğine dikkat edersek nefes bile aldırmazlar bize. Üçüncü ilkemiz de, konuyu farzlar, sünnetler diye ayırabiliriz. Farzları hiç taviz verilemezler olarak görürüz, diğerlerinde ise pozisyon kollarız. Sabırlı olun, adım adım yol almaya çalışın. Kendinizi kollarken ise bir bütün olmaya çalışın.
Selamünaleyküm. Allah'ın bir emrini yerine getirmemiz sizi bir başka harama sevk ediyorsa o emri yerine getirmeyebilirsiniz. Akrabalarınıza karşı kusurlu olmayın. Onların aleni zulmüne de razı olma. İki çizgi arasında durun. Ezmeyin, ezilmeyin; ara yerde inşallah iyi kul olursunuz.
Sizin onlarla olan ilişkilerinizi azaltmakta fayda var. Fakat kocanız ailesi ile olan iletişimi en azından farz düzeyi sağlamalı. Bu da ailesini ihtiyaç halinde veya terk edilmiş bir halde bırakmamak, onları kalbi kırık gönlü buruk bırakmamaktır. Bu noktada belki türlü stratejik davranışlarla hem asgari ilişkiyi korumuş olur hem de tehlikeli olabilecek işlerden de uzak durmuş olur. Bu stratejiyi de kendi ailesi özelinde yapabilir. Mesela sık ama kısa ziyaretler bir seçenek. Veya ziyaret esnasında böyle şeylerin konuşulmamasını sağlayıcı adımlar atmak da bir seçenek. Bunun dışında müdahale edemeyeceğiniz noktalar için de Allah'a sığının. Siz bu olaylarda yıkıcı, ayırıcı taraf olmayın. Yoksa faturanın size kesilmesinden korkulur. Allah yardımcınız olsun. Allah' emanet olun.
Selamünaleyküm. 1- Şeriat'ımız Mü'min kadınlardan cihat mesuliyetini birinci derecede mesuliyet olmaktan kaldırmıştır. Kadınlara yüklemiş olduğu nesil yetiştirme ve iffeti muhafaza görevini onun yerine koymuştur. Kadınların, kendi aralarında toplanmaları ve Allah'ın dinine hizmet için bir şeyler yapmaları kesinlikle güzel bir şeydir ama bu, onların ilgi alanları dahilinde olmalıdır ve nikâhlı olanlarının eşlerinin izni ile bunu yapmaları gerekmektedir. Biat ve benzeri şeyler de ciddiye alınacak tutumlar olarak kabul edilemez. Herkes haddini ve hacmini bilmelidir. 2- Aile içinde çocuk talebine karşı engellemenin kadın ve erkek arasında söz birliği ile yapılması gerekir. Bu hususta iki taraf da hak sahibidir. Taraflardan birinin kendi başına bu hakkı yok sayması caiz değildir. Eşlerin rıza ile bunu yapmaları gerekmektedir. Eşinizdeki bu durumun geçici olacağını düşünürüz. İnatlaştırmadan yavaş yavaş ikna etmeniz daha doğru olur. 3- Öğretmenlik göreviniz de, Şeriat'ımızın kurallarını koruduğunuz ve kadınlığınızı, anneliğinizi aksatmadığınız sürece mübarektir. Devam ediniz. Allah Teâlâ azminizi daim kılsın.
Her şeyden önce eşini bakımlı ve ilgili hale getirmeye çalış. Tek çaren eşindir, seveceğin şeyleri onun üzerinde artırmaya bak. Onu yüzüne karşı öv. Cinselliği sadece yatak ilişkisi olarak anlama, ön sevişme ve benzeri birliktelikleri artır. Onunla bu içerikteki muhabbetleri iyi değerlendir. Allah yardımcın olsun. Asla yılma, bittim tükendim zannetme. Yaşının getirdiği geçici bir sıkıntıdır bu.
akraba konusundaki diğer fetvalar
Çocuğunuzun babası (kocanız) fakirse verebilir, zenginse veremez. Çocuğunuza verilen fitreyi de yalnızca onun ihtiyacı için kullanabilirsiniz. Eğer anlaşmalı bir şekilde birbirinize vermişseniz bu doğru değildir. Anlaşma olmadan verdiyseniz sorun olmaz.
Bahsettiğiniz sorunun cevabını toplumun kültürü belirler. Setri avreti sağladıktan sonraki kıyafet toplumun yargısı ve yadırgamasıyla bağlantılıdır. Sizin yaşınızdaki bir delikanlı için garipsenmeyebilir. Camideki amcalarımız kendilerindeki olgunluğun aynısını gençlerden de beklemeleri yanlıştır. Uğraştığımız meselelere bakınca şeytanın bizi oyaladığı konusunda hiç tereddüt etmiyorum. Bizleri asıl konudan uzaklaştırıp detaylarla meşgul etmesi şeytan taktiğidir. Allah yardımcımız olsun. https://www.sosyaldoku.tv/41-fil-bile-anladi/
Fitne ve fesada kapı aralayacak her türlü ilişkiyi kontrol altına almakta fayda var. En başta bu görüşmeler ve aynı binada yaşama durumu asla kadın erkek karışık şekilde olmamalı. Bu konudaki mahremiyeti koruma konusuna azami özeni göstermeli bunu başaramıyorsanız gerekirse taşınmayı düşünmelisiniz. Bunu koruduğunuz halde, yine de ilişkilerin fitneye ve fesada kapı aralaması söz konusuysa ilgili kişilerin bu türden bir duruma kapı aralayacak her türlü söz ve fiilden uzak durması gerekir. Bu sebeple konuşmaların miktarını ve içeriğini mutlaka helale ve hayra çevirmeliyiz. Görüşülmesi zorunlu kişilerle de görüşmeleri bu çerçevede daima siyasi ve tedbirli adımlarla yapmalı eğer orada da fitne veya fesada kapı aralanıyorsa. Allah yardımcınız olsun. Allah'a emanet olun.
Bileziklerin geri döneceğini beklemiyorsanız zekâtını vermeyebilirsiniz. Dönecek diye bekliyorsanız verin.
Karı-kocanın arasını bozmak isteyen kimseler akraba bile olsalar küsmeden uzak kalınmalıdır. Bu denge mutlaka korunmalıdır. Fakat sen anne-babanın olumsuz ilişkilerinden etkilenmemeye gayret etmelisin. Daha çok gençsin. Kendini aile içi kavgalarla yıpratma. Anne babanın birbirlerine ihtiyaç duyduğunda belirli bir yerde ve zamanda uzlaştığı olur. Dolayısıyla sen anne babanın örtülü kavgalarında sakın müdahil olma, ilgilenme. Sen kendini bilgili ve kültürlü bir hanım kızımız olarak yetiştirmeye çalış. Allah yardımcın olsun.
Evlilik, karı-kocanın karşı tarafa kendi doğrularını dayatmaları değil birbirlerinde gördükleri hataları incitmeden ve incinmeden düzeltme işidir. Dolayısıyla eşinle değil yanlışlarıyla mücadelen olsun. Bu mücadeleni ne eylem ne de söylemle gerçekleştir. Yaşam tarzınla göster. Örneğin eşinin bir kusurdan dolayı gidil(e)mez gördüğü bir yere gitmenin daha doğru olduğunu düşünüyorsan eşini oraya gitmeye zorlama; kendin git. Misafir davet etmek istediğinde abartılı ikram olmamak şartıyla davet edebilirsin. Eşin ilgilenmek istemezse sen hizmet et. Basit ikramlarla bu sorunu da çözebilirsin. Ayrıca eşinle ilgili bahsettiğin konular boşanmayı gerektiren bir durum değildir. Hanımın sana, çocuklarına ve işe gittiğinde evine karşı vazifelerini yerine getiriyorsa evliliğe ait önemli derecede sorumluluğu yerine getiriyor demektir. Çevrenle ilişkilerini sağlam tutmak da seni ilgilendiren bir durumdur. Bildiğin doğrulardan vazgeçmeni tavsiye etmiyorum. Yalnızca duruş ve kararlılığınla kaba olmadan biraz da yeri geldiğinde esneterek bilinçli davranmanı söylüyorum.